İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "Gazeteciler Günü" vesilesiyle İçişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında konuştu.
Gazetecilerin topluma doğru bilgiyi aktarmadaki rolüne vurgu yapan Pezeşkiyan, "Onların haberciliği ve gerçeği ortaya çıkarma çabaları olmasaydı birçok tarihi gerçek unutulur ve birçok suç gizli kalırdı. Gazeteciler, tarihi gerçeklerin ve suçların anlatıcılarıdır." dedi.
Ülke medyasında bazı konuların "yanlış" gündeme getirildiğini ifade eden Pezeşkiyan, gazetecilerden ülke içindeki siyasi tartışmaları alevlendirecek yaklaşımlardan kaçınmalarını istedi.
Ülkedeki birlik ve beraberliğin "ülkenin en değerli varlığı" olduğunu dile getiren Pezeşkiyan, "Birlik ve beraberliği korumaktan daha önemli bir çıkarımız yok. Birlik ve beraberliğimizi korumak için her alanda uzlaşmak zorundayız." ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, bu konuda gazetecilere önemli rol düştüğünü kaydetti.
ABD ile İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan savaşa değinen Pezeşkiyan, "Düşmanlar, ülkemize saldırdıkları takdirde İran'ı devireceklerini sandılar ancak silahlı kuvvetlerimizin ve savaşçılarımızın cesur savunması ve halkımızın olağanüstü varlığı, onların kötü niyetlerini gerçekleştirmelerine izin vermedi." değerlendirmesinde bulundu.
Pezeşkiyan, savaşın ekonomideki etkilerinden endişe duyduğunu söyleyerek, "Savaş ya da barış durumunda en önemli endişem, Amerika'nın tekrar saldırması değil, çünkü halkın direnişine ve silahlı kuvvetlerin yeteneklerine güveniyorum. En önemli endişem halkın geçim kaynağı ve ekonomik durumudur." diye konuştu.
İran Cumhurbaşkanı, hükümetin insanların geçim kaynaklarını iyileştirme planının ne olduğuna dair sorusunu ise temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını reforme edeceklerini söyleyerek yanıtladı.
ABD ile 14 Haziran'da varılan ve kendisi ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakatın İran'a kazanımlar sağladığına işaret eden Pezeşkiyan, diplomatik görüşmelerin ABD'yi işbirliği yapmaya zorladığını savundu.
Pezeşkiyan, "Amerika sömürgeci ve zorba bir ülkedir ve gerekirse asla bir İslam Cumhuriyeti olmasını istemez. Bunda şüphe yok ancak bu görüşmeler ve uzman düzeyindeki müzakereler Amerika'yı bu desteği almaya zorladı. Neden kendimizi zayıflatıyoruz? Neden elde ettiklerimizi mahvediyoruz? Amerikalılar, Hürmüz Boğazı ile ilgili mutabakat zaptının maddesini ihlal ettiler ve biz de onlara karşılık verdik. Mutabakata göre, Hürmüz Boğazı'nda İran ve Umman'ın talimatlarına göre hareket edilmeliydi. Amerikalılar bu taahhüde uymadılar ve biz de onlara karşılık verdik." ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının İran'ın belirlediği mekanizma ve koşulların ABD tarafından kabul edilmesine bağlı olduğunu söyledi.
İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, Hürmüzgan eyaletinde basın mensuplarının "Gazeteciler Günü"nü kutlayan Muhibbi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki durumun sorulması üzerine Muhibbi, Boğaz'ın İran açısından yalnızca ekonomik bir su yolu olmadığını, aynı zamanda ülkenin "coğrafi ve stratejik gücünün kilit unsurlarından biri" olduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının belirli şartlara bağlı olduğunu dile getiren Muhibbi, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'ın belirlediği mekanizmalara ve koşullara tabidir. İran ile Umman arasındaki müzakerelerle ilgili değildir." dedi.
Muhibbi, boğazın açılmasının ABD'nin İran'ın koşullarını kabul etmesine ve bölgesel müzakerelere müdahale etmekten vazgeçmesine bağlı olduğunu savunarak, "Eğer ABD, İran'ın koşullarını kabul ederse, Hürmüz Boğazı kesinlikle açılacaktır." ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Yorumlar