Düşünce kuruluşu Solar3GW, ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) iş birliğiyle kurulan 60 kW’lık pilot tesiste panellerin altına ekilen karabuğday toplandı. Elde edilen ilk veriler, tarım arazilerinde elektrik üretirken aynı anda ürün verimliliğini artıran ve su sarfiyatını düşüren yenilikçi modelin başarısını ortaya koyuyor.
Pilot sahadan alınan ilk hasat sonuçlarına göre, fotovoltaik panellerin gölgelemesinde yetişen karabuğday üretiminde verimlilik kontrol alanına kıyasla yüzde 7 artış gösteriyor. Projenin en çarpıcı çıktılarından birini ise su tasarrufu oluşturuyor; panellerin sağladığı mikroiklim ve nem tutma avantajı sayesinde su tüketimi yüzde 20 oranında azalıyor.
Küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle ciddi su stresi yaşayan Türkiye tarımı için bu sonuçlar, gıda ve enerji güvenliğini aynı çatı altında buluşturan somut bir çözüm sunuyor. ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç.
Talat Özden, aşırı sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetlerinin çiftçiler üzerinde ağır bir ekonomik baskı yarattığını belirtiyor.
Gelişmenin Detayları
TarımGES sistemlerinde önceliğin elektrik üretmekten ziyade tarımsal üretimi daha dirençli ve sürdürülebilir kılmak olduğunu vurgulayan Özden, bu teknolojinin değerinin enerjiyi sağlarken tarımı koruyabilme gücünde yattığını dile getiriyor. TarımGES santralleri, altından traktör ve tarım makinelerinin geçebileceği yüksek konstrüksiyon yapıları gerektirdiği için geleneksel arazi tipi santrallere oranla başlangıçta yüzde 30 ila 40 daha maliyetli oluyor.
Standart bir GES projesinde megavat başına maliyet 400 bin dolar seviyesinde seyrederken, TarımGES’te bu rakam 550-560 bin dolar aralığına yükseliyor. Ancak elde edilen tarımsal verim artışı, su tasarrufu ve üretilen temiz enerji sayesinde yatırım 8 ila 10 yıl içinde kendini amorti ediyor.
Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, mevcut yasal düzenlemelerin tarım arazilerinde yalnızca öz tüketim amacıyla ve arazinin yüzde 1’ini geçmeyecek şekilde kurulumlara izin verdiğine dikkat çekiyor. Çiftçilerin arazilerini kaybetme korkusunun yersiz olduğunu, aksine panellerin bitkileri aşırı hava koşullarından ve doludan koruduğunu aktaran Turhan, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 1’inin “TarımGES YEKA” alanı olarak ayrılması durumunda Türkiye’nin yaklaşık 190 GW’lık devasa bir temiz enerji kapasitesine kavuşacağını belirtiyor.
Dünya genelinde de teknoloji hızla yaygınlaşıyor.
ODTÜ-GÜNAM’ın yayımladığı “Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026” raporu, küresel tablonun geldiği noktayı özetliyor: Gelişmiş ülkelerdeki yasal çerçeveler, Türkiye’nin de TarımGES için özel bir mevzuat ve teşvik haritası hazırlaması gerektiğini gösteriyor. Doğru planlanmış bir altyapı, çiftçinin girdi maliyetlerini düşürürken Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne doğrudan ivme kazandırıyor.
Yorumunuz gönderildi,onaylandıktan sonra yayımlanacak. Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın