Orta Doğu’da son dönemde yaşanan gelişmeler, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeni bir boyuta taşındığına işaret ediyor. Temmuz ayında Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’ne düzenlenen saldırıda ABD askerlerinin hayatını kaybetmesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Özellikle İran’ın füze kapasitesinin zayıfladığı yönündeki iddialara rağmen Ürdün’deki ABD üssüne düzenlenen saldırıyı nasıl gerçekleştirdiği, yer altındaki ‘füze şehirleri’, kullanılan balistik füze ve İHA taktikleri ile Tahran’ın değişen savaş doktrinine ilişkin tüm ayrıntıları daha önce hazırladığımız analiz haberimizde ele almıştık. Haberin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…
Bu saldırının ardından ortaya çıkan bazı gelişmeler ise İran’ın yalnızca ABD güçlerini değil, Ürdün’deki mevcut siyasi düzeni de hedef aldığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Özellikle saldırının ardından ilk değerlendirmeler, İran’ın bölgede konuşlu ABD güçlerini doğrudan hedef aldığı yönündeydi. Ancak üç gün sonra İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı olduğu belirtilen Telegram kanalında yayımlanan bir mesaj, tartışmaları farklı bir noktaya taşıdı.Paylaşımda, “Ürdün’ün saygıdeğer halkına ve cesur askerlerine samimi iş birlikleri ve doğru istihbaratları için teşekkür ederiz. Bu sayede İslam savaşçıları El-Azak bölgesinde ABD Ordusu güçlerinin bulunduğu 20 hangarı hassas şekilde vurdu ve onlarca Amerikalı güç etkisiz hale getirildi” ifadeleri kullanıldı.İRAN’IN AMACI ABD’DEN ÇOK DAHA FAZLASI MI? NE PLANLANIYOR?İngiliz The Telegraph gazetesinin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Amman yönetimi bu mesajı yalnızca askerî bir propaganda olarak değil, Ürdün’deki monarşiyi hedef alan psikolojik bir operasyonun parçası olarak değerlendiriyor. Gazeteye konuşan ve adı açıklanmayan Ürdün hükümetinden bir yetkili, İran’ın uzun süredir Kral II. Abdullah ile halk arasındaki bağı zayıflatmaya çalıştığını öne sürerek şu değerlendirmeyi yaptı:“Bu, İran’ın Ürdün kralı ve yönetimini halktan koparmaya yönelik uzun süredir devam eden kampanyasının yeniden canlandırılmasıdır. ABD ile ittifakımızı, İsrail ile ilişkilerimizi ve toplumdaki rahatsızlıkları kullanarak ülkeyi Irak ya da Lübnan benzeri bir istikrarsızlığa sürüklemek istiyorlar.”Ayrıca haberde, 8 Temmuz’dan itibaren Ürdün’deki ABD üsleri ve destek altyapısına yaklaşık 60 füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlendiği belirtildi.
ÜRDÜN NEDEN KRİTİK BİR NOKTA?Orta Doğu’nun en istikrarlı ülkelerinden biri olarak gösterilen Ürdün, uzun yıllardır Batı’nın en önemli bölgesel ortaklarından biri konumunda bulunuyor.Haşimi Krallığı, profesyonel ordusu sayesinde radikal örgütlerle mücadele ederken, Irak, Suriye ve Filistin’den gelen milyonlarca mülteciye de ev sahipliği yapıyor. Ürdün ayrıca 1994 yılında İsrail ile barış anlaşması imzalayarak iki ülke arasındaki ilişkileri resmileştirmişti.Pek çok kaynağa ve yorumlara göre ABD’nin Amman yönetimine her yıl yaklaşık 1,6 milyar dolarlık ekonomik ve askerî yardım sağladığı belirtiliyor. Bu desteğin önümüzdeki dönemde daha da artırılması bekleniyor. İngiltere de tarihi bağları nedeniyle Ürdün’e askerî, istihbari ve diplomatik alanlarda destek vermeyi sürdürüyor.
Yorumlar