Küresel tahvil piyasalarında hızlanan satış dalgası, kamu maliyeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD'den Fransa'ya ve Japonya'ya kadar pek çok ülkede borçlanma maliyetleri son yılların en yüksek seviyelerine çıkarken, tahvil getirilerindeki bu tırmanış hisse senedi piyasaları dahil olmak üzere diğer finansal varlıkları da olumsuz etkiliyor.
Küresel ölçekte borçlanma maliyetleri ve varlık fiyatları açısından temel gösterge kabul edilen 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yüzde 5,34 seviyesine ulaşarak 2002 yılından bu yana en yüksek düzeyi gördü. Tahvil fiyatları geriledikçe yükselen faiz oranları; artan enerji maliyetlerinin enflasyonu körüklemesi, yapay zeka ile veri merkezi yatırımlarındaki patlamanın büyüme beklentilerini yukarı taşıması ve kısa vadeli politika faizlerinin kalıcı olacağı öngörüleri nedeniyle dünya genelinde yükselişini sürdürüyor.
Yükselen faizler şirketlerin ve konut kredisi kullanan tüketicilerin finansman giderlerini artırırken, kamu yönetimlerini de bütçelerinden daha büyük payı faiz harcamalarına ayırmak zorunda bırakıyor. Piyasalardaki satış dalgası, özellikle yüksek borç yükü taşıyan ülkelerde daha ağır hissediliyor.
Reuters ajansının haberine göre Fransa'nın 10 yıllık tahvili, 1987 yılından bu yana en zayıf çeyrek dönem performansını kaydetti. Getirisi 10 baz puanlık artışla yüzde 4,96 seviyesine çıkarak sembolik yüzde 5 eşiğine yaklaştı.
Fransa'nın borcunu temerrüt riskine karşı sigortalama maliyeti ise 2013 yılından bu yana görülen en yüksek düzeye ulaştı. Benzer biçimde İtalya tahvillerinde de satış baskısı öne çıkıyor.
İngiltere'de 30 yıllık kamu tahvili faizi yüzde 6 seviyesini aşarak 1998'den bu yana en yüksek noktaya yerleşti. Yıllar süren deflasyon sürecinin ardından enflasyonun kalıcılaştığı Japonya'da ise devlet tahvili getirileri, art arda beş çeyrek dönem boyunca çift haneli yükseliş kaydederek benzeri görülmemiş bir seyir izledi.
Piyasa aktörleri bu yıl ABD'de faiz indirimine gidileceği yönündeki beklentilerini geride bıraktı. Geçen ay gerçekleşen artırımın ardından piyasalar, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) 2027 ortasına kadar en az üç faiz artırımı daha kararlaştıracağını fiyatlıyor.
Bu yıl iki kez faiz artıran Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) ise gelecek yılın ortasına kadar 25'er baz puanlık üç artırım daha yapması bekleniyor. Gelişmeler hisse senedi piyasalarını da sarsıyor.
AFP ajansının aktardığına göre Avrupa'da gösterge STOXX 600 endeksi yüzde 1,2 gerileyerek haziran ayından bu yana en düşük seviyesine indi; bankacılık hisselerindeki değer kaybı yüzde 3'e kadar ulaştı. Kredi piyasasında temerrüt riskine karşı koruma sağlayan yüksek riskli tahvil kredi temerrüt takası (CDS) endeksi de nisan ayı başından bu yana kaydedilen en yüksek noktaya çıktı.
Piyasalardaki satış eğilimi, ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın sürmesi nedeniyle derinleşiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın yedi günlük ateşkes teklifini kamuoyu önünde reddetmesi Wall Street endekslerini aşağı çekti; geniş tabanlı S&P 500 endeksi günü yüzde 0,8 düşüşle tamamladı.
Avrupa borsalarında Londra ve Frankfurt yüzde 0,1 ekside kapanırken Paris yatay seyretti.
Asya piyasaları ise Washington ile Pekin'in ticaret ateşkesini uzatmasına yanıt verirken günü karışık bir seyirle noktaladı. Güçlenen Amerikan doları karşısında altın fiyatları yaz aylarındaki zirvelerinden geriledi.
Petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerinde seyrederken Avrupa'da doğalgaz fiyatları artış gösterdi. İngiltere'de ortalama motorin fiyatları litre başına neredeyse iki sterline yaklaşarak rekor kırdı.
İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda küresel enerji maliyetlerini artıran tedarik krizini hafifletmek amacıyla Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını da içeren bir çatışmasızlık planı sunmuştu. Dünyanın petrol ve doğalgaz sevkiyatı için kritik önemdeki bu suyolu, Yemenli Husilerin Babülmendep Boğazı dahil olmak üzere Yemen'in tüm Kızıldeniz kıyılarını kontrol altına almasıyla çatışmanın merkezinde yer alıyor.
Trump, İran'ın savaşı sonlandırma yönündeki son önerisini reddetmesine karşın Amerikan medya kuruluşu Axios'a yaptığı açıklamada müzakerelerin gelecek günlerde yeniden başlamasını beklediğini söyledi. İran resmi haber ajansı IRNA ise, BM heyetine yakın bir kaynağa dayanarak ABD ile planlanmış yeni bir görüşme olmadığını aktardı.
İran devlet televizyonu da Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin New York'ta Katarlı arabulucularla bir araya gelerek Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik şartlar ve arabulucular vasıtasıyla iletilen mesajları ele alacağını duyurdu.. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz..
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın