COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'da "COP31 Alanı ve Oteller Bölgesi Yolları Açılış Töreni"nde konuşuyor Seçimler öncesinde yapılan anketlerde, AfD yüzde 40'ın üzerindeki oy oranıyla açık ara önde görülüyor. Anketlerde AfD yüzde 40-43 bandında birinci sırada yer alırken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi yüzde 22-23 bandında ikinci sırada bulunuyor.
Hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy oranı yüzde 7-9, Yeşiller'in de yüzde 5-6 bandında görülüyor. AfD'nin eyalet meclisinde mutlak çoğunluğu elde etmesi durumunda Almanya'da ilk kez bir eyalette iktidara gelme olasılığı bulunuyor.
İç istihbarattan sorumlu Saksonya-Anhalt Anayasa Koruma Teşkilatı, bu eyalette AfD'yi 2023'te "kesinleşmiş aşırı sağcı" olarak sınıflandırdı. Saksonya-Anhalt eyaletinde yaklaşık 200 bin yabancı yaşıyor.
Yabancılar, eyalet seçimlerinde AfD’nin olası zaferinden ve ardından iktidara gelmesinden endişe duyuyor. Bu endişeyi birçok Alman seçmen de paylaşıyor.
Saksonya-Anhalt eyaletinin Magdeburg kentinde işletme sahibi olan Hamdi Kayısı, AA muhabirine, AfD'nin iktidara gelmesini istemediğini ancak böyle bir riskin bulunduğunu söyledi. Kayısı, "(AfD iktidara gelirse) Biz yabancılar için Türkler, Afganlar, Suriyeliler, diğer ülkelerden gelenler için en başta zehirlenmiş bir atmosfer olacak." dedi.
AfD'nin yabancıları sınır dışı etme söylemi üzerinden politika yürüttüğünü ve yabancılara karşı propaganda yaptığını ifade eden Kayısı, "(AfD) Atmosferi zehirledi. Yani bu zehirleme bize nasıl dönecek tahmin etmek güç.
Ancak Neonazi gruplardan şiddet dahil birçok şekilde bize gelecek ya da belki yasal olarak sınır dışı edemediklerini hayatını dar ederek buradan kaçmaya zorlayacak." şeklinde konuştu.
Endişe duyduğunu vurgulayan Kayısı, "Ama şunu da söyleyeyim, sadece yabancılar için değil, Alman halkı için de endişeliyim. Çünkü bedel ödeyerek kurdukları demokratik bir rejimde şimdi oylarıyla demokratik rejimin celladını seçmek üzereler." değerlendirmesinde bulundu.
Kayısı, AfD'ye oy verenlerin şu anda en az yüzde 80'inin neyi seçtiğini bildiğini belirterek, "Yani ırkçılığı ve faşizmi seçtiklerini biliyor. Bu çok kötü bir şey.
Bu çok tehlikeli bir gidişat." diye konuştu. Burada demokratik güçlerin hep birlikte mücadele etmesi gerektiğini aktaran Kayısı, "Burası, ister isteyelim, ister istemeyelim, bizim ikinci vatanımız olmuş.
Biz burada yaşıyoruz, burada yaşamımızı kazanıyoruz. O zaman buranın sorunlarına sırtımızı dönemeyiz.
Bazı insanlar düşünüyor ki 'Ben ekmeğimi kazanırım, bu Alman politikası beni ilgilendirmez.' Hayır, öyle değil." ifadelerini kullandı. Kayısı, AfD'nin seçim programının Alman toplumunu da 100 yıl geriye götüreceğini savundu. 26 Ağustos'ta Magdeburg'da göçmen kökenli işletmelerin ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı bir mesaj vermek amacıyla kepenk kapatma eylemi gerçekleştirdiğine işaret eden Kayısı, bu eylemin ardından bazı işletmelerin tehditler aldığını anlattı.
Öğretmen Kavita Ghone-Schmiedecke de AfD'nin oy oranının yüzde 40'ın üzerine çıkmasından dolayı endişeli olduğunu belirterek, "Burada çocuklarım var ve AfD'nin eğitim alanında her şeyi mahvedebileceğini biliyorum. Çocuklarımın eğitimi konusunda endişeleniyorum." dedi.
Ghone-Schmiedecke, bir öğretmen olarak da kaygı duyduğunu ifade ederek, göçmen kökenli olduğunu ve baskıyla karşılaşacağı konusunda endişe duyduğunu anlattı. Tersine göç anlamına gelen AfD'nin yabancıları ve göçmen kökenlileri ülkelerine göndermek için kullandığı "Remigration" kelimesinden de endişe duyduğunu aktaran Ghone-Schmiedecke, Almanya'nın kendisinin vatanı olduğunu, arkadaşlarının ve ailesinin burada yaşadığını, buradan ayrılmak istemediğini söyledi. 25 yıldan beri bu eyalette yaşadığını aktaran Ghone-Schmiedecke, "Son 6-7 yıldır sadece garip bakışlarla değil, garip yorumlarla da karşılaşıyorum.
Bana tamamen yabancı olan insanlar geliyor ve 'Burada ne işin var?' diye soruyor." ifadesini kullandı. Garson olarak çalışan Arnavut kökenli Florian Osmani de Saksonya-Anhalt'ta bu kadar çok kişinin AfD'yi seçecek olmasının üzücü olduğunu dile getirdi.
"Elbette gelecek konusunda göçmen kökenli tüm insanlar için endişeliyim." diyen Osmani, Saksonya-Anhalt eyaletinde çözülmesi gereken sorunların bulunduğunu ancak burada ırkçı yaklaşımların kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu kaydetti. Bloch soyadını taşıyan bir vatandaş da seçimlerden sonra istikrarlı bir hükümetin kurulmasını istediğini belirterek, "Bu, AfD'nin oldukça yüksek oy oranından dolayı zor olacağı görülüyor.
Ben ise yerleşik partilere yakınım." dedi. AfD'nin iktidara gelmesinden endişe duyduğunu dile getiren Bloch, "(AfD'nin) Medya Devlet Sözleşmesi'ni (Medienstaatsvertrag) feshetmek ve kiliselere karşı da ciddi şekilde harekete geçmek istediğini duyduğumda bundan biraz endişe ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Çok sayıda kişi de AfD'nin iktidara gelebileceğinden endişe duyduğunu ancak görüşlerini açıkça ve kendi adlarıyla medyada dile getirmenin gelecekte kendileri için olumsuz sonuçlar doğurabileceği korkusuyla konuşmak istemediklerini belirtti. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın