İran ile Umman, küresel enerjinin en stratejik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişlerinin güvenli şekilde gerçekleştirilmesi ve boğazın yönetimine ilişkin geçici bir düzenleme üzerinde anlaşmaya varsa da İran, Boğaz'ın yeniden açılması için ABD'nin 17 Haziran’da imzalanan mutabakattaki taahhütlerini yerine getirmesini şart koşuyor. Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan en dar noktası 33 kilometre genişliğinde olan Hürmüz Boğazı, dünya deniz geçitleri arasında en stratejik su yollarından biri olarak öne çıkıyor.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının önemli bir bölümü bu dar geçitten sağlanıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) 2025 verilerine göre, savaş öncesi Hürmüz Boğazı’ndan günlük 20 milyon varili aşkın ham petrol ve petrol ürünü geçiyordu.
Tahran ile Washington arasında müzakere süreci devam ederken 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar sonrasında patlak veren savaşta İran, Hürmüz Boğazı'nı kapattı, geçmek isteyen gemileri vurdu. Bu süreç boyunca da İran Meclisi, Hürmüz Boğazı'ndan "geçiş ücreti" alınmasını yasalaştıran bir tasarı hazırlığına başladı.
İran’ın Hürmüz’ü kapatmasının ardından bölgeden petrol akışı büyük oranda durdu. Bu da dünya genelinde petrol fiyatlarının hızla artmasına neden oldu.
Hürmüz’ün kapalı olması ve ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 120 doları aştı. ABD ise Hürmüz’ü kapatan İran’a karşı deniz ablukası başlattı.
ABD, abluka boyunca İran limanlarının veya İran’a ait gemilerin Hürmüz’e giriş ve çıkışlarını yasakladı. Bu da İran’ın petrol ihracatının durma noktasına gelmesine neden oldu.
Pakistan’ın arabuluculuğunda 17 Haziran’da İran ve ABD arasında savaşın sona erdirilmesini öngören mutabakat imzalandı. Bu mutabakatın ardından İran, yeniden Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilerin geçişine açarken, 60 gün boyunca Boğaz'dan geçişlerden ücret almamayı kabul etti.
ABD ise İran’a yönelik deniz ablukasını ve Tahran’ın petrol ihracatına yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırdı. Bunun yanı sıra ABD, mutabakatın ilk aşamasında İran'a ait yaklaşık 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlıkların bir kısmını serbest bırakmayı da taahhüt etti.
ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmadı ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Umman kara sularından alternatif rota belirledi. ABD'nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz'dan geçişleri kısıtlayarak "izinsiz geçiş yapmaya çalışan" bazı gemileri vurdu.
Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik, 8 Temmuz'da Hürmüz Boğazı çevresinde şiddetli çatışmaların başlamasına yol açtı ve yaklaşık 2 hafta devam etti. İran, çatışmaların yeniden başlamasının ardından 12 Temmuz’da Hürmüz Boğazı’nı yeniden geçişlere kapattı.
Bu süreçte İran, ülkenin güney bölgelerini hedef alan ABD'ye karşılık bu ülkenin Ürdün, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerdeki askeri üslerine ve hedeflerine saldırılar düzenledi. Bu süreçte İran, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yaklaşık bir ay önce yeniden görüşmelere başladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 25 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, İran ile Umman arasında boğazdan geçiş için geçici bir güzergah konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi. Garibabadi, güzergahın yaklaşık 7 mil genişliğinde olacağını, girişlerin İran kara sularından yapılacağını, çıkış güzergahının ise kısmen İran, kısmen Umman kara sularından geçeceğini söyledi.
Bu güzergahın geçici olduğunu 30-60 gün arasında yeni güzergah belirleneceğini aktaran Garibabadi, anlaşmayla Umman tarafındaki güney koridorunun da kapatılacağını belirtti. Umman ile varılan düzenlemenin Hürmüz Boğazı'nın yeniden normal ticari trafiğe açılması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Garibabadi, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir adım atılmadan önce ABD, ihlal ettiği tüm taahhütlerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, ancak tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve Yemen'in durumunun çözüme kavuşturulması karşılığında gerçekleşecektir." ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili son olarak 26 Ağustos'ta Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi açıklama yaptı.
İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki yetki ve gelir paylaşımına ilişkin anlaşmaya varıldığını açıkladı. İranlı komutan, "Hürmüz Boğazı, İran'a ve karşımızda yer alan Umman ülkesine aittir.
Yaklaşık bir ay önce Umman ile müzakerelere başladık ve her iki tarafın da kabul ettiği bazı mutabakatlara ulaştık. Bu müzakerelerde, iki ülkenin Boğaz sularındaki payı ile İran ve Umman'ın gelirlerden payları konusunda anlaşmalar sağlandı." dedi.
ABD'nin Umman ile İran arasındaki anlaşma sürecini engellemeye çalıştığını savunan Muhibbi, "Bu durum sürecin gecikmesine yol açmıştır. Eğer ABD engellemeyi bırakır ve mutabakat zaptına (17 Haziran'da imzalanan mutabakat) dönerse, ulaşılan mutabakat çerçevesinde Hürmüz Boğazı'nı açabiliriz.
Dolayısıyla bizim koşullarımız ABD tarafından kabul edilmelidir. Eğer ABD koşullarımızı kabul etmezse Hürmüz Boğazı hiçbir şekilde açılmayacaktır." diye konuştu.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu'nda kabul edilen düzenleme çerçevesinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden "denizcilik hizmetleri" karşılığında ücret alınması öngörülüyor. İran'ın alacağı geçiş ücretinin gemilerin taşıdığı yükün değerinin yüzde 7'si olabileceğine ilişkin haberler yayımlandı.
Uluslararası basında 5 Ağustos'ta yer bulan haberlerde, İran'ın yüzde 7'lik bir oran önerdiği, Umman'ın ise bunun yüzde 3 ile sınırlandırılmasını istediği aktarıldı. İran tarafı ise ücretin ne kadar olacağına dair açıklama yapmadı.
İran'ın Fars Haber Ajansı'na 6 Ağustos'ta konuyla ilgili açıklama yapan ismi açıklanmayan bir kaynak, ücretlerin tek bir sabit orana göre değil, gemilere sağlanacak hizmetlerin kapsamına göre belirlenebileceğini ve söz konusu hizmetler arasında güvenlik, sigorta, yakıt ikmali ve çevre koruma gibi kalemler olabileceğini bildirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği ise halen savaş öncesi seviyelerin oldukça altında.
Küresel deniz trafiğini izleyen şirketlerin verilerine göre, 25 Ağustos'ta Boğaz'dan yalnızca 5 ticari gemi geçti. Bir gün önce bu sayı 4 olarak kaydedildi. 26 Ağustos'ta ise geçiş sayısı 10'a yükseldi ancak bu rakam, son 10 gündeki yaklaşık 15 gemilik ortalamanın altında kaldı.
Savaş öncesinde ise Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 120-140 gemi geçiyordu. Bu nedenle İran ile Umman arasında varılan geçici koridor anlaşması, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin kademeli olarak artırılması açısından önemli bir adım olsa da Boğaz'ın savaş öncesindeki serbest ve yoğun ticari trafiğine dönülmesi için ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlıkların çözülmesi gerekiyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın