İstanbul Ataşehir’de bir restorandan sipariş edilen hamburgerle ilgili sosyal medyada paylaşılan görüntüler gündem oldu. Instagram ve X’te yayılan görüntülerde, hamburgerin içerisinde yer alan marulların arasında sümüklü böcek olduğu iddia edilen bir canlının bulunduğu görülüyor.
İddiaya göre olay, Ataşehir’de bir AVM’de bulunan dünyaca ünlü bir restoran zincirinin şubesinden verilen hamburger siparişi sırasında yaşandı. Hamburgerini kontrol eden müşteri, marulların arasında hareket eden bir canlı fark etti.
Söz konusu görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından olayla ilgili çok sayıda yorum yapıldı.Yaşanan iddia, tüketime hazır olarak servis edilen yapraklı sebzelerin tedarikten hazırlamaya, yıkamadan son kontrole kadar hangi aşamalardan geçtiği sorusunu da gündeme getirdi. Peki, marulların arasında sümüklü böcek olduğu iddia edilen bir canlının bulunması gıda güvenliği açısından ne anlama geliyor?
Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, merak edilen soruları yanıtladı.
Dışarıda bir şey yemeden önce iki kere düşünün ve yediğiniz şeyi kontrol edin.Bir takipçimizin İstanbul Ataşehir'deki Metropol AVM'de yer alan Shake Shack isimli işletmede sipariş verdiği Shack Burger içinden sümüklü böcek çıktığı anlar böyle kaydedildi. Marullarin arasindan sümüklü böcek çiktiği i̇ddi̇asi, gida güvenli̇ği̇ açisindan hangi̇ ri̇skleri̇ gündeme geti̇ri̇r?“Öncelikle böyle bir görüntünün tüketici açısından kabul edilebilir olmadığını söylemek gerekir” diyen Ebru Akdağ, “Sümüklü böcek gibi bir canlının tüketime hazır bir gıdada bulunması, ilk olarak bir yabancı madde/istenmeyen canlı varlığı ve proses kontrolü sorunu olarak değerlendirilmeli” dedi ve şöyle devam etti:“Bunun yanında biyolojik tehlikeler açısından da konu önemli.
Sümüklü böcekler toprakla ve çevresel kontaminasyon kaynaklarıyla temas ettikleri için bazı mikroorganizmaları ve parazitleri taşıyabilirler. Ancak burada ‘tehlike’ ile ‘risk’ arasındaki ayrımı yapmak çok önemli.
Bir sümüklü böceğin görülmesi, o hamburgerde mutlaka hastalık yapıcı bir mikroorganizma veya parazit bulunduğu ya da ürünü tüketen kişinin mutlaka hastalanacağı anlamına gelmez. Bunun ortaya konulabilmesi için olayın doğrulanması ve gerektiğinde mikrobiyolojik/parazitolojik inceleme yapılması gerekir.
Dolayısıyla görüntü ciddiye alınmalı, fakat bilimsel kanıt olmadan ‘bu ürün zehirler’ gibi bir sonuca da varılmamalı.” Tüketicinin yapabileceği en önemli unsurlara da değinen Akdağ, “Burada yapılması gerekenler şunlar: Hijyen uygulamalarına özen gösteren işletmeleri tercih etmek.
Soğuk tutulması gereken ürünlerin gerçekten soğuk, sıcak servis edilmesi gerekenlerin sıcak servis edildiğine dikkat etmek. Açıkta uzun süre beklemiş, görünümü veya kokusu olağan dışı olan ürünleri tüketmemek.
Bir üründe böcek, yabancı madde veya başka bir uygunsuzluk görüldüğünde ürün tüketilmemeli, işletmeye bildirilmeli ve gerektiğinde resmî mercilere başvurulmalı” ifadelerini kullandı. Son olarak önemli bir noktaya da değinen Akdağ, “Gıdanın görüntüsünün iştah açıcı olması güvenli olduğunu garanti etmediği gibi, rahatsız edici bir görüntü de tek başına gıda zehirlenmesinin kanıtı değildir.
Gıda güvenliğinde doğru yaklaşım korkmak değil; tehlikeyi tanımlamak, riskin büyüklüğünü değerlendirmek ve kontrol sistemlerinin doğru çalışmasını sağlamak” şeklinde konuştu.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın