İran’ın ABD’ye yönelik 6 maddelik bildirisi küresel dengeleri nasıl değiştirecek?

İran’ın ABD’ye yönelik 6 maddelik bildirisi küresel dengeleri nasıl değiştirecek?

Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilimin ardından stratejik bir hamle yapan Tahran yönetimi, küresel petrol taşımacılığının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nın geleceğini doğrudan AB…

Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilimin ardından stratejik bir hamle yapan Tahran yönetimi, küresel petrol taşımacılığının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nın geleceğini doğrudan ABD'nin atacağı adımlara bağladı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından "Yüce Allah'ın Adıyla" başlığı altında ilan edilen resmi deklarasyon, iki ülke arasındaki güç savaşını diplomatik olarak yepyeni bir safhaya taşıdı. Konsey'in Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, ABD'nin bölgedeki operasyonel varlığı ve ekonomik baskı araçları tamamen tasfiye edilmeden deniz trafiğinin normalleşmeyeceğini kesin bir dille ifade ediyor. Genel Sekreter Muhammed Bakır Zülkadir tarafından ilan edilen resmi bildiri, ABD'nin bölgedeki davranışlarını düzeltmesi tanımına açıklık getiren 6 net dayanaktan oluşuyor. Buna göre Tahran yönetimi ilk olarak, ABD'nin İran'ı asla tehdit etmemesini ve İran'ın kutsallarına hakaret etmemesini şart koşuyor. Bildirinin devamında ABD'nin; İran'a ve İran'ın Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak'taki müttefiklerine saldırmaması gerektiği açıkça ilan ediliyor.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Üçüncü şartta ablukayı kaldırması ve askeri güçlerini çekmesi talep edilirken, hemen ardından ise yaşanan savaş zararlarını karşılaması koşulu masaya sürülüyor. Son adımlarda ise ABD'nin ekonomik yaptırımları kaldırması ve dondurulan varlıkların koşulsuz serbest bırakılması net birer zorunluluk olarak metinde yer alıyor. Taleplerin ilan edilmesinin ardından kapalı kapılar ardında konuşulan senaryolar, bu 6 maddenin esnetilmeye açık birer müzakere unsuru olmadığını net bir şekilde gösteriyor. Güvenlik kanadının sertlik yanlısı duruşuyla bilinen Muhammed Bakır Zülkadir, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin bu şartlardan hem sahada hem de diplomatik masada asla geri adım atmayacağını ilan etti. ABD'nin mevcut ablukayı sürdürme kararlılığına karşılık İran'ın enerji akışını tamamen kesme kartını masada tutması, bölgedeki askeri lojistik dengelerini tamamen değiştiriyor. Çevredeki komşu ülkelerin hattında yeni savunma paktlarının konuşulduğu bu dönemde, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden geliştirdiği bu ödünsüz doktrin kıta genelindeki tüm ticari dengeleri sarsmaya aday görünüyor.

Değişen muharebe şartlarına anında uyum sağlayabilen bu duruş, askeri birliklerin esnekliği gibi dinamik bir operasyonel hazırlığı da arkasına alıyor. Bölgedeki askeri güçler de sivil alanlardan savunma hatlarına hızla geçebilecek şekilde önceden planlanan stratejilerle teyakkuz halinde bekletiliyor. Böylece hem milyarlarca dolarlık ticari kayıplar göze alınıyor hem de ordunun elindeki coğrafi avantajların her zaman en üst perdeden kullanılması garanti altına alınıyor. Son tahlilde İran, Hürmüz Boğazı'nı potansiyel birer diplomatik kaleye dönüştürerek Orta Doğu için ezber bozan ve tamamen üretici reflekslerine dayanan yeni bir savunma doktrini inşa ediyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

Kaynak: Ekonomim

Yorumlar