Terörsüz Türkiye süreciyle paralel ilerleyen Irak’taki gelişmelerde gözler Sincar’a çevrildi. PKK’nın Irak’taki önemli yapılanma alanlarından biri olarak değerlendirilen Sincar’da, örgütün uzantısı olarak bilinen YBŞ unsurlarının Irak ordusuna entegrasyon süreci devam ediyor.
Açıklanan yaklaşık 4 bin kişilik yapının 2 bin üyesinin şu ana kadar Irak ordusuna katıldığı belirtiliyor. Ankara gelişmeleri olumlu değerlendirirken sürecin tamamlanması, silahların bırakılması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması konusunda temkinli tutumunu koruyor.
CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, Sincar’daki gelişmelerin önemini, Irak’taki entegrasyon sürecini ve bundan sonraki adımlara ilişkin beklentileri değerlendirdi. Sincar Neden Önemli?
İkinci Kandil Olarak Görülüyor Sincar, terör örgütü PKK’nın Irak’taki yapılanması açısından kritik bölgelerden biri olarak değerlendiriliyor. Kamuoyunda “İkinci Kandil” olarak da adlandırılan bölge, örgüt unsurlarının konuşlandığı ve Suriye ile geçişkenlik sağladığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bölgenin önemini artıran bir diğer unsur ise Mahmur Kampı ile bağlantısı. 1998 yılında Birleşmiş Milletler denetiminde mülteci kampı olarak kurulan Mahmur’un daha sonra PKK’lı teröristlerin sığınağı haline geldiği belirtiliyor. Sincar’ın terör unsurlarından arındırılması, hem Terörsüz Türkiye süreci hem de Irak’ta istikrarın sağlanması açısından önemli görülüyor.
YBŞ Unsurlarının Irak Ordusuna Entegrasyonu Sürüyor Irak’ta merkezi yönetimin, yasa dışı silahlı grupları devlet otoritesi altına alma ve silahsızlandırma çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda PKK’nın Sincar’daki uzantısı olarak bilinen YBŞ unsurlarının Irak ordusuna entegrasyonu da sürecin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Açıklanan yaklaşık 4 bin kişilik oluşumun 2 bin üyesinin şu ana kadar Irak ordusuna katıldığı belirtiliyor. Böylece grubun yaklaşık yarısının entegrasyon sürecinde ilerleme kaydettiği ifade ediliyor.
Ancak süreç henüz tamamlanmış değil. Entegrasyonun devam etmesiyle birlikte örgüt unsurlarının kontrolündeki bölgelerin de Irak merkezi yönetiminin denetimine geçmesi hedefleniyor.
Sincar Dağı’na Irak Bayrağı Çekilmesinin Önemi Sincar’daki gelişmelerin sembolik açıdan en önemli adımlarından biri, Sincar Dağı’na Irak bayrağının çekilmesi oldu. Terör örgütü unsurlarının geçmişte dağlık alanlarda konuşlandığı, askeri operasyonlar sırasında dağın eteklerindeki köylere veya Mahmur bölgesine çekildiği belirtiliyor.
Operasyonların ardından yeniden dağa çıkılması, bölgenin güvenlik açısından önemini artırıyordu.
Gelişmenin Detayları
Bu nedenle Sincar Dağı’ndaki güvenliğin Irak yönetiminin kontrolüne geçmesi ve Irak bayrağının göndere çekilmesi, merkezi otoritenin bölgede güçlenmesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte Irak merkezi hükümetinin bölgede tam kontrolü henüz sağlamadığı, sürecin zaman içinde tamamlanmasının beklendiği vurgulanıyor.
Başika’daki Türk Askeri Çekilecek mi? Sincar’daki gelişmelerin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başika’daki varlığına ilişkin iddialar da gündeme geldi.
Ancak aktarılan bilgilere göre, şu an için Başika’dan herhangi bir Türk askeri unsurunun çekilmesi veya asker sayısının azaltılması söz konusu değil. Başika, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’taki faaliyetleri ve terörle mücadele açısından önemli noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Aktarılan bilgilere göre, Türk askerinin Başika’dan çekilmesi için Sincar’ın yanı sıra Mahmur bölgesinin de terör unsurlarından arındırılması gerekiyor. Bu süreçlerin birbirine paralel ilerlemesi bekleniyor.
Dolayısıyla Sincar’daki gelişmelerin tamamlanması ve bölgede güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması, Başika’nın geleceği açısından da önem taşıyor. Ankara Süreci Olumlu Görüyor Ancak Temkinli Yaklaşıyor Ankara, Sincar’daki gelişmeleri ve YBŞ unsurlarının Irak ordusuna entegrasyonunu olumlu değerlendiriyor.
Ancak sürecin Türkiye’nin terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması yönündeki beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı yakından takip ediliyor. Bu noktada iki temel soru öne çıkıyor: Entegre edilen unsurlar Irak ordusu içinde ayrı bir yapı olarak varlıklarını sürdürecek mi?
Irak merkezi yönetimi, bu gruplar üzerinde tam otorite kurabilecek mi? Aktarılan bilgilere göre, entegrasyon sürecine katılanların toplu bir yapı halinde değil, ordunun farklı noktalarında görevlendirilmesi üzerinde duruluyor.
Böylece söz konusu unsurların bağımsız bir silahlı yapı olarak varlıklarını sürdürmelerinin ve ileride yeniden harekete geçmelerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Ancak bu uygulamanın nasıl sonuçlanacağı ve merkezi yönetimin otoritesini ne ölçüde sağlayacağı, Ankara tarafından izlenmeye devam edecek.
Silahların Bırakılması Kadar Zihinsel Dönüşüm de Önemli Sürecin yalnızca silahların bırakılması ve silahlı unsurların orduya entegrasyonuyla sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Örgütsel düşünce yapısının da terk edilmesi, kalıcı güvenliğin sağlanması açısından önemli görülüyor.
Örgütçü ve militarist anlayışın devam etmesi halinde, silahların bırakılmasına rağmen ileride yeniden silahlı faaliyetlere dönülmesi riski bulunabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle Ankara açısından temel hedef, yalnızca silahlı unsurların farklı kurumlara entegre edilmesi değil, örgütsel yapılanmanın ve bu yapıyı yeniden harekete geçirebilecek anlayışın da ortadan kalkması.
Zap ve Metina’daki Kamplar Büyük Ölçüde Boşaltıldı Terörsüz Türkiye sürecinin başlamasının ardından PKK’nın Türkiye’den çekildiği, daha sonra ise Irak’taki bazı kamp ve barınma alanlarının boşaltıldığı açıklanmıştı. Geçen yıl kasım ayında Zap bölgesindeki kampların boşaltıldığının duyurulmasının ardından, 12 Ekim’de yapılan açıklamayla Metina bölgesindeki dört barınma alanının da boşaltıldığı bildirildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Pençe-Kilit operasyonlarının merkezlerinden biri olan Zap bölgesinde daha önce çok sayıda mağaranın etkisiz hale getirildiği ve kullanılamaz duruma getirildiği belirtiliyor. Son gelişmelerle birlikte Zap ve Metina’
. Kandil ve Gara, örgüt unsurlarının yoğun olarak konuşlandığı ve faaliyet yürüttüğü kritik bölgeler arasında gösteriliyor.
Hakurk da Türkiye sınırına yakın konumu nedeniyle önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde bu bölgelerdeki kampların ve barınma alanlarının boşaltılması, sürecin devamı açısından önemli başlıklardan biri olacak.
Türk Silahlı Kuvvetleri, boşaltıldığı belirtilen bölgelerde mağaraların yeniden kullanılmasını önlemek amacıyla temizlik faaliyetleri yürütüyor. Bu kapsamda el yapımı patlayıcıların temizlenmesi, yolların açılması ve mağara girişlerinin kapatılması gibi çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Teyit ve Tespit Süreci Yakından İzlenecek Terörsüz Türkiye sürecinde atılan adımların sahada doğrulanması da önem taşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri kendi faaliyet alanında, Milli İstihbarat Teşkilatı ise tüm sahada gelişmeleri takip ediyor.
Bu kapsamda kampların gerçekten boşaltılıp boşaltılmadığı, silahların durumunun ne olduğu ve entegrasyon sürecinin nasıl ilerlediği anbean izlenecek. Ankara, Sincar’daki gelişmeleri ve Irak’taki entegrasyon sürecini olumlu bulsa da sürecin kalıcı sonuçlar doğurup doğurmayacağını görmek istiyor.
Silahlı unsurların tamamen kontrol altına alınması, örgütsel yapının sona ermesi ve terör tehdidinin ortadan kaldırılması, bundan sonraki dönemin en kritik başlıkları olacak. Terörsüz Türkiye süreci ile Irak’taki gelişmelerin birbirine bağlı şekilde ilerlediği değerlendirilirken, sahada atılacak adımların Ankara’daki sürecin seyrini de etkilemesi bekleniyor.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın