Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türk ekonomisi için yükümlülük olan döviz korumalı mevduatlar artık sıfır seviyesinde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde,.

🎙️ Sesli Gazete (~14 dk)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türk ekonomisi için yükümlülük olan döviz korumalı mevduatlar artık sıfır seviyesinde
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Programda, gazetecilere Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin bilgi veren Yılmaz, OVP'nin kalkınma planlarıyla uyumlu olarak her yıl güncellenen, makroekonomik, mali ve yapısal politikalara yön veren temel çerçeve olduğunu belirtti.
  • Yılmaz, OVP'nin makroekonomik öngörüleri ve politika değişkenleri ortaya koymanın yanı sıra kamu gelirleri, harcamaları ve borçlanmasına ilişkin çerçeveyi de belirlediğini ifade etti.
  • OVP'nin yıllık bütçenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğunu ve ilgili dönem için reform gündemini de tanımladığını anlatan Yılmaz, ilgili paydaşlarla istişare sürecine özel önem verdiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 2027-2029 dönemine ilişkin "Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması" kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Programda, gazetecilere Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin bilgi veren Yılmaz, OVP'nin kalkınma planlarıyla uyumlu olarak her yıl güncellenen, makroekonomik, mali ve yapısal politikalara yön veren temel çerçeve olduğunu belirtti.

Yılmaz, OVP'nin makroekonomik öngörüleri ve politika değişkenleri ortaya koymanın yanı sıra kamu gelirleri, harcamaları ve borçlanmasına ilişkin çerçeveyi de belirlediğini ifade etti. OVP'nin yıllık bütçenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğunu ve ilgili dönem için reform gündemini de tanımladığını anlatan Yılmaz, ilgili paydaşlarla istişare sürecine özel önem verdiklerini dile getirdi.

Yılmaz, Türkiye'nin küresel ekonominin bir parçası olduğunu anımsatarak, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin ekonomik öngörüleri ve politikaları da etkilediğini söyledi. Küresel düzeydeki koşulların oldukça zorlu bir seyir izlediğine işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Dünya genelindeki üretime bakıldığında, gerçekleşmesi beklenen seviyenin bir yıl öncesindeki tahminlerin altında kalacağı öngörülüyor.

Özellikle kırsal bölgelerdeki ve sanayi sektöründeki büyüme Türkiye için kritik öneme sahip, zira ihracatımızın önemli bir kısmını bu alanlar oluşturuyor ve dolayısıyla dış talep ihracatımız açısından büyük önem taşıyor. Ticaret ortaklarımızı ele aldığımızda, geçen yıl Orta Vadeli Program'ı hazırlarken, ticaret ortaklarımızın büyüme oranına ilişkin uluslararası öngörü yüzde 2,4 seviyesindeyken, bugün bu oran yüzde 1,6'ya gerilemiş durumda." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sanayi üretimindeki yavaşlamanın oldukça dikkati çekici olduğunu belirterek, "Geçen yıl, bu yıl için yüzde 3,4'lük bir büyüme öngörülürken, bugün yapılan tahminler yüzde 0,5'lik bir daralmaya işaret ediyor.

Yani bölgede bir gerileme söz konusu. Bu durum, küresel ticaret koşullarının pek de elverişli olmadığını gösteriyor." diye konuştu.

Bunun temel nedeninin bölgedeki savaş olduğunu, bunun tüm küresel ekonomiyi, özellikle de Avrupa bölgesini etkilediğini ifade eden Yılmaz, bu etkinin yansımalarının Türkiye'nin ticaret performansında da görüldüğünü kaydetti. Yılmaz, geçen yıl hazırlanan kapsamlı programda, bu yıl için Brent petrol fiyatlarının varil başına 64,3 dolar olmasının öngörüldüğünü hatırlatarak, Ancak bugün yapılan hesaplamalarda ortalama fiyatın 89,3 dolar seviyesinde olduğu görülüyor.

Yani fiyatlarda ciddi bir artış söz konusu." dedi. Aynı durumun enerji dışı emtia fiyatları için de geçerli olduğunu dile getiren Yılmaz, enerji dışı emtia fiyatlarının da yükseldiğine, küresel enflasyonun da yukarı yönlü bir seyir izlediğine işaret etti.

Yılmaz, bu durumun, OVP'deki öngörülerine de yansıdığını belirterek, şunları kaydetti: "Büyüme oranımızın yüzde 3,8 olması öngörülüyordu ancak bu öngörüde bir revizyona gittik. Şu anda yüzde 3,3'lük bir büyüme oranı öngörüyoruz.

Sanayi üretimi beklentisi de revize edildi, geçen yılki öngörülerle kıyaslandığında farklı bir seviyede seyrediyor. Yıl sonu tüketici fiyat endeksi (TÜFE) tahmini yüzde 16 seviyesindeydi ancak bunu yüzde 28,4'e revize ettik.

Aslında Merkez Bankası bu tahmini farklı zamanlarda güncelledi ancak OVP yıllık olarak revize edildiği için biz de bu güncellemeyi yıllık bazda gerçekleştirdik.

Bu nedenle söz konusu revizyon, diğer dönemlerdeki revizyonlardan daha büyük önem taşıyor. Aslında bu planı hazırlarken Merkez Bankası ile istişarelerde bulunuyoruz.

Dolayısıyla bu, çeşitli ekonomik kurumların öngörülerinin bir araya gelmesi ve mevcut koşullara dair ortak değerlendirmeler yapılması sonucunda ortaya çıkan bir tablodur." Öngörülerin, dış ticaret açığı gibi kalemler üzerinde de benzer etkiler yarattığına işaret eden Yılmaz, "Örneğin, daha önce 96 milyar dolar olarak öngörülen bir kalem... Bugün bu rakam 105 milyar dolar seviyesinde, yani geçen yıla kıyasla yaklaşık 9-10 milyar dolarlık bir fark söz konusu.

Bunun temel nedeni, 63 milyar dolar olarak öngörülen ancak şu anda 71 milyar dolar olması beklenen enerji faturamızdaki artıştır." diye konuştu. Turizm gelirleri beklentisinde de 3 milyar dolarlık bir düşüş yaşandığını aktaran Yılmaz, burada 68 milyar dolarlık bir gelir öngörülürken, şu anda 65 milyar dolar beklendiğini, bu değişikliklerin cari işlemler dengelerini de etkilediğini dile getirdi.

Yılmaz, büyüme öngörülerine bakıldığında 2025 yılı için küresel ticaretin yüzde 5, küresel büyümenin ise yüzde 3,5 oranında gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. Dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3, dünya ticaretinin ise yüzde 3,5 oranında büyümesinin beklendiğini belirten Yılmaz, "Ancak iyi haber şu ki 2027 yılına ilişkin uluslararası beklentilerin tamamı olumlu yönde.

Küresel düzeyde büyümenin yüzde 3,4 olacağı tahmin ediliyor ve ticaretin, yani küresel ticaretin önümüzdeki yıl yüzde 4,3 artacağı öngörülüyor. Bu, elbette Türkiye gibi ihracatçı ülkeler için özellikle iyi bir haber." dedi.

Emtia fiyatları üzerindeki arz kaynaklı yukarı yönlü baskıya bakıldığında, özellikle savaşın etkisiyle, enerji fiyatlarında olduğu kadar enerji dışı emtialarda da çok önemli bir artış görüldüğüne dikkati çeken Yılmaz, bununla birlikte bir yavaşlama ve gerilemenin de bulunduğunu ancak fiyatların geçmişteki seviyelerinden çok daha yüksek olduğunu kaydetti. Verilere bakıldığında, Türkiye'deki toplam yatırımın toplam tüketimden daha hızlı büyüdüğünün görüldüğünü belirten Yılmaz, şunları ifade etti: "Bu, Türkiye'deki büyümenin kalitesi açısından özellikle önemlidir.

Bu verilere göre büyüme daha dengeli, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir nitelik taşıyor. Bu da makul bir büyüme seviyesiyle enflasyonla mücadele etmemize yardımcı oluyor.

Yani, bazı gözlemciler ve basın mensupları bu konuyu soruyorlar. Yani, büyüme ile enflasyonla mücadele programı arasındaki tutarlılık nedir?

Bu anlamda doğru yönde ilerlediğimiz ve büyüdüğümüz açık. Ancak bu büyüme, enflasyonla mücadele programımıza aykırı değildir.

Daha dengelidir ve hem üretim kapasitemizi hem de verimliliğimizi artırmaktadır.

Bu da çeşitli sektörlerdeki enflasyonist sorunların üstesinden gelmemize ve aynı zamanda enflasyon düşürme programımızı uygulamamıza yardımcı olmaktadır. Türk lirasına duyulan güvenin arttığı da bu grafikten çok net bir şekilde anlaşılmaktadır." Yılmaz, üç yıl öncesinde döviz mevduatlarının çok yüksek olduğunu, Türk lirası mevduatlarının ise oldukça düşük seviyede bulunduğunu hatırlatarak, ancak bugün Türk lirası mevduatların neredeyse iki katına çıktığını, döviz mevduatlarının ise yüzde 40'ın altına düştüğünü gördüklerini aktardı.

Yılmaz, "Türk ekonomisi için çok önemli bir koşullu yükümlülük olan döviz korumalı mevduatlar ise artık sıfır seviyesinde. Yani tamamen ortadan kaldırıldı ve bunu, finansal piyasalara veya finansal istikrara zarar vermeden, aslında sorunsuz bir süreçle başardık." dedi.

Yılmaz, bu üç yıllık dönemde elde edilen en önemli başarılardan birinin, bu koşullu yükümlülüğün ortadan kaldırılması ve Türk lirasının konumunun güçlendirilmesi olduğuna vurgulayarak, "Bu güçlü artışa baktığımızda, aslında rezervlerimizde bir başka çok önemli gelişme görüyoruz. 2023 yılının Mayıs ayında, toplam rezervler, yani brüt rezervler 98,5 milyar ABD dolarıydı. Bugün, 28 Ağustos 2026 itibarıyla, rezervlerimiz 188,2 milyar dolara yükseldi, yani rezervlerimizde neredeyse 90 milyar dolarlık bir artış oldu." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bunun oldukça önemli bir gelişme olduğuna ve son aylarda altın fiyatlarındaki bu düşüşe rağmen gerçekleştiğine dikkati çekti. Rezervlerde oldukça önemli bir artış olduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Risk göstergesi olarak CDS'ye baktığımızda, Mayıs 2023'te 700 puanın üzerindeyken şu anda 220'nin altında.

Yani risk primlerimizde büyük bir düşüş söz konusu ve bu durum hem kamu sektörü hem de özel sektör için, özellikle de döviz cinsinden krediler söz konusu olduğunda, borçlanma maliyetleri açısından da çok önemli. Yani, kamu borcumuzun Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYİH) oranı yaklaşık yüzde 20 civarında.

Kesin rakam yüzde 23,9, GSYİH'mizin yüzde 24'üne yakın, oysa bu oran gelişmekte olan ekonomilerde neredeyse yüzde 80, gelişmiş ekonomilerde ise yüzde 100'ün üzerindedir. Türkiye'de bu oran yaklaşık yüzde 10, gelişmekte olan piyasalarda yaklaşık yüzde 46 ve gelişmiş ekonomilerde ise neredeyse yüzde 68'dir.

Türkiye'de şirket borçlarının GSYİH'ye oranı da oldukça makul seviyededir. Türkiye'de bu oran yüzde 38,9, gelişmekte olan piyasalarda yüzde 52,4 ve gelişmiş ekonomilerde ise neredeyse yüzde 90'dır.

Bu çok önemli bir konu, zira salgınların ardından birçok ülke borç biriktirmiş durumda ve bu durum, belirli politikaları uygulamaları açısından çok önemli bir kısıtlama oluşturuyor. Türkiye, borç göstergelerimiz göz önüne alındığında, bu küresel koşullarda önemli bir avantaja sahip olacak.

Bunlar 2025 yılına ait rakamlardır." Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

İlgili Konular: #Gündem #Cumhurbaşkanı #Yardımcısı #Yılmaz

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın