İletişim Başkanı Duran: Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı haline getirmek için gayret gösteriyoruz

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı haline getirmek, bu vizyon doğrultusunda adil ve etkili bir iletişim.

🎙️ Sesli Gazete (~10 dk)
İletişim Başkanı Duran: Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı haline getirmek için gayret gösteriyoruz
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Gerek İletişim Başkanlığımız gerekse TRT ve Anadolu Ajansı gibi öncü kurum ve kuruluşlarımızın bütün amaçları buna yöneliktir." dedi.
  • Duran, MEB Şura Salonu'nda 12'ncisi düzenlenen "TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması Ödül Töreni"ne katıldı.
  • Burada yaptığı konuşmada, gençlere yönelik her girişime, gençlerin içinde bulunduğu her etkinliğe özel bir önem atfettiğini belirten Duran, gençlerin enerjileri, tutkuları, özgün bakış açıları ve öğrenme potansiyelleriyle medya düzenine yeni bir soluk getireceklerine inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı haline getirmek, bu vizyon doğrultusunda adil ve etkili bir iletişim ekosistemi inşa etmek için gayret gösteriyoruz. Gerek İletişim Başkanlığımız gerekse TRT ve Anadolu Ajansı gibi öncü kurum ve kuruluşlarımızın bütün amaçları buna yöneliktir." dedi.

Duran, MEB Şura Salonu'nda 12'ncisi düzenlenen "TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması Ödül Töreni"ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada, gençlere yönelik her girişime, gençlerin içinde bulunduğu her etkinliğe özel bir önem atfettiğini belirten Duran, gençlerin enerjileri, tutkuları, özgün bakış açıları ve öğrenme potansiyelleriyle medya düzenine yeni bir soluk getireceklerine inandığını söyledi.

Yarışmanın "gençlere önem vermek geleceğe önem vermektir" mottosuyla bu yıl 12. kez düzenlendiğini aktaran Duran, 15 kategoride gerçekleştirilen yarışmada bu yıl ayrıca 15 Temmuz Özel Kategorisi'ne yer verilmesinin anlamlı olduğunu dile getirdi. Duran, 10. yılı geride bırakılan 15 Temmuz darbe girişimi ve o gece verilen demokrasi mücadelesinin anısını her vesileyle yaşatmanın kendileri için en kıymetli gayelerden biri olduğunu belirterek, TRT ekranlarında yayınlanan ve milletin yoğun bir ilgiyle takip ettiği "Asırlık Gece" dizisine emek verenleri tebrik etti.

Yarışmanın iletişim kampanyası temasının "Üretken Yapay Zeka" olarak belirlendiğini kaydeden Duran, "Özellikle iletişim ve medya alanındaki gelişmeler açısından düşünüldüğünde yapay zeka çok sayıda imkanı içerisinde barındırmakta. Ancak bazı konularda da bizi endişeye sevk etmekte.

Bunun yanı sıra medya alanında mevcut alışkanlıklarımız, iş yapma tarzımız, bilgi ve enformasyonla olan ilişkilerimiz daha şimdiden köklü bir dönüşüme uğradı. Yapay zekanın kişisel verilerin gizliliği, mahremiyet, bilgi kirliliği, algoritmik sansür, dezenformasyon ve sahte içerikler konusunda büyük tehditleri de beraberinde getirdiğini gözden kaçırmamalıyız." diye konuştu.

İnsana hizmet etmesi öngörülen bir teknolojinin kontrolden çıkma ihtimalinin, faydalarının önüne geçebilecek bir tartışma konusu olduğunu söyleyen Duran, şöyle devam etti: "Aslolan teknoloji değil, insandır.

Teknoloji insanlığa, adil bir düzene, pozitif gelişime hizmet ettiği ölçüde kıymetlidir. Merkezine insanı alan bir teknoloji anlayışının ve adil bir düzen ekseninde gelişecek iletişim ekosisteminin tüm insanlığa büyük faydalar sağlayacağına inanıyorum.

Bizler İletişim Başkanlığı olarak, yeni iletişim teknolojilerine, hızla dönüşen iletişim ekosistemine tam da bu anlayışla yaklaşıyoruz. Milletimiz nezdinde dijital okuryazarlık, medya okuryazarlığı, dezenformasyona karşı toplumsal bilinç gibi hasletlerin geliştirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz ve yürütmeye devam edeceğiz.

Akademi camiamızla bu dönüşümün kavramsal zeminini güçlendirmek ve geleceğin iletişimcilerine rehberlik edebilmek adına eş güdümlü biçimde çalışıyoruz." Burhanettin Duran, "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda İletişimin Yüzyılı haline getirmek, bu vizyon doğrultusunda adil ve etkili bir iletişim ekosistemi inşa etmek için gayret gösteriyoruz. Gerek İletişim Başkanlığımız gerekse TRT ve Anadolu Ajansı gibi öncü kurum ve kuruluşlarımızın bütün amaçları buna yöneliktir." diye konuştu.

Dijital çağın sağladığı imkanlarla bilginin tek bir merkezden pasif kitlelere dağıtıldığı geleneksel iletişim modelinin artık geçersiz olduğunu belirten Duran, bu çağın en belirleyici unsurlarından birinin "etkileşim" olduğunu söyledi. Bugünün iletişim modelinde hemen herkesin hem tüketici hem de üretici pozisyonunda bulunduğunu aktaran Duran, "Fakat her insanın içerik üreticisi haline gelmesinin, bilginin güvenilirliği açısından da bir sorun ortaya çıkardığını hatırlatmak isterim.

Zira iletişim süreçlerinin hızlanması sadece bilginin değil, dezenformasyon ve türevi içeriklerin de aynı hızla yayılmasına yol açmaktadır. Önümüze düşen enformasyonun doğru olup olmadığı sorusu, neye inanacağımızı bilemediğimiz bir anlam krizine, oradan da ortak gerçeklik zemininin aşındığı bir hakikat krizine dönüşmektedir." değerlendirmelerinde bulundu.

Hakikat krizini daha da derinleştiren bir diğer unsurun ise büyük teknoloji şirketlerinin bilgi dolaşımı üzerinde giderek artan hegemonik gücü olduğuna dikkati çeken Duran, şunları kaydetti: "Özellikle arama motorları ve sosyal medya platformları, hangi bilginin ya da içeriğin görünür olacağını büyük ölçüde algoritmalar aracılığıyla belirlemektedir. Bunun çarpıcı bir örneğini, İsrail'in, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında 3 yılı aşkın süredir devam ettirdiği soykırımda bariz bir şekilde gördük ve görmekteyiz.

Dijital platformları tarafsız mecralar olarak göremeyiz.

Bu platformlar bilgi akışını şekillendiren, içeriklerin görünürlüklerini belirleyen, enformasyonu duruma göre eğip büken dijital diktatörlükler haline gelmektedir. Bu noktada tarihe dönüp bakmalı, medyanın sömürgecilikle ilişkisini, emperyalist anlayışların iletişim süreçlerindeki hakimiyetini hatırlamalıyız.

Bu tarihsel tecrübe, dijital diktatörlüklerin yeni iletişim ekosistemi üzerinden üretilebileceği ve bunların olası sonuçları üzerinde düşünmemizi gerektirmektedir. İçerik üretiminde eşitsiz güç ilişkilerinin, kültürel tahakkümün ve tek taraflı temsillerin yeniden üretilmesi ihtimalini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz.

Söz konusu tehditlere karşı atılması gereken ilk adım, iletişim ve medya alanında dekolonizasyonu sağlamaktır. Yani iletişimde tek merkezli, tek sesli temsil anlayışından çıkıp herkesin kendi hikayesini kendi sesiyle anlatabileceği bir düzene geçmektir.

Bu da tüm tahakküm biçimlerini ortadan kaldırarak iletişim ve medya düzenini dönüştürmekten, adil ve etkili bir medya düzenini tesis etmekten geçer." En önemli görevlerinin dijital alanı güvenli kılmak olduğunu dile getiren Duran, bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Haziran'da Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın ilan edildiğini hatırlattı. Bu planın yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaştırılmasını, yapay zeka için insan kaynağı yetiştirme, veri ekosistemi ve hukuki çerçeve oluşturulmasını hedeflediğini belirten Duran, İletişim Başkanlığı olarak süreli ve süresiz yayınlar, paneller, eğitim programları ve iletişim fakültelerinin öncülük ettiği birçok aktivitede ülkenin dijital esenliğine katkı sunduklarını söyledi.

Burhanettin Duran, geçen hafta vefat eden TRT Haber muhabiri Recep Levent Öztürk'e Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diledi. Konuşmaların ardından dereceye giren genç iletişimcilere ödülleri verildi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Bu haberde bir hata mı var?

Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

İlgili Konular: #Gündem #İletişim #Başkanı #Duran #Türkiye

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın