Japonya genelinde ormanlardaki besin kıtlığı ve kırsal alanların boşalması nedeniyle yerleşim yerlerine inen ayılar ile insanlar arasındaki çatışmalar tarihin en yüksek seviyesine çıktı. Ülkede geçen yıl 230'dan fazla kişinin ayı saldırısına uğraması ve 13 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine yetkililer harekete geçti.
Hükümetin meskûn mahallerde avlanma kurallarını esnetmesi ve ülke genelinde kurulan tuzakların ardından yaklaşık 12 bini Asya kara ayısı, 2 bini ise boz ayı olmak üzere 14 bini aşkın ayı öldürüldü. Ülkedeki ayı popülasyonunun yaklaşık dörtte birinin ortadan kaldırılmasına rağmen vakalar son bulmadı.
Yeni av sezonunun başından bu yana en az dokuz farklı bölgede 35'ten fazla saldırı kayıtlara geçerken 6 kişi yaşamını yitirdi.
Yerleşim yerlerinde görülen ayılar nedeniyle bazı kentlerde onlarca okulda eğitime ara verildi. Geleneksel lisanslı avcı sayısının yıllar içinde yarıdan fazla azalması nedeniyle yerel yönetimler tuzaklama yöntemlerine ağırlık verirken, yetkililer artan insan-ayı temasının önüne geçmekte zorlanıyor.
Çevre örgütleri ve yaban hayatı uzmanları, küresel ölçekte nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Asya kara ayılarının bu hızla öldürülmesinin yerel yok oluşlara yol açabileceğini belirtiyor. Japonya'daki gerçek ayı sayısının kesin olarak bilinmediğini vurgulayan uzmanlar, bilimsel sayım verileri olmadan yürütülen yoğun itlafın popülasyona telafisi imkansız zararlar verebileceğini dile getiriyor.
Çevre Bakanlığı ise durum tespiti için üç yıl sürecek kapsamlı bir sayım çalışması başlattı.
Saldırıların temelinde iklim değişikliğinin orman ekosisteminde yarattığı tahribat yatıyor. Aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle ayıların kış uykusu öncesi temel besini olan meşe ve kayın tohumlarında büyük kayıplar yaşanıyor.
Ormanda yeterli yiyecek bulamayan hayvanlar, genç nüfusun şehirlere göç etmesiyle terk edilmiş bahçelere ve bakımsız meyve ağaçlarının bulunduğu köylere iniyor. Yaban hayatı uzmanları, doğrudan öldürme odaklı yaklaşımlar yerine yerleşim yerlerinin çevresine caydırıcı çitler çekilmesi, açıkta kalan organik atıkların toplanması ve kritik dönemlerde orman içlerine kontrollü besin bırakılması gibi koruyucu tedbirlerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın