Küresel çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla yürütülen diplomatik görüşmelerin ve barış müzakerelerinin uzaması, ham madde piyasalarında arz güvenliğine yönelik endişeleri diri tutuyor. Masadan net bir uzlaşı kararının çıkmaması, küresel tedarik zincirindeki kırılganlığı artırırken sanayi metallerine olan spekülatif talebi de tetikliyor. Bu diplomatik tıkanıklık, küresel ticaret hatlarındaki jeopolitik risk primini besleyerek fiyat grafiklerinde yukarı yönlü sert dalgalanmalara yol açıyor.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Fiyat tırmanışının arkasındaki bir diğer önemli itici güç ise makroekonomik cepheden gelen sinyaller oldu. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) önümüzdeki dönemde faiz artırımı yapacağına yönelik piyasa beklentilerinin zayıflaması, küresel likidite rahatlaması beklentisi yarattı. Dolar endeksindeki olası gevşeme sinyalleri ve borçlanma maliyetlerinin artmayacağı düşüncesi, yatırımcıların güvenli liman arayışıyla alüminyum vadeli işlem kontratlarına yönelmesini sağladı.
Finansal ve jeopolitik faktörlerin bir araya gelmesiyle birlikte alüminyum fiyatları, haziran ayı sonundan bu yana %8’in üzerinde net bir artış kaydetti. Alıcılı seyrin güç kazanmasıyla birlikte borsa seanslarında %0,6 oranında yeni bir prim yakalayan emtia, ton başına 3.337 dolar seviyesine yerleşerek son 7 haftanın zirvesindeki yerini sağlamlaştırdı. Hem makroekonomik iklim hem de Hürmüz Boğazı gibi lojistik koridorlardaki gerilim bu seviyeleri desteklemeye devam edebilir. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!