Mineraller; enerji sistemlerinden inşaata, imalattan ileri teknolojiye kadar küresel ekonominin temel girdileri arasında yer alıyor. Ancak dünya mineral üretimi, hem doğal kaynakların dağılımı hem de ülkelerin enerji ve sanayi kapasiteleri nedeniyle belirli ülkelerde yoğunlaşıyor.
Avusturya Maliye Bakanlığı verileri kullanılarak hazırlanan çalışmaya göre, 2024 yılında dünya genelinde toplam mineral üretimi 19,86 milyar metrik tona ulaştı. Sıralama, ülkelerin toplam üretim hacmine göre oluşturulurken; metallerin yanı sıra boksit ve elmas gibi endüstriyel mineraller ile kömür, ham petrol ve doğal gaz gibi mineral yakıtlar da hesaplamaya dahil edildi.
Bu nedenle sıralama, maden üretiminin ekonomik değerini değil, toplam üretim tonajını gösteriyor. Özellikle kömür ve petrol gibi yüksek hacimli emtialar, toplam üretim miktarlarında belirleyici rol oynuyor.
Çin, 5 milyar 341,4 milyon metrik tonluk üretimle dünyanın en büyük mineral üreticisi oldu. Çin'in üretimi, küresel toplamın yüzde 26,9'una karşılık geldi.
Çin'in toplam üretiminde kömür önemli bir ağırlık taşıyor. Ülkenin 2024 yılındaki kömür üretimi yaklaşık 4,8 milyar metrik tona ulaştı.
ABD ise 2 milyar 397,4 milyon metrik tonluk üretimle ikinci sırada yer aldı. Küresel üretimin yüzde 12,1'ini gerçekleştiren ABD'nin yüksek sıralamasında ham petrol ve doğal gaz üretimi önemli rol oynadı.
Rusya, Hindistan ve Avustralya ise ilk beşi tamamladı. Rusya; fosil yakıtların yanı sıra altın ve baz metallerde önemli bir üretici konumunda bulunurken, Hindistan dünyanın önemli kömür üreticilerinden biri. Avustralya ise boksit, demir cevheri ve lityum gibi madenlerde öne çıkıyor.
Türkiye, 144,4 milyon metrik tonluk mineral üretimiyle dünya sıralamasında 20'nci sırada yer aldı. Türkiye'nin küresel mineral üretimindeki payı ise yüzde 0,7 olarak hesaplandı.
Türkiye'nin hemen üstünde 147,2 milyon tonla Meksika, altında ise 141,8 milyon tonla Gine bulunuyor.
Türkiye'nin sıralamada 20'nci olması, ülkenin toplam mineral üretim hacminin küresel ölçekte kayda değer bir seviyede bulunduğunu gösteriyor. Ancak çalışmanın tonaj bazlı olması nedeniyle bu sıralama, ülkelerin maden üretimlerinin ekonomik değerini veya stratejik önemini doğrudan ifade etmiyor.
Üretimin ülkelere göre yoğunlaşmasının yanı sıra bölgesel dağılım da dikkat çekiyor. Asya-Pasifik bölgesi, 2024 yılında 9 milyar 998,7 milyon metrik ton üretimle küresel mineral üretiminin yüzde 50,3'ünü gerçekleştirdi.
Çin, Hindistan, Avustralya ve Endonezya bölgenin toplam üretiminde başı çekti. Çin hesaba katılmadığında dahi Asya-Pasifik'in üretimi 4,7 milyar metrik tona, küresel payı ise yüzde 23,4'e ulaştı.
Kuzey Amerika 3 milyar 149,8 milyon tonla küresel üretimin yüzde 15,9'unu gerçekleştirirken, Avrupa 2 milyar 378,3 milyon tonla yüzde 12'lik pay aldı. Orta Doğu'nun üretimi 2 milyar 311,9 milyon ton, Afrika'nın 1 milyar 84,2 milyon ton ve Güney Amerika'nın 934,1 milyon ton olarak kaydedildi.
Afrika'nın küresel üretimdeki payı yüzde 5,5 seviyesinde kalırken, kıta özellikle kobalt ve platin grubu metaller gibi daha düşük hacimli ancak stratejik öneme sahip emtialarda öne çıkıyor. Güney Amerika ise bakır ve lityum gibi kritik minerallerdeki konumuyla dikkat çekiyor.
Veriler, mineral üretimindeki yoğunlaşmayı da açık biçimde ortaya koyuyor. 2024 yılında küresel mineral üretiminin yaklaşık yüzde 90'ı ilk 25 ülke tarafından gerçekleştirildi.
Bu yoğunlaşmanın arkasında ülkelerin sahip olduğu doğal kaynaklar kadar enerji rezervleri, madencilik altyapısı, sanayi kapasitesi ve iç talebin büyüklüğü bulunuyor.
Sonuç olarak dünya mineral üretiminde Çin'in açık ara liderliği dikkat çekerken, ilk sıralarda yer alan ülkelerin önemli bölümü aynı zamanda küresel enerji ve hammadde tedarik zincirlerinin kritik aktörleri konumunda. Türkiye ise toplam üretim hacminde 20'nci sırada yer alarak ilk 25 ülke arasında kendisine yer buldu.
Yorumlar