Asya-Pasifik'te kur savaşı riski: Japon yenindeki tarihi erime bölgesel dengeleri sarsıyor

Asya-Pasifik'te kur savaşı riski: Japon yenindeki tarihi erime bölgesel dengeleri sarsıyor

Japon yenindeki derin zayıflık, Çin ve Güney Kore başta olmak üzere bölge ekonomilerini pazar payını korumak için para birimlerine müdahaleye zorlarken, küresel ticarette zincirleme devalüasyon ve sta…

Yene yönelik düşüş beklentilerinin merkezinde, Tokyo ve Washington hattındaki radikal para politikası ayrışması yer alıyor. Küresel merkez bankaları enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını yüksek seviyelerde tutarken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımlarında son derece temkinli ve geriden gelen bir strateji izlemesi getiri farkını koruyor. Bu durum, küresel fonların ucuz yen borçlanıp yüksek getirili varlıklara yöneldiği ‘carry trade’ mekanizmasını canlı tutarak para birimi üzerindeki satış baskısını yapısal hale getiriyor. İthal girdi maliyetlerinin hanehalkı tüketimini baskılaması ise BOJ'un hareket alanını daraltarak yendeki ayı piyasası algısını pekiştiriyor.

Yen değer kaybettikçe Japon ürünlerinin küresel pazardaki fiyat avantajı artarken, bu durum komşu ihracat devlerini zor bir kararın eşiğine getiriyor. Bölgesel merkez bankalarının ticaret hatlarını ve pazar paylarını korumak adına peş peşe kur müdahalelerine girişmesi, finansal piyasalarda kırılganlığı artırırken Asya-Pasifik genelinde küresel ticaret dengelerini kökten sarsacak zincirleme bir kur savaşının fitilini ateşleme potansiyeli taşıyor. Özellikle tedarik zincirlerinin hassas dengede olduğu bu dönemde, devreye sokulabilecek olası manipülatif adımlar, sadece yerel para birimlerini değil, küresel mal ve hizmet akışının tamamını derin bir maliyet sarmalına sürükleme riski barındırıyor.

Finansal piyasaların bu tırmanış sarmalına girmesi, bölge ülkelerinin merkez bankalarını para birimlerini savunmak ile ihracat gelirlerini korumak arasında çok sıkışık bir kulvara sokuyor. Uluslararası para fonlarının yendeki kısa pozisyonları desteklemesi, Pekin ve Seul gibi başkentlerde ulusal üreticiyi korumak adına ithalat duvarlarını yükseltme veya gümrük vergilerini artırma gibi yeni refleksleri harekete geçirebilir. Jeopolitik risklerin küresel ticareti zaten yavaşlattığı bu konjonktürde, finansal kırılganlığı artıran kur hamleleri, uzun soluklu bir stagflasyon riskini de bölge ekonomilerinin üzerine çekiyor.

Kaynak: Ekonomim

Yorumlar