Piyasaların yeni haftaya oldukça durgun bir giriş yaptığını belirten Dr. Sevgen, küresel ajandada ABD enflasyon verilerinin, yurt içinde ise Merkez Bankası’nın enflasyon raporu sunumunun en kritik başlıklar olduğunu ifade etti. Jeopolitik risklerin, özellikle Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelerin petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturduğunu kaydeden Dr. Sevgen, buna rağmen piyasalarda genel olarak 'kötü haberin olmaması' durumunun olumlu bir sinyal olarak okunabileceğini söyledi. BIST 100 endeksindeki teknik görünümü analiz eden Dr. Sevgen, endeksin cuma günü 13.956 seviyesine kadar yükselerek 14.000 sınırını zorladığını belirtti. Endeksin 13.850 puanın üzerinde kalıcılık sağlamasının önemine değinen Dr. Sevgen, aşağıda 13.600 seviyesinin kritik bir destek olduğunu, bu seviye kırılmadığı sürece yukarı yönlü isteğin devam edebileceğini öngördü.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Ayrıca, cuma günü tüm endeksin artı kapatmasının dipten dönüş ve içerideki paranın piyasada kaldığına dair olumlu bir işaret olduğunu ekledi. Bu hafta gerçekleşecek dört yeni halka arzın piyasadan yaklaşık 20 milyar TL’lik bir nakit çıkışına neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Sevgen, bu durumun mevcut hisseler üzerinde bir baskı yaratabileceğini ifade etti. Yatırımcıların halka arzlara katılmak için mevcut pozisyonlarını satıp nakde dönme eğiliminde olduğunu belirten Dr. Sevgen, piyasaya ekstra taze para girişi olmaması nedeniyle bu tür süreçlerin piyasayı zorladığını söyledi. Ayrıca, Halkbank’ın sermaye artırımı başvurusunun da ilerleyen dönemde takip edilecek önemli bir gelişme olduğunu hatırlattı. Emtia piyasalarını da değerlendiren Dr. Sevgen, ons altında 4.350 seviyesinin çok kritik bir direnç olduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda 4.550-4.600 bandına doğru hızlı bir hareketin tetiklenebileceğini belirtti.
Petrol tarafında ise 82 ve 84 dolar aralığında ciddi bir sıkışma yaşandığını vurgulayan Dr. Sevgen, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak bugünlerde her iki yöne de sert bir kırılma yaşanabileceği konusunda yatırımcıları uyardı. Dr. Sevgen, piyasadaki fiyatlama mekanizmalarının son dönemde ciddi şekilde değiştiğini ve geleneksel analiz yöntemlerinin (fiyat/kazanç oranı, defter değeri gibi) eski etkisini yitirdiğini savundu. "Para nereye giriyorsa fiyat onun peşinden yükseliyor" diyen Dr. Sevgen, bireysel yatırımcıların bu karmaşık yapıda doğru hisseyi seçmekte zorlanabileceğini, bu nedenle profesyonel yönetim altındaki yatırım fonlarına yönelmenin daha sağlıklı bir strateji olacağını ifade etti. Kendi portföy dağılımında ise %50 kıymetli maden (özellikle gümüş) ve %50 hisse senedi fonu ağırlığını koruduğunu belirtti. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar