Günün yorgunluğunu televizyon karşısında atıştırarak çıkarmak çoğumuz için bir alışkanlık haline gelse de vücudumuz akşam saat sekizden sonra tamamen farklı bir moda geçer. Güneşin batışıyla birlikte biyoritmimiz yavaşlar, sindirim enzimleri üretimi azalır ve hücreler kendilerini yenilemek üzere dinlenme fazına girer. Tam bu saatlerde mideye gönderilen ağır besinler, sindirim sisteminde adeta bir acil durum alarmı verilmesine yol açar. Vücut gece boyunca derin uykuya geçip hormon dengesini düzenlemek yerine, saatlerce o yiyecekleri sindirmek için enerji harcamak zorunda kalır. Sonuç olarak sabahları hem hiç uyumamış gibi bitkin uyanırsınız hem de yakılamayan kaloriler doğrudan yağ olarak depolanır. SİNDİRİM SİSTEMİNİN GECE MESAİSİ VE ORGAN YORGUNLUĞU Geç saatte yemek yemek sadece mideyi değil, başta karaciğer olmak üzere tüm iç organları gereksiz bir gece mesaisine zorlar. Gündüz boyunca toksinleri arındırmak ve enerji depolamak için çalışan karaciğer, gece dinlenmesi gereken saatlerde yeni gelen besin yükünü işlemek zorunda kalır.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Organların bu biyolojik dinlenme hakkından mahrum kalması, sabahları vücutta yoğun bir ödem, şişkinlik ve toksin birikimiyle uyanmanıza yol açar. Hücre düzeyinde yaşanan bu yorgunluk, sonraki günün tüm enerjisini tüketerek sizi sürekli bir şeyler atıştırmaya iten kısır bir döngü yaratır. Sağlıklı bir metabolizmanın sırrı, organlara hak ettiği temizlik zamanını tanımaktır. Akşam saatlerindeatıştırmalık tüketmek, vücudun biyolojik saatiyle doğrudan çatışan hormonal bir krizi tetikler. Hava karardığında salgılanmaya başlayan ve gençleşmeyi, hücre tamirini, yağ yakımını sağlayan büyüme hormonu ile melatonin, sindirim süreci başladığı anda baskılanır. Vücut enerji harcamasını sindirime yönlendirdiği için yağ yakımı tamamen durur ve insülin seviyeleri yapay bir şekilde yüksek kalır. Bu durum zamanla kronik bir hormonal düzensizliğe yol açarak sabahları yataktan kalkmayı zorlaştıran gizli bir yorgunluk kaynağına dönüşür.
Kronikleşen bu durum, sadece kilo alımına değil erken yaşlanma belirtilerine de zemin hazırlar. Akşam saatlerinde tüketilen sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş etler gece uykunuzun ve formunuzun en büyük düşmanıdır. Yüksek miktarda sodyum ve doymuş yağ içeren bu şarküteri ürünleri, damarlarda su tutulumuna yol açarak sabahları ödemle uyanmanıza neden olur. Ayrıca içerdikleri katkı maddeleri merkezi sinir sistemini uyararak derin uykuya geçişinizi ciddi şekilde zorlaştırır. Kalbiniz gecenin ortasında bu ağır yağları işlemek için fazdan mesai yaparken, metabolizmanız yağ yakımını tamamen durdurur. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!