ABD’nin uzay tabanlı füze savunma programı Altın Kubbe (Golden Dome), ilk teknik eşiği geride bıraktı. ABD Uzay Kuvvetleri’nden General Michael Guetlein, 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada programa katılan şirketlerin tamamının bir sonraki aşamaya geçmeye hak kazandığını duyurdu. Programda SpaceX, Northrop Grumman, RTX, Anduril Industries ve Lockheed Martin‘in de aralarında bulunduğu 12 şirket yer alıyor. Tamamlanan bölümde iki temel kabiliyet sınandı. Birincisi, sensörlerden toplanan verinin önleme sistemine aktarılması. İkincisi ise uzay araçlarında kullanılacak itki sistemlerinin çalışması. Bu iki başlık, projenin en zorlu mühendislik sorunlarının da başında geliyor. Uzayda konumlanan bir önleyicinin işe yarayabilmesi için hedefi tespit eden sensörden gelen verinin milisaniyeler içinde işlenip doğru platforma yönlendirilmesi gerekiyor. İtki sistemi ise önleyicinin yörüngedeki konumundan hedefin geçeceği noktaya ulaşmasını sağlayan bileşen. Testleri geçen şirketler için yol haritası üç basamaktan oluşuyor: Son aşama, uzaydan atılan bir önleyicinin gerçek bir füzeyi imha etmesi anlamına geliyor. Bu, bugüne kadar operasyonel ölçekte gerçekleştirilmemiş bir kabiliyet.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Program, adını İsrail’in Demir Kubbe sisteminden alsa da ölçek olarak onunla kıyaslanamayacak bir yapıyı tarif ediyor. Demir Kubbe, kısa menzilli roketlere karşı bölgesel bir savunma sağlıyor. Altın Kubbe ise kıtalararası balistik füzeleri de kapsayan, ülke geneline yayılmış katmanlı bir mimari öngörüyor. Projenin ayırt edici yanı, önleyicilerin bir bölümünün uzaya konuşlandırılması. Bunun arkasındaki mantık şu: Balistik bir füze en savunmasız olduğu anı, yükseliş fazında yaşar. Motoru çalışırken hızı henüz düşüktür, ısı izi belirgindir ve henüz sahte hedef bırakmamıştır. Ancak bu faz yalnızca birkaç dakika sürer ve genellikle düşman toprakları üzerinde gerçekleşir. Yerden atılan bir önleyicinin oraya zamanında ulaşması mümkün değildir. Yörüngedeki bir önleyici ise bu dar zaman aralığında müdahale şansına sahip. Sistemin uzay tabanlı olmasının nedeni de bu. Programın açıklanan bütçesi 185 milyar dolar.
Trump yönetimi bu kapsamda şimdiye kadar 3,2 milyar dolarlık kaynak tahsis etti. Bununla birlikte projenin nihai maliyeti üzerine tartışma sürüyor. Bağımsız değerlendirmelerde, yeterli sayıda önleyicinin yörüngeye çıkarılması hâlinde rakamın açıklanan bütçenin çok üzerine çıkabileceği ifade ediliyor. Kapsamlı bir uzay tabanlı savunma ağı için gereken uydu sayısının binlerle ifade edilmesi, maliyet hesaplarındaki farkın temel nedeni. Katmanlı hava savunma yaklaşımı yalnızca ABD’ye özgü değil. Türkiye de Çelik Kubbe mimarisiyle benzer bir mantığı izliyor: Farklı menzil ve irtifalarda görev yapan sistemlerin tek bir komuta kontrol yapısı altında birleştirilmesi. Aradaki temel fark ölçek ve tehdit tanımında. Çelik Kubbe, hava soluyan tehditler ile kısa ve orta menzilli füzelere odaklanırken; Altın Kubbe kıtalararası menzildeki tehditleri ve uzay katmanını kapsıyor. Yorumunuz gönderildi,onaylandıktan sonra yayımlanacak. Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() ); Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!