Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) Ebola salgını hızla yayılmaya devam ediyor. Ülkenin kuzeydoğusunda yoğunlaşan salgında 2 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybederken, vakalar altı eyalete yayıldı.
Salgının merkez üssü konumundaki Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da çalışan sağlık görevlileri ise hem virüse yakalanma riskiyle hem de ödenmeyen ücretlerle mücadele ediyor. BM'nin kıdemli Ebola koordinatörü Julien Harneis, salgının “katlanarak” yayıldığını ve mevcut müdahale kapasitesini geride bıraktığını açıkladı.
Salgınla ön saflarda mücadele eden sağlık çalışanları en büyük risk gruplarından birini oluşturuyor. BM verilerine göre şimdiye kadar 160 sağlık çalışanına Ebola bulaştı, bunlardan 43'ü hayatını kaybetti.
Bunia'daki Elikya Ebola Tedavi Merkezi'nde hemşire olarak çalışan Sophie Mwadawa Kabundo, her gün hastalığa yakalanıp virüsü ailesine taşıma korkusuyla işe gittiğini söyledi. Merkeze giderek daha fazla doğrulanmış vakanın getirildiğini belirten Kabundo, bazı meslektaşlarının da salgında hayatını kaybettiğini anlattı.
Sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu sorunlardan biri de ödenmeyen ücretler. Elikya merkezinde hijyen görevlisi olarak çalışan Martin Bolombi, mayıs ayından bu yana görev yaptığını ancak yalnızca haziran ayının ücretini alabildiğini söyledi.
Bolombi, geçen ay ödenmeyen primler nedeniyle tedavi merkezi önünde protesto düzenleyen yaklaşık 100 sağlık çalışanı arasında yer aldı. Kabundo da ücretlerinin ödenmediğini belirterek hükümetten acil çözüm talep etti.
Çalışanlar, salgın ağırlaşırken haftanın yedi günü çalışmak zorunda kaldıklarını söylüyor. BM yetkilisi Harneis, salgına müdahale için ayrılan mevcut kaynakların birkaç hafta içinde tükenebileceği uyarısında bulunarak uluslararası topluma daha fazla yardım çağrısı yaptı.
Mücadelenin, yaklaşık 30 yıldır çatışmaların yaşandığı ve ciddi insani ihtiyaçların bulunduğu bir bölgede yürütülmesi de salgının kontrol altına alınmasını güçleştiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut salgının 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'yı vuran ve tarihin en büyük Ebola salgını olarak kayıtlara geçen krizi aşabileceğini tahmin ediyor.
Söz konusu salgında Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 28 bin 600'den fazla vaka görülmüş, 11 bin 325 kişi hayatını kaybetmişti. Mevcut vakaların, Ebola virüsünün nadir görülen Bundibugyo türünden kaynaklandığı belirtildi.
Bu türe karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Ancak hem aşı hem de tedavi seçeneklerine ilişkin klinik çalışmalar sürüyor.
Ebola, enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşabiliyor. Virüs bulaşmış giysi ve yatak gibi yüzey ve malzemeler de hastalığın yayılmasına neden olabiliyor.
Yetkililere göre salgının önündeki en büyük engellerden biri de toplumdaki güvensizlik ve yanlış bilgiler. Bazı hastaların belirtiler göstermelerine rağmen sağlık merkezlerine başvurmadığı veya test sonuçlarını beklerken toplum içinde saklandığı, bunun da yeni bulaşma kümelerinin oluşmasına yol açtığı belirtiliyor.
Sağlık merkezleri ve ambulanslara yönelik saldırılar da mücadeleyi zorlaştırıyor. DSÖ, mayıs ayında salgını uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.
Daha sonraki genetik incelemeler ise salgının aslında şubat ayında başladığını ortaya koydu.. Aynı zamanda analitik çerezler de kullanıyoruz..
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın