33 yaşındaki öğretmen ve iki çocuk annesi Yulia Sadvakasova ise köyde yaşamayı sürdürenlerden. “Burası sakin ve huzurlu. Çocukları da her zaman gözümün önünde tutabiliyorum.” diyen Sadvakasova’nın yaşadığı köyü, ufukta yalnızca bir çimento fabrikasının kulesinin böldüğü geniş Kazak bozkırları çevreliyor.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından hızla nüfus kaybeden Zaozerny’de geçmişin izleri de giderek siliniyor. Bir dönem kent tiyatrosu olarak kullanılan binanın içinde bugün inekler dolaşıyor.
Eski hastane enkaza dönüşmüş durumda. Sovyet döneminden kalma dev bir mozaikte tasvir edilen uranyum madencisinin yüzünün ise yarısı artık yok.
Köy, Sovyetler Birliği’nin dağıldığı dönemde yaklaşık 10 bin kişiye ev sahipliği yapıyordu. Nüfusun başlıca geçim kaynaklarından biri yakındaki uranyum madeniydi.
Bugün ise köyde yalnızca 216 kişi yaşıyor.
Dünyanın yüzölçümü bakımından dokuzuncu büyük ülkesi olan Kazakistan, kuzeyden güneye yaklaşık 1600, doğudan batıya ise 3 bin kilometre boyunca uzanıyor. Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip ülke, aynı zamanda dünyada nüfus yoğunluğunun en düşük olduğu ülkeler arasında bulunuyor.
Yetkililere göre 2000 yılından bu yana ülkede yaklaşık 1800 yerleşim yeri tamamen ortadan kalktı. Bu köylerden geriye çoğu zaman harabeye dönmüş birkaç yapı ve haritalardaki isimleri kaldı.
Nüfus kaybının en yoğun yaşandığı bölge ise ülkenin kuzeyi. Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından bu yana kuzey bölgelerinden yaklaşık 1,2 milyon kişi ayrıldı.
Göçün nedenleri arasında ekonomik imkanların yetersizliği, nüfusun yaşlanması ve Sovyet döneminde bölgeye zorla yerleştirilen insanların torunları dahil olmak üzere Slav kökenli nüfusun azalması gösteriliyor. Kazakistan nüfusunun yaklaşık yüzde 25 ila 30’u yalnızca üç büyük kentte yaşıyor: Başkent Astana ile ülkenin güneyindeki Almatı ve Çimkent.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev de haziran ayında yaptığı açıklamada, “İnsanlar kitlesel olarak Astana ve Almatı’ya taşınıyor.” diyerek bölgelerdeki sosyal imkanların yetersizliğine dikkat çekmişti. Tokayev, daha önce yaptığı bir başka açıklamada ise yoğun göçün büyük kentlerin altyapısı üzerinde “muazzam bir baskı” oluşturduğunu belirtmişti.
Astana’da okulların kapasitesinin aşıldığını, ısıtma ve su altyapısının da artan nüfusa yetişmekte zorlandığını ifade etmişti. Kazakistan hükümeti, hem büyük kentlerin üzerindeki nüfus baskısını azaltmak hem de kırsal bölgelerin tamamen boşalmasını önlemek için çeşitli önlemler almaya çalışıyor.
İnsanların ülkenin kuzey bölgelerine taşınmasını teşvik etmek amacıyla sunulan devlet destekli mali teşvikler ise şimdiye kadar sınırlı başarı sağladı. Teşviklerden yararlanarak kuzeye taşınanların önemli bir bölümü, sert kış şartları ve düşük ücretler nedeniyle daha sonra eski yaşadıkları bölgelere geri döndü.
Hükümet bunun üzerine daha sert önlemler almaya başladı. İlkbahardan bu yana ülkeye gelen yabancılar ile yurt dışından Kazakistan’a dönen etnik Kazakların ülkenin en büyük üç kentinde oturma izni almasına sınırlama getirildi..
Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz..
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın