Küresel piyasalarda petrol ve özellikle motorin fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'de akaryakıt fiyatlarını yeniden ekonomi gündeminin ilk sıralarına taşırken, hükümet motorine vergi müdahalesinde bulundu. 12 Ağustos'tan itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre fiyatına yaklaşık 1,50 lira, motorinin litre fiyatına ise yaklaşık 5,13 lira zam yapılması bekleniyordu. Ancak beklenen fiyat artışları pompaya yansımadı. Ardından 13 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile motorinde uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yeniden düzenlendi. Buna göre 12 Ağustos itibarıyla litre başına 7,74 lira düzeyinde bulunan fiili motorin ÖTV'si Ağustos sonuna kadar sıfırlandı. KDV etkisi de hesaba katıldığında düzenlemenin motorinin pompa fiyatında yaklaşık 9,29 liralık düşüş yaratması bekleniyor. Böylece beklenen 5,13 liralık zam pompaya yansımazken, fiili ÖTV tutarının sıfırlanması motorin fiyatını ayrıca aşağı çekti. Düzenleme yalnızca Ağustos ayını kapsamıyor. Motorinde uygulanacak ÖTV için yıl sonuna kadar yeni bir takvim de belirlendi. ÖTV litre başına 1-30 Eylül arasında 3 lira, ekim ayında 6 lira, kasım ayında 9 lira ve aralık ayında 12 lira olacak. 1 Ocak 2027'den itibaren ise 13,9006 liraya çıkarılacak. Mart ayında alınan karar uyarınca motorin için belirlenen ÖTV tutarı litre başına 13,9006 liraydı. Ancak eşel mobil sistemi ve vergi indirimleri nedeniyle pompaya yansıyan fiili ÖTV tutarı son olarak 7,74 liraya kadar gerilemişti. Motorin aynı zamanda eşel mobil sisteminin kapsamından çıkarıldı. Böylece uluslararası fiyat hareketlerinin belirli bir bölümünün ÖTV üzerinden dengelendiği mevcut mekanizmanın yerini, yıl sonuna kadar önceden belirlenmiş bir vergi patikası aldı. Benzin ve LPG'de ise mevcut eşel mobil uygulaması şimdilik devam edecek. Yurt içi rafineri fiyatlarındaki artışların yüzde 25'i 30 Eylül'e kadar ÖTV'den karşılanacak. Sistem 1 Ekim'den itibaren benzin ve LPG açısından da sona erecek. DW Türkçe'den Pelin Ünker'in derlediği habere göre Kararın zamanlamasında küresel motorin piyasasında son haftalarda yaşanan sert fiyat hareketleri etkili oldu. Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin belirsizlik nedeniyle hafta başında yeniden yükseldi. Brent petrol 90 dolar seviyesine yaklaşırken motorin fiyatlarındaki artış ham petroldeki yükselişin de üzerine çıktı.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Ancak petrol fiyatları 13 Ağustos'ta yönünü yeniden aşağı çevirdi. Brent petrol 88 doların, ABD Batı Teksas türü (WTI) petrol ise 82 doların altına kadar geriledi. Fiyatların gerilemesinde küresel petrol talebine ilişkin beklentilerin aşağı çekilmesi ve ABD ham petrol stoklarındaki sert artış etkili oldu. Buna karşılık İran savaşı nedeniyle süren arz sıkıntıları ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlik, fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. OPEC, 12 Ağustos'ta yayımladığı aylık raporunda 2026 yılı küresel petrol talebi artış tahminini günlük 580 bin varile düşürdü. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise savaşın yakıt arzını kısıtlaması ve fiyatları yükseltmesi nedeniyle küresel petrol talebinin bu yıl günlük 1,6 milyon varil gerilemesini beklediğini açıkladı. Kurumun bir önceki tahmini günlük 1 milyon varillik düşüş yönündeydi. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin verileri de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD'nin ticari ham petrol stokları 7 Ağustos'ta sona eren haftada 17,4 milyon varil artarak 424,4 milyon varile yükseldi. Bu, Ocak 2023'ten bu yana kaydedilen en büyük haftalık artış oldu. Asıl dikkat çekici hareket ise rafineri ürünlerinde yaşanıyor. Küresel dizel piyasasında hafta başında sert fiyat hareketleri yaşandı. Reuters'ın verilerine göre ABD'de düşük kükürtlü dizel vadeli kontratları 10 Ağustos'ta yüzde 7,4 artarken, Avrupa'da dizel rafinaj marjları yaklaşık yüzde 10 yükseldi. Bu tablo, pompa fiyatları açısından yalnızca Brent petrol fiyatına bakmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Ham petrol fiyatı gerilese bile dizel arzındaki sıkışıklık motorin fiyatlarının yüksek kalmasına yol açabiliyor. Motorin piyasasındaki sıkışıklığın arkasında birden fazla arz sorunu bulunuyor. Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilere yönelik saldırıları motorin arzı üzerindeki baskıyı artırıyor. Son olarak 11 Ağustos'ta düzenlenen saldırının ardından Orsk rafinerisinde üretim durdu. Rusya'nın yakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları ve Ortadoğu'daki jeopolitik riskler de motorin arzını baskılıyor. ABD'deki distilat stoklarının, motorin ve kalorifer yakıtı dahil, yılın bu dönemi açısından yaklaşık 30 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi de piyasadaki kırılganlığı artırıyor. Buna tarım, taşımacılık ve sanayiden gelen talep eklendiğinde motorin fiyatı ham petrolden daha hızlı yükselebiliyor.
Türkiye'de petrol ve petrol ürünlerinin fiyatlarındaki artışlar yalnızca araç sahiplerini ilgilendirmiyor. Enerjide yüksek oranda dışa bağımlı olan Türkiye'de uluslararası ürün fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kurundaki hareketler akaryakıt maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Yük taşımacılığının büyük bölümünün karayoluyla yapılması nedeniyle motorin fiyatındaki artış nakliyeden tarıma, gıdadan sanayiye kadar üretim ve dağıtım zincirinin tamamına yayılabiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı da düzenlemenin gerekçesinde tüketiciler, nakliyeciler ve sanayiciler üzerindeki fiyat baskısının azaltılmasının yanı sıra dezenflasyon sürecinin desteklenmesi ve ekonomik aktivite üzerindeki maliyet baskısının sınırlandırılmasını öne çıkarıyor. Bu açıdan bakıldığında karar, küresel enerji maliyetindeki yükselişin enflasyona geçişini vergi indirimi yoluyla sınırlama girişimi anlamına geliyor. Ancak motorindeki vergi indiriminin diğer tarafında kamu maliyesi bulunuyor. Eşel mobil sistemi kapsamında devlet zaten uluslararası akaryakıt fiyatlarındaki artışın bir bölümünü ÖTV gelirinden vazgeçerek karşılıyordu. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 5 Mart'tan itibaren eşel mobil sistemi nedeniyle vazgeçilen ÖTV'nin 86 milyar liraya, bunun üzerinden alınamayan KDV'nin ise 17 milyar liraya ulaştığını bildirmişti. GİB ayrıca o tarihteki petrol fiyatları ile mevcut akaryakıt ÖTV tutarlarının yıl sonuna kadar değişmeden kalması halinde toplam vergi kaybının 600 milyar lirayı aşacağını hesaplamıştı. Ancak daha sonra yapılan vergi değişiklikleri nedeniyle bu tutar güncel bir yıl sonu tahmini niteliği taşımıyor. Yeni düzenleme bu dengeyi motorin açısından yeniden değiştiriyor. Ağustos sonuna kadar motorinden ÖTV alınmayacak. Buna karşılık ÖTV'nin eylül ayından itibaren 3 liradan başlayarak her ay 3 lira artırılması, vergi indiriminin yıl sonuna doğru kademeli olarak geri alınacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla düzenleme motorin maliyetindeki küresel artışı ortadan kaldırmıyor. Bunun yerine küresel maliyet artışının pompa fiyatlarına yansıyan bölümünü kısa vadede vergi gelirinden vazgeçilmesi yoluyla sınırlıyor. Motorindeki ÖTV'nin sıfırlanması pompa fiyatlarında kısa vadede rahatlama sağlayacak. Ancak küresel motorin arzındaki sıkışıklık sürerken, ÖTV'nin eylülden itibaren kademeli artırılacak olması fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü risklerin ortadan kalkmadığını gösteriyor. Uluslararası ürün fiyatları ve döviz kuru gerilemezse vergi artışları önümüzdeki aylarda yeniden pompa fiyatlarına yansıyabilir. Bu nedenle düzenleme, küresel maliyet baskısını ortadan kaldırmaktan çok, bu baskının kısa vadede tüketici fiyatlarına geçişini sınırlıyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!