Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul’da 2026 Avrupa Büyükler Modern Pentatlon Şampiyonası final karşılaşmasının ardından açıklamalarda bulunuyor.
Mengen ilçesinde yürütülen "Tohum Ambarı" projesi kapsamında yetiştirilen ıza buğdayının üretiminin artırılması amacıyla çiftçilere ücretsiz tohum desteği sağlandı.
Bu sayede bu yıl üretim alanı 140 dönümden 250 dönüme çıkarılan ıza buğdayında hasat mesaisi başladı.
Bu yıl 55 ton ürün beklenen ıza buğdayının üretim alanının, seneye 500 dönüme çıkarılması hedefleniyor. Böylece ıza buğdayının, doğal üretim yöntemleriyle yetiştirilerek tohum varlığının korunması amaçlanıyor.
"Tohum Ambarı" kurucusu ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mengen Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğretim görevlisi Berker Çiftçi, AA muhabirine, ilk kültüre alınan buğday türü olarak bilinen ızanın 12 bin yıllık geçmişe sahip olduğunun arkeolojik bulgularla ortaya konulduğunu söyledi.
Iza buğdayının besin değerleri bakımından da öne çıktığını belirten Çiftçi, "Düşük glisemik indekse sahip olması, 14 kromozomlu yapısı ve düşük gluten oranıyla günümüzün sağlıklı beslenme anlayışına uygun önemli tahıllardan biri. Aynı zamanda hastalıklara karşı dayanıklı yapısıyla kimyasal tarım ilacı kullanılmadan üretilebiliyor." dedi.
Çiftçi, proje kapsamında yaklaşık 4 yıldır ıza buğdayının üretimini sürdürdüklerini anlatarak, ücretsiz tohum desteği sağlanan çiftçilerin de üretime katılmasının sağlandığını kaydetti.
Tohum dağıtılan üreticilerden tek isteklerinin kimyasal tarım ilacı kullanmamaları olduğunu dile getiren Çiftçi, "Bu buğday doğal yapısıyla kendini koruyabilen güçlü tür. Biz de geleneksel tarım yöntemlerini esas alıyoruz. Organik gübre kullanımıyla ilgili akademik çalışmalar yürütüyor, elde edilen bilimsel verileri üretime yansıtmaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Çiftçi, ıza buğdayının yalnızca tarımsal açıdan değil, gastronomi bakımından da önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, uzun yıllardır bulgur olarak tüketilen ve hayvan yemi olarak da değerlendirilen ıza buğdayının çok daha geniş kullanım alanları bulunduğunun akademik çalışmalar sonucu görüldüğünü ifade etti.
Ekmek, simit, açma, poğaça, bisküvi, erişte, makarna gibi ürünlerin yanı sıra Japon, İtalyan ve Meksika mutfağından bazı yiyecekleri ıza buğdayından elde edilen undan hazırladıklarını belirten Çiftçi, "Bazı ürünlerde geliştirilmesi gereken yönler olsa da elde ettiğimiz sonuçlar oldukça başarılı. Bu buğday gastronomi açısından son derece değerli bir ham madde." dedi.
Mengen'in aşçılık kültürüyle özdeşleştiğine işaret eden Çiftçi, kadim buğdayın burada yeniden hayat bulmasının ayrı anlam taşıdığını söyledi.
Gelecek yıl daha geniş alanlarda ekim yapmayı planladıklarını dile getiren Çiftçi, "Daha fazla üreticiyle hareket ederek hem yerel kalkınmaya katkı sunmak hem de bu değerli tohumu daha geniş kitlelerle buluşturmak istiyoruz." ifadesini kullandı.
Çiftçi, "Tohum Ambarı" projesi kapsamında 700'ün üzerinde yerel tohumun koruma altında bulunduğunu belirterek, tohumların iklim ve coğrafi şartlara uygun bölgelerde yeniden üretildiğini, her yıl belirli sayıda üreticiye ücretsiz dağıtıldığını, çoğaltılan tohumların da tekrar tohum ambarına kazandırıldığını anlattı.
Projeyle çocuklara yönelik ekolojik okuryazarlık eğitimleri de düzenlediklerini anlatan Çiftçi, "Toprağın, tohumun ve üretimin önemini çocuklara anlatıyoruz. Tohum sadece tarım ürünü değil, geçmişten geleceğe taşınan kültürel miras, sağlıklı yaşamın ve yerel üretimin temelidir. Biz de bu mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz." diye konuştu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar