İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, ABD'nin himayesinde perşembe günü Roma'da sona eren yedinci tur Lübnan-İsrail görüşmelerinin ardından yoğunlaştı. Taraflar arasında 26 Haziran'da varılan çerçeve anlaşmasının uygulanmasına ilişkin sorunlara çözüm getiremeyen toplantılar, iyimser mesajlarla ertelendi. İsrail ordusu, toplantıların bitmesinden bir gün sonra Lübnan'ın güneyine yönelik yoğun saldırılar başlattı. Son aylarda görülen en şiddetli saldırıları düzenleyen İsrail güçleri, son olarak Zavtar el-Şarkiye kasabasını hedef aldı. Saatler boyunca aralıksız topçu ateşine maruz kalan kasabada büyük yıkım yaşandı. Saldırılar üzerine açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı, sivilleri kasıtlı olarak hedef alan İsrail'in savaş suçu işlediğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, ABD'nin savaşın başında İran'ı kolayca yeneceğini zannettiğini kaydederek, bunun gerçekleşmemesi üzerine Başkan Donald Trump yönetiminin ateşkes için Tahran'a "yalvardığını" iddia etti. İSRAİL LÜBNAN'IN GÜNEYİNİ VURDU Lübnan'ın ulusal haber ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail güçleri güney Lübnan'daki Zavtar el-Şarkiye kasabasına topçu saldırısı düzenledi. Kasabanın çeşitli mahallelerine yoğun makineli tüfek ateşi açan İsrail ordusunun saldırısı, bölgede gerilimi tırmandırdı. Saldırı, Lübnan'daki Birleşmiş Milletler (BM) barış gücü UNIFIL'in cuma ile pazar günleri arasında İsrail'in güney Lübnan'a 455 füze fırlattığını ve Lübnan hava sahasını 97 kez ihlal ettiğini bildirmesinin ardından geldi. AYLARDIR GÖRÜLEN EN YOĞUN SALDIRILAR BM Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), yoğun ateşin aylardır görülen en yüksek seviye olduğunu belirtti.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; BM Genel Sekreteri Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, hava sahası ihlallerinin çoğunun insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiğini, helikopter ve savaş uçaklarının da ihlallere katıldığını söyledi. BM, İsrail'in faaliyetlerinin, 2006'daki çatışmanın ardından Güney Lübnan'da barış ve istikrar için uluslararası düzeyde kabul edilen çerçeve olan Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini belirtiyor. Al Jazeera'nin haberine göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İsrail'in son birkaç gündür güney Lübnan'a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları şiddetle kınadı. Bekayi, İsrail'in "vahşi saldırılarının" siviller arasında ölümlere ve yaralanmalara yol açtığına dikkat çekti. İranlı Sözcü, altyapı ve evlerin yıkılmasıyla sonuçlanan saldırıların savaş suçu olduğunun altını çizdi. İsrail saldırıları, ABD'nin himayesinde perşembe günü Roma'da sona eren ve 26 Haziran'da varılan çerçeve anlaşmasının uygulanmasına odaklanan yedinci tur Lübnan-İsrail görüşmelerine rağmen yoğunlaştı. Görüşmelerin ardından taraflardan somut bir ilerleme sağlandığına ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi. İran devlet televizyonuna açıklama yapan İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise ülkesinin dünyaya "yenilmez bir güç" olduğunu kanıtladığını belirterek, "Bunu diğer ülkelerin dışişleri bakanlarından ve yetkililerinden defalarca duydum: 'Siz İranlılar bir mucize yarattınız; tüm dünyayı şaşırttınız.' dediler" ifadelerini kullandı. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın başında İran'dan "koşulsuz teslimiyet" talep ettiğini belirterek, aylar içinde durumun tamamen tersine döndüğünü söyledi. Ülkesinin direnişinin ve stratejik sabrının zafer getirdiğini öne süren Arakçi, "ABD Başkanı savaşın başında iki kelime yazdı: 'Koşulsuz teslimiyet'. Onların bizden istediği buydu ve 20 gün sonra aynı düşman müzakereler için yalvarıyordu" ifadelerini kullandı. ABD'nin İsrail, Batı dünyası ve bazı diğer ülkelerin desteğine sahip olduğunu hatırlatan Arakçi, "İran'ın ABD'ye bu şekilde direnebileceğini kimse düşünmemişti" diye konuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİ DÜŞÜŞTE ABD ile İran arasında barış anlaşması umutlarının azalması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini doğrudan etkiledi. Gemi takip verilerine göre, pazartesi günü boğazdan geçen gemi sayısı 6'ya geriledi. Son 10 günde ortalama 11 geminin kullandığı boğazda trafik seviyesi azaldı. Kpler verilerine göre, aralarında 2 boş petrol tankerinin de bulunduğu 4 ticari gemi boğaza giriş yaptı. Boğazdan çıkış yapan 2 gemiden biri sıvılaştırılmış petrol gazı, diğeri ise artık yakıt taşıyordu. Savaş öncesi dönemde boğazdan her gün ortalama 130 ila 140 gemi geçiş yapıyordu. Öte yandan, Aden Körfezi'ni Kızıldeniz'e bağlayan Babülmendep Boğazı'nda durum farklı seyrediyor. Pazartesi günü boğazdan 25 gemi geçti. Babülmendep'teki trafik, 10 günlük ortalama olan yaklaşık 24 gemi seviyesinde sabit kaldı. ABD ile İran arasında görüşmelerin tıkanması ve Hürmüz Boğazı'nda yakın zamanda bir çözümün beklenmemesi nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. Brent petrol vadeli işlemleri varil başına 88 dolara, ABD ham petrol vadeli işlemleri ise 82,45 dolara çıktı. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!