Otomotiv editörü Emre Özpeynirci, otomotiv sektörünün içinde bulunduğu tabloyu değerlendirirken, yılın başında 1,3-1,4 milyon adet olarak öngörülen pazarın artık 1,2 milyon adet seviyesine doğru gerilediğini söyledi. Temmuz ayında yaklaşık yüzde 25'lik bir daralma yaşandığını belirten Özpeynirci, ağustosta da benzer bir tablonun devam ettiğini ifade etti. Özpeynirci, ağustos ayının ilk iki haftasındaki verilere bakıldığında pazarın geçen yılın oldukça altında kalacağının görüldüğünü belirterek, ayın 75.000-80.000 adet bandında kapanabileceğini söyledi. Emre Özpeynirci'ye göre bu gelişmeler, yıl sonu pazar beklentilerinin de aşağı yönlü revize edilmesine neden oluyor. Otomotiv pazarındaki en önemli sorunlardan birinin elektrikli araçlarda uygulanan ÖTV matrahları olduğunu belirten Özpeynirci, özellikle 2,4 milyon TL'lik sınırın sektörde ciddi bir baskı yarattığını söyledi. Mevcut sistemde yüzde 25'lik vergi diliminden yüzde 55'lik dilime geçişin bu sınır üzerinden gerçekleştiğini hatırlatan Özpeynirci, bunun bazı modeller açısından ciddi bir fiyat farkı oluşturduğuna dikkat çekti. Özpeynirci, Hyundai Ioniq 6'nın fiyatının bu nedenle sınırda tutulduğunu ve yüzde 55'lik vergi dilimine girme riski nedeniyle satış hedeflerinin düşük belirlendiğini söyledi.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; TOGG T10X'in V2 versiyonunun da 2 milyon 411 bin TL ile sınırda bulunduğunu belirten Özpeynirci, yüzde 1'lik bir fiyat artışının bile aracı bir anda yüzde 55'lik ÖTV dilimine sokarak fiyatını 3 milyon TL'nin üzerine çıkarabileceğini ifade etti. Mini Countryman'in söz konusu sınırı aşarak fiyatını 3,8 milyon TL seviyelerine çıkardığını belirten Özpeynirci, Volvo EX30, Kia EV5 ve Tesla Model Y gibi modellerin de benzer bir matrah baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Pazardaki daralmanın bir diğer önemli nedeninin ise finansman olduğunu vurgulayan Özpeynirci, tüketicinin krediye ulaşmakta zorlandığını belirtti. BDDK'nın dört yıldır kredi vadelerini güncellemediğine ve kredi oranlarının düşük kaldığına dikkat çeken Özpeynirci, yeterli nakit parası olmayan tüketicinin sıfır araç almasının giderek zorlaştığını söyledi. Tasarruf finansman şirketlerine getirilen sınırlamaların da pazarı etkileyebileceğini belirten Özpeynirci, özellikle filo ve premium araç tarafındaki satışların bundan olumsuz etkilenebileceğini ifade etti. Özpeynirci, otomotiv pazarındaki gerilemenin yalnızca kredi ve vergilerle açıklanamayacağını da söyledi. 2026 yılının şubat ayından itibaren değerli madenlerde yaşanan gerilemenin de otomotiv talebini etkilediğini belirten Özpeynirci, geçmiş yıllarda insanların altından elde ettikleri kazancı otomobile yönlendirdiğini hatırlattı.
Bu yatırım amaçlı alımların artık durduğunu ve bunun pazar kaybındaki önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi. Sektörün yeniden hareketlenmesi için atılması gereken adımlar konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özpeynirci, hurda teşvikinin bunlardan biri olduğunu belirtti. 2018 yılında uygulanan 100.000 TL'lik teşvikin bugünkü araç fiyatları karşısında anlamını yitirdiğini söyleyen Özpeynirci, yerli üretim araçları kapsayacak yeni bir finansman modelinin bankalar aracılığıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Özpeynirci ayrıca yerli sanayinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Tofaş'ın K9 projesi, Ford Otosan ve Iveco gibi büyük yatırımların korunması gerektiğini belirten Özpeynirci, yeni yatırımların Türkiye'ye çekilmesi için de yerli sanayiye özel teşviklerin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Özpeynirci'ye göre otomotiv sektörünün önündeki tabloyu belirleyecek iki kritik konu ise ÖTV matrahları ve kredi koşulları olacak. Bu alanlarda güncelleme yapılmadığı takdirde otomotiv sanayisinin ekonominin lokomotifi olma özelliğini kaybetme riski bulunuyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!