Hiçbir savaşta mutlak zafer yok

Hiçbir savaşta mutlak zafer yok

Çatışmaların ortasında dünya liderlerinin dilinden düşürmediği “mutlak zafer” vaadi savaşların uzamasıyla birlikte inandırıcılığını yitirmiş durumda. Uzmanlara göre bu ifade askeri başarıyı tanımlamak…

MUTLAK zafer söylemi, son yıllarda yaşanan uluslararası krizlerde liderlerin en sık başvurduğu vaatlerden biri haline geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump farklı cephelerde aynı hedefi defalarca kez dile getirdi. Ancak uzmanlara göre bu söylem, askeri bir hedeften çok kamuoyunu etkilemeye ve savaş hedeflerini meşrulaştırmaya yarayan bir propaganda aracına dönüştü.

El Cezire’de yer alan bir analize göre son yılların üç büyük savaşı, “mutlak zafer” söyleminin en büyük sınavı oldu. 24 Şubat 2022’de Rusya lideri Putin’in Ukrayna’yı “askerden ve Nazizm’den arındırma” hedefiyle başlattığı savaşta iki taraf da birbirine üstünlüğünü kabul ettiremedi. İsrail Başbakanı Netanyahu ise Gazze’ye yönelik saldırıların Hamas’ın tamamen ortadan kalkacağı “mutlak zaferle” sonuçlanacağını ilan etmesine rağmen soykırıma dönüşen savaş, ABD destekli Barış Kurulu’nun hazırladığı yol haritası kapsamında sağlanan ateşkesle durdurulabildi, Hamas ise henüz silah bırakmadı ve faaliyetlerine devam ediyor.

ABD Başkanı Trump da İran’a yönelik tehditlerinde sık sık “mutlak zafer” söylemini kullandı. Ancak rejim değişikliği beklentisinin aksine süreç, karşılıklı saldırılar, ateşkesler ve yeniden başlayan müzakerelerin birbirini izlediği bir kısır döngüye dönüştü. ABD merkezli düşünce kuruluşu Carniege Endowement’dan Ortadoğu analisti Aaron David Miller da İngiltere merkezli Reuters’a yaptığı açıklamada Trump’ın içinde bulunduğu çıkmaza değinerek “Önündeki seçeneklerin tamamı kötü. Bir noktada bir şeylerin değişmesi gerekiyor ve bu da Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan yeni İran gerçeğinin kabul edilmesi olabilir” diye konuştu.

Öte yandan mutlak zafer anlayışının tarihteki en belirgin örneği, Nazi Almanyası ile Japonya’nın koşulsuz teslim olduğu İkinci Dünya Savaşı oldu. Aradan geçen 81 yılda ise buna benzer bir tablo bir daha yaşanmadı. Buna rağmen dünya liderleri neredeyse savaşta aynı söylemi kullanmayı sürdürdü. Zamanla “mutlak zafer” askeri bir hedeften çok kamuoyunu etkilemeye ve savaş hedeflerini meşrulaştırmaya yarayan bir propaganda aracına dönüştü.

Son yıllardaki savaşların kesin bir sonuçla noktalanmasının zorlaşmasında, cephelerde yaşanan teknolojik dönüşüm de etkili oldu. İnsansız hava araçları ile balistik füzelerin yaygınlaşması, askeri açıdan daha zayıf tarafların da üstün güçlere ciddi maliyetler yükleyebilmesini sağladı. Görece düşük maliyetli bu sistemler, yüksek maliyetli hava savunma sistemlerine karşı etkili sonuçlar doğurarak savaş alanındaki dengeleri değiştirdi.

Kaynak: Hürriyet Dünya

Yorumlar