Hürriyet yazarları Güntekin Onay, Mehmet Arslan, Fırat Aydınus ve Uğur Meleke, Futbol Konseyi'nde bu hafta yaşananları masaya yatırdı. 1- Beşiktaş'ı Avrupa Ligi’ne sokan İtaliano, F.Bahçe’yi de yenip ligde 9 puanla zirveye tutundu. Derbide siyah beyazlıları nasıl buldunuz?
UĞUR MELEKE: BU TAKIM AVRUPA LİGİ İÇİN DE UMUT VERİYOR Beşiktaş derbinin bütününde iyi bir oyun oynadı ancak ikinci yarıda tamamen kontrol siyah beyazlılardaydı. Sol çizgiyi Trossard müthiş kullandı, ilk 45’te Rıdvan da ona eşlik etti.
Ancak maçın esas kader adamları Beşiktaş’ın orta üçlüsü Salih-Orkun-Olaitan’dı. Şu anda ligin en iyi orta üçlüsü bu.
Avrupa Ligi için de kesinlikle umut veriyorlar. İtaliano daha önce Fiorentina ile Avrupa’da iki final, Bologna ile de çeyrek final yapmıştı.
Beşiktaş’la da hedefinin Avrupa’da başarı olacağına inanıyorum. GÜNTEKİN ONAY: TROSSARD VE RIDVAN'LA PLANLI HÜCUM ETTİ Beşiktaş, özellikle Trossard ve Rıdvan’ın kanadından planlanmış bir şekilde Semedo ve Skriniar’ın üzerine hücum etti.
Ayrıca sarı lacivertlilere orta alanda Salih, Olaitan ve Orkun’la büyük üstünlük kurdu. İtaliano’nun kanat beklerini orta saha gibi kullanması Beşiktaş’ın bu alanda fark yaratmasını sağladı.
Vlahovic hem Skriniar gibi bir savunmacıyla boğuştu hem de takım oyununa büyük katkı verdi. Beşiktaş’ta çok fazla telaffuz edilmiyor ama Olaitan ve Salih oynadıkları futbolla fark yaratıyorlar.
MEHMET ARSLAN: TIPKI HULL GİBİ BİR TEKNİK ADAM BAŞARISI Hull City’yi izliyor musunuz? Kısıtlı bütçe ile başladığı Premier Lig’de gol yemeden 3 maçta 7 puan topladı.
O 3 maçı da izledim. Gözlerimi kapadığım anda Hull City’nin nasıl bir diziliş, taktik ve planla sahaya yayıldığını görebiliyorum.
Bu bir teknik adam başarısıdır. Aynı duyguları Fenerbahçe karşısındaki Beşiktaş hissettirdi bana.
Müthiş bir enerji ile saha kenarı yönetimini ele alan Vincenzo İtaliano, Beşiktaş’a bir karakter ve oyun planı kazandırmış. Olağanüstü bir orta saha performansı ortaya çıkarmış.
FIRAT AYDINUS: VINCENZO ITALIANO'NUN ETKİSİNİ GÖRDÜK Derbide Vincenzo İtaliano etkisini net bir şekilde gördük. İtaliano’nun oyun felsefesine uygun olarak, top kazanıldığında dikine ve hızlı hücumlarla çok etkili oldular.
Rakibin merkezden rahat hücum yapmasını engelledi. Sezon başı olmasına rağmen oyuncuların kondisyon seviyesi ve ikili mücadelelerdeki kazanma isteği, skoru elde etmede ve maçın son bölümünde üstünlüğü korumada belirleyici rol oynadı.
Galibiyette başrolde Olaitan, Trossard ve Vlahovic vardı. 2- F.BAHÇE, derbide önemli bir yara aldı. İsmail Kartal merkezi kaybettiklerini söyledi, taraftar Talisca kararını eleştirdi.
Sizin fikriniz ne bu konuda? GÜNTEKİN ONAY: HER MAÇTA TEMPO BELİRGİN BİR ŞEKİLDE DÜŞÜYOR Fenerbahçe’nin kadrodaki önemli oyuncuları yaşlı.
Henüz sezon başı olmasına rağmen üst üste gelen maçlar, görüyoruz ki takımı yıpratmış. Beşiktaş maçında takım öne çıksa geri koşamıyor, geride kalsa öne çıkamıyor.
Dakikalar ilerledikçe her maçta tempo belirgin bir şekilde düşüyor. Orta alanda 35 yaşındaki Kante takımın en dinamik oyuncusu.
Ne yazık ki Guendouzi’nin ofansif olarak takıma hiçbir katkısı yok. Savunmanın önünde iki defansif oyuncu var, ama bağlantı oyuncusu eksikliği net bir şekilde görülüyor.
Zaman zaman bunu Muriç yapmaya çalışıyor ama bir yere kadar. Herkes “Talisca neden gitti?” diyor, eğer Lukaku bu şekilde devam edecekse Talisca bir kayıp.
Ayrıca ben Fred’in de bu orta sahada katkı verebileceğini düşünenlerdenim. MEHMET ARSLAN: İSMAİL KARTAL ÇARESİZ BİR TEKNİK ADAM GÖRÜNTÜSÜ VERİYOR Bugüne kadar hep övgüyle söz ettiğimiz Fenerbahçe orta alanı havlu attı Beşiktaş önünde.
İsmail Kartal tespitinde haklı, haklı alma onun görevi tespit değil çözüm.
Orta alanının dağıldığını görmek için 90 dakikanın bitişinden önce bir önlem almalıydı. Tehlikeli sularda dolaşıyor Fenerbahçe.
Tribün ile bazı oyuncular arasındaki güvensizlik duygusu takıma yansıyor. Ve maalesef ki İsmail Kartal’ın oyuncu tercihleri bu duyguyu daha da körüklüyor.
Çaresiz bir teknik adam görüntüsü veriyor ne yazık ki İsmail Kartal. UĞUR MELEKE: KANTE, GUENDOUZI, İSMAİL VE BARTUĞ AYNI TİPTE OYUNCULAR Anderson Talisca’ya saygı duymakla birlikte Brezilyalı futbolcu benim nazarımda bir orta saha oyuncusu değil.
İkinci santrfor. Çok gol atar, az asist yapar.
Bağlantıda fazla gözükmez. Oysa Fenerbahçe’nin esas ihtiyacı kreatif orta saha.
Ya da en azından iki yönlü orta saha. N’Golo Kante, Matteo Guendouzi, İsmail Yüksek ve Bartuğ Elmaz aynı tipte futbolcular.
Fenerbahçe’nin elindeki tek farklı orta saha Marco Asensio. Ve hazirandan beri zaten o bölgeye yetenekli orta saha takviyesi yapmalılardı.
Üç aydır bu eksikliği görmemeleri çok enteresan. FIRAT AYDINUS: ASENSIO'NUN OLMADIĞI HER MAÇ TALISCA KARARI SORGULANIR İsmail Kartal’ın öz eleştirisi ve maç içi aldığı aksiyonlar beraber gözlemlendiğinde derbinin teknik analizinin kesiştiği çok net noktalar var.
Yabancı oyuncu kontenjanı ve kadro şişkinliği nedeniyle Anderson Talisca gibi üretken ve anlık çözümler üretebilen bir isimle yolların ayrılması böyle bir derbi maçından sonra ister istemez eleştiri oklarını daha keskin hale getirdi. Sezon başından itibaren performansı ve bu tür düğüm maçları göz önüne alındığında, Özellikle Asensio’nun yokluğunda Talisca gibi bir isme Fenerbahçe kadrosu her zaman ihtiyaç duyacaktır. 3- Galatasaray ligde 3’te 3 yaptı ve zirveye yerleşti. 3 puanın tadını kaçıransa Osimhen’in sakatlığı oldu.
G.Saray, Başakşehir önünde sizce nasıldı? FIRAT AYDINUS: GALATASARAY'DA SAVUNMA ZAAFLARI HALA DEVAM EDİYOR Galatasaray, Çorum şokundan sonra doğru reaksiyonu verdi ve üçte üç yaparak zirveye çıktı.
Başakşehir karşısında hücumdaki kalite ve özellikle oyunun kritik anlarında verdiği reaksiyon, galibiyeti getirdi. Ama şunu da söylemek lazım: Galatasaray’ın savunma zaafları hâlâ devam ediyor.
Üç gol atıyorsunuz ama kalenizde de iki gol görüyorsunuz. Victor Osimhen’in sakatlığı ise bu galibiyetin buruk tarafı.
Çünkü Osimhen sadece skor üreten değil, rakip savunmanın dengesini değiştiren bir oyuncu. Galatasaray şimdi onun yokluğunda hem skor üretimini hem de oyun gücünü korumak zorunda.
MEHMET ARSLAN: LEAO MÜTHİŞ BİR TRANSFER AMA OSIMHEN'İN YOKLUĞU KORKUTUCU Rafael Leao’yu ilk kez alıcı gözle izledim. Sonraki haftalar ne olur bilmem ama çok beğendim.
Müthiş bir transfer. Galatasaray ise geçen yılın uzağında.
Victor Osimhen’in yokluğu ise bir o kadar korkutucu Galatasaray için. Tüm hücum aksiyonları onun varlığı üzerine kurulu.
Osimhen’siz kadroda Okan Buruk’un Deniz Gül yerine Barış Alper Yılmaz’ı tercih edeceğini düşünüyorum. Trabzonspor maçına kadar Victor Osimhen’in olmadığı bir kadroyu test edeceğiz.
Tabii Okan Buruk’u da. UĞUR MELEKE: BAZEN ŞAMPİYON GİBİ OYNUYOR BAZEN DE ACEMİLİKLER YAPIYOR Galatasaray sezonu inişli-çıkışlı açtı, maçların içinde de bölüm bölüm şampiyon gibi oynarken bölüm bölüm çok acemilikler yapabiliyor.
Victor Osimhen’in takımın kalbi olduğu, yokluğunda anlaşıldı. O çıkınca Galatasaray’ın pres yoğunluğu düştü, takım boyu uzadı, git-geller arttı.
Victor Osimhen’in takımı geceyle gündüz kadar etkilediği kesin. Ancak Gabriel Sara’nın duran toplarda yarattığı fark galibiyeti getiren faktör oldu.
Yazın sakatlandığı için Amerika’ya gidemediğini söylemişti Gabriel Sara.
Gerçekten yazık olmuş. GÜNTEKİN ONAY: GEÇEN SENELERDEN ÇOK DAHA KOLAY GOL YİYOR Galatasaray hücumda ve gol bölgesinde problem yaşamıyor.
Sonucu değiştirecek çok oyuncusu var. Ancak savunmanın merkezinde görev yapan Abdülkerim Bardakcı ve Davinson Sanchez bu sezona iyi başlamadılar.
Şu anda Okan Buruk’un tek sıkıntısı savunmanın geçirgenliği. Sarı kırmızılı takım orta alanda da sayısal olarak kadro çok alternatifli değil.
Galatasaray bu şekilde, yediğinden fazla atmaya devam ederse problem yok. Ancak geçtiğimiz senelere oranla kalesinde bu kadar kolay gol görmesi düşündürücü.
Daha güçlü rakipler karşısında bu savunma problemleri daha fazla baş ağrıtır. Sporting Lizbon maçı Galatasaray için çok önemli bir sınav olacak. 4- 19 yıl sonra Devler Ligi nde iki takımlayız.
Yarın G.Saray ın Sporting önünde, perşembe F.Bahçe’nin Kadıköy’de Roma karşısında şansı nedir? UĞUR MELEKE: OSIMHEN'İN YOKLUĞUNDA EN UÇTA LEAO OYNAYABİLİR Her iki takım da keşke daha iyi koşullarda başlasalardı Devler Ligi’ne.
Victor Osimhen Galatasaray’ın kalbi, beyni, nefesi, her şeyi. Onsuz sadece skor değil oyun da eksiliyor.
Okan Buruk’un onun yokluğunda en uçta Rafael Leao’yu düşünebileceğini tahmin ediyorum. Kariyerinde bolca santrfor oynamışlığı var Rafael Leao’nun.
Fenerbahçe’ninse Beşiktaş önünde orta sahasının nasıl yok olduğunu izledikten sonra, eğer Marco Asensio perşembeye yetişemiyorsa Roma önüne kesinlikle İsmail Yüksek-N’Golo Kante-Matteo Guendouzi orta sahasıyla çıkılmalı kanaatindeyim. Tabii Marco Asensio oynayabilecek durumda olursa tahtaya yazılacak ilk isim odur her zaman.
GÜNTEKİN ONAY: ROMA BU SEZON BAMBAŞKA DEFANSTA ÇOK DİKKATLİ OLUNMALI Osimhen’in böylesine önemli bir maçta olmaması Galatasaray açısından ciddi bir handikap. Çünkü kadroda Osimhen’in alternatifi yok.
Sporting Lizbon özellikle evinde, Arvelade Stadı’nda, iyi futbol oynayan oturmuş bir takım. Galatasaray’ın bu sezona özellikle savunmanın merkezinde sorunlarla başladığını da göz önünde bulundurursak, Lizbon’da işi kolay olmayacak.
Fenerbahçe, Beşiktaş derbisinde her hattıyla problemli bir takım görüntüsü verdi. Savunmada çok dağınıktı, hücumda üretken değildi.
Buna benzer bir görüntüyü Roma karşısında sahaya yansıtırsa iyi bir sonuç alması söz konusu olamaz çünkü Roma bu sezon Gasperini yönetiminde bambaşka bir kimliğe büründü. Fenerbahçe’nin özellikle savunmada çok güçlü ve dikkatli olması şart.
FIRAT AYDINUS: SPORTING DEPLASMANINDA ALINACAK BİR PUAN BİLE KIYMETLİ Açık söylemek gerekirse, Galatasaray’ın işi Lizbon’da kolay değil. Sporting deplasmanı son derece zorlu bir 90 dakika olacak Galatasaray adına.
Bir puan bile kıymetli. Bu organizasyonda Galatasaray’ın süregelen müsabaka alışkanlığı bir avantaj.
Fenerbahçe’nin önünde ise Roma var. Roma bu sezon güçlü bir kadro ve oyuna sahipler.
Fenerbahçe’nin Kadıköy’de oynamanın artısı ile seyirciyi arkasına alarak sabırlı bir mücadeleyi tercih etmesi en önemli nokta. MEHMET ARSLAN: F.BAHÇE İÇİN KIRILMA MAÇI OLUR, G.SARAY İÇİN DAHA İYİMSERİM Jose Mourinho Real Madrid’in başında iken, açık farkla kaybettikleri bir Barcelona maçından sonra ne hissettiğini soran gazetecilere, “Hemen yarın yeni bir maça çıkmak istiyorum” demişti.
Bir yenilginin etkisini azaltmak bir sonraki maçı kazanmaktan geçiyordu çünkü. Fenerbahçe böyle bir maça çıkacak.
Roma maçı neredeyse kırılma maçına dönüştü. Hiç kolay değil.
Roma çok iyi bir takım. Galatasaray için Victor Osimhen’in yokluğuna rağmen daha iyimserim.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın