Türkiye'nin sanayi üretimindeki gidişatı değerlendiren Prof. Dr. Aslanoğlu, son beş yıllık tabloya bakıldığında sanayi endeksinin 105 ile 110 bandı arasında sıkıştığını belirtti. Bu durumu "üç sandalye üretiyorsak üç sandalye üretmeye devam ediyoruz" sözleriyle özetleyen Aslanoğlu, sanayinin büyümeye katkısının sıfıra yakın seyrettiğini ve bu durumun Türkiye'nin alışık olduğu bir tablo olmadığını dile getirdi. Küresel talep koşullarını ölçen ihracat iklimi verilerinin olumlu seyretmesine rağmen Türkiye'nin bu talebi karşılamakta zorlandığını ifade eden Prof. Dr. Aslanoğlu, temel sorunun rekabet gücündeki zayıflama olduğunu söyledi.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Aslanoğlu, yüksek maliyetlerin en büyük engel olduğunu ve dış pazarlarda talep varken Türkiye'nin arz tarafında rekabete giremediğini vurguladı. Yüksek teknolojili üretimdeki artışlara da değinen Prof. Dr. Aslanoğlu, savunma sanayi ve gemi inşa gibi sektörlerdeki başarının takdire şayan olduğunu ancak bunun genele yayılan bir dönüşümü yansıtmadığını savundu. Savunma sanayindeki hareketliliğin özel bir durum olduğunu belirten Aslanoğlu, dünyanın genelinde talep gören ana ürün gruplarında Türkiye'nin aşağı doğru inen bir sanayi yapısına sahip olduğu uyarısında bulundu. Ekonomik zorluklara rağmen güven endekslerindeki göreceli iyileşmeyi de yorumlayan Prof. Dr.
Aslanoğlu, mevcut seviyelerin hala karamsarlığa işaret ettiğini belirtti. Endekslerdeki yükselişin tüketim eğiliminden ziyade gelecek 6-12 aya dair beklentilerden kaynaklandığını ifade eden Aslanoğlu, bu durumun bir miktar ‘ücretlerde ayarlama olur’ gibi beklentilerle karışık bir temenni içerdiğini dile getirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı enflasyon raporuna ilişkin öngörülerini paylaşan Prof. Dr. Aslanoğlu, yıl sonu hedefinin bir sonraki rapor döneminde muhtemelen %30 civarına revize edileceğini düşündüğünü söyledi. Faiz politikası konusunda ise dünyada faizlerin ve petrol fiyatlarının arttığı bir ortamda Türkiye için indirim alanının dar olduğunu vurguladı. Aslanoğlu, politika faizinde olası bir gevşemenin eylül ayında değil, ancak ekim veya sonrasındaki toplantılarda gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!