TBMM Genel Kurulu'nda bugün "çerçeve yasa" olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri yapılacak. PKK'nın silah bırakması ve fiili varlığının sona erdiğinin tespiti şartıyla PKK'lılara yönelik soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngören teklifin görüşmelerinin bugün tamamlanarak kanunlaşması öngörülüyor. Saat 11:00'de başlayacak Genel Kurul birleşimini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de izlemesi bekleniyor. Bahçeli, 1 Ekim 2024'te Meclis'in açılış oturumunda DEM Partililerle tokalaşarak yeni çözüm sürecini başlatmış, 22 Ekim 2024'te grup toplantısında yaptığı konuşmada "Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM'de DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın" çağrısında bulunmuştu. Bahçeli, hazırlanan kanun teklifine ilk imza atan isimler arasında yer alıyor. Teklifin Genel Kurul'da görüşmeleri tamamlanarak kanunlaşmasıyla TBMM de tatile girecek. İçtüzük gereğince TBMM 1 Ekim'e kadar tatil yapacak. Adalet Komisyonu'nda 7 Ağustos Cuma günü saat 15:30'da görüşmelerine başlanan ve ertesi gün 09:00'a doğru kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yürürlük maddeleriyle birlikte 12 maddeden oluşuyor. Teklife göre, PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının Resmi Gazete'de yayımlanması gerekecek. DW Türkçe'nin derlediği habere göre kanun hükümleri, "PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7 Şubat 2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları" kapsayacak.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Bu kapsama giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Bu kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. TBMM Başkanlığınca bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. Çerçeve yasanın Adalet Komisyonu'nda kabul edilmesi sonrasında Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Mayıs 2025'te fesih kararı alan PKK'dan da ilk açıklama geldi. Açıklamada, kanun teklifinde "ciddi hatalar" ve "eksikler" olduğu belirtilerek, kullanılan dil eleştirildi. Açıklamada, Abdullah Öcalan'ın Kürt sorununu çözümü için bir kök yasanın çıkarılması amacıyla devlet yetkilileriyle, DEM Parti ve örgütle diyalog halinde olduğu hatırlatıldı.
Ancak hazırlanan bu yasanın "ciddi hata ve yetersizlikler" taşıdığı belirtilen açıklamada, "Meclis komisyonunun hazırladığı raporda demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri bu rapora yansıtılmamıştır. Bu yönüyle maksadı tam karşılamamıştır. Kürt kavramını kullanmadan sadece silahsızlanmadan söz edilmesi sorunun bütünlüklü ele alınmadığını ifade etmektedir. İçerikte ciddi eksiklikler olduğu gibi kullanılan dil ve kavramlar da barışı amaçlayan bir yasa için ciddi bir sorundur" ifadelerine yer verildi. Yürütülecek bir sürecin Öcalan'ın "özgür yaşar ve çalışır koşullarda olması ile mümkün olacağının" belirtildiği açıklamada, ancak Öcalan'ın bu süreçte oynayacağı rolün çerçeve yasada belirtilmemesi de eleştirildi. "Bu yasa ancak barış dili esas alınırsa" ve hayata geçirilmesi süreci Öcalan tarafından yürütülür ve yönetilirse ve "yeni çıkartılacak demokratik yasalar ile beslenirse" uygulanabileceği görüşü dile getirildi. "Bu yasa bir başlangıçtır" denilen açıklamada, "Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların çözümü için demokratikleşme mücadelesinin geliştirilmesi gerekir" ifadesi kullanıldı. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar