Londra Metal Borsası'nda işlem gören üç ay vadeli bakır kontratları, haftanın son işlem gününde ton başına 14.069 dolar seviyesine geriledi. Emtia fiyatlarının uzun süredir aralıksız yükselmesi, sanayi üreticilerinin yüksek hammadde maliyetlerine karşı defansif bir pozisyon almasına ve kısa vadeli bir dengelenme arayışına yol açıyor.
Benzer bir satıcılı seyir Asya piyasalarında da gözlenirken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki en aktif kontrat ton başına 107.460 yuan seviyesine çekildi. Yaşanan bu son düzeltmeye rağmen kırmızı metal, dünya genelindeki maden kısıtlamaları nedeniyle yıllık bazda %47'yi aşan güçlü kazanımlarını korumayı sürdürüyor.
Fiyatların tarihi zirve seviyelerine yakın tutunmasının arkasında, küresel maden arzında yaşanan ani ve kronik kesintiler yer alıyor.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Şili devlet şirketi Codelco'nun operasyonel aksaklıklar nedeniyle üretim hedeflerini düşürmesi, piyasadaki fiziki hammadde bulma zorluğunu tetikledi. Bunun yanı sıra, Gresik Ergitme Tesisi'nde meydana gelen fırın hasarı sebebiyle üretimin geçici olarak durması arz cephesindeki daralmayı körüklüyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin yerel işlemeyi teşvik etmek adına bakır konsantresi ihracatına getirdiği kısıtlamalar ise emtia borsalarındaki anlık teslimat primlerini zirvede tutan bir diğer yapısal etken olarak öne çıkıyor. ABD ticaret yönetiminin rafine bakır ithalatına yönelik devreye almayı planladığı olası gümrük vergisi yaptırımları, küresel metal akışının rotasını baştan aşağı değiştiriyor.
Vergisel risklerle karşılaşmak istemeyen fon yöneticileri ve tüccarlar, uluslararası depolardaki varlıklarını hızla ABD limanlarına kaydırarak borsa stoklarının %14 oranında erimesine neden oldu.
Fiziki taraftaki bu sıkışmaya karşın, en büyük tüketici konumundaki Çin iç pazarından gelen temmuz ayı ithalat verilerinin zayıflaması kısa vadeli spekülatif alımların hızını kesiyor. Yapay zeka veri merkezleri, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve yenilenebilir enerji dönüşümünden gelen mutlak talep ivmesi ise endüstriyel metalin uzun vadeli temel göstergelerini güçlü tutmaya devam etmektedir.
Bu yapısal talep döngüsü, küresel imalat sanayisinde hammadde tedarik güvenliğini stratejik bir öncelik haline getirirken, vadeli işlem piyasalarındaki uzun vadeli fon girişlerini de besliyor. Metal fiyatlarındaki bu yüksek katılık, merkez bankalarının sanayi enflasyonuyla mücadele süreçlerinde yeni bir maliyet baskısı oluşturma potansiyelini canlı tutuyor.
Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın