Borsa İstanbul’un yeniden 14.000 puanın üzerine çıkmasını değerlendiren Dr. Sevgen, bu hareketin arkasında özellikle yabancı yatırımcıların bankacılık endeksindeki güçlü alışlarının olduğunu belirtti. ASELSAN gibi önemli hisselerdeki alımların ve bilançoların da piyasayı desteklediğini ifade eden Dr. Sevgen, MSCI endeks güncellemelerine dair tedirginliğin sona ermesinin de etkili olduğunu dile getirdi. Sabancı Holding’in endeksten çıkarılmamasının olumlu karşılandığını; Astor Enerji, Borusan ve Kardemir gibi hisselerin ise endekse dahil edildiğini hatırlattı. Piyasadaki likidite durumunu verilerle açıklayan Dr. Sevgen, bankaların elinde yaklaşık 1,3 trilyon TL’lik bir likidite fazlası olduğunu belirtti. Bu fazlalığın temel sebebinin TCMB’nin döviz rezervlerini artırmak için piyasadan döviz alıp karşılığında TL vermesi olduğunu söyleyen Dr. Sevgen, normal şartlarda alt banttan (%35,5) fonlanması gereken bu likiditenin, TCMB tarafından bilerek %40’lık üst bantta tutulduğunu ifade etti.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Dr. Sevgen, bu sıkı duruşun amacının dövizdeki olası hareketliliği engellemek ve enflasyonist riskleri azaltmak olduğunu vurguladı. Enflasyon raporu sunumuna değinen Dr. Sevgen, TCMB'nin yıl sonu tahmini olan %26’nın piyasa beklentisi olan %29-30 bandının altında kaldığına dikkat çekti. Bugün yapılacak açıklamada bir revizyon gelme ihtimalinin piyasa tarafından beklendiğini belirten Dr. Sevgen, rasyonel olanın hedefi yükseltmek olacağını ancak bunun bankanın itibarı açısından ‘havlu atma’ algısı yaratabileceği endişesiyle pas geçilebileceğini de ekledi. Teknik analiz kısmında 13.850 seviyesinin kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Dr. Sevgen, bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece yukarı yönlü potansiyelin arttığını belirtti. Hareketli ortalamaların birbirini yukarı kesmesinin al sinyali ürettiğini söyleyen Dr.
Sevgen, 13.850 altına stop koymak kaydıyla alım yapılabileceğini ve endeks yükseldikçe bu stopun yukarı çekilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, 14.200 direncinin aşılması durumunda düşen trendin tamamen sona ereceğini ve daha pozitif bir sürecin başlayacağını öngördü. ABD’den gelen TÜFE verilerini de yorumlayan Dr. Sevgen, eylül ayında bir faiz artırımı beklemediğini, hatta yılsonuna kadar böyle bir adımın düşük bir ihtimal olduğunu savundu. ABD 30 yıllık tahvillerindeki yükselişin yatırımcıların uzun vadeli stabilizasyona olan güvenini kaybettiğini gösterdiğini belirten Dr. Sevgen, ABD dolarının küresel kullanım oranındaki düşüşe ve ABD’nin 40 trilyon dolara ulaşan borç yüküne dikkat çekti. Piyasadaki manipülasyon iddialarına da değinen Dr. Sevgen, spekülasyonun borsanın doğasında olduğunu ancak fiyatı yapay şekilde etkilemenin suç teşkil eden manipülasyon olduğunu hatırlattı. SPK’nın bu konudaki denetimlerinin çok sıkılaştığını ve teknoloji sayesinde manipülatif işlemlerin artık çok daha kolay tespit edilebildiğini sözlerine ekledi. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!