Savaş, plastik sektörünü fiyat türbülansına soktu

Savaş, plastik sektörünü fiyat türbülansına soktu

Yüksek maliyet, finansmana erişim sıkıntıları ve tırmanan konkordato riskleriyle zorlu bir dönemden geçen plastik sektörü, ABD-İsrail ile İran arasında inişli çıkışlı devam eden ge…

🤖 Yapay Zekâ Editör Özeti & 3 Maddede Öne Çıkanlar ÖZGÜN ANALİZ
  • Yüksek maliyet, finansmana erişim sıkıntıları ve tırmanan konkordato riskleriyle zorlu bir dönemden geçen plastik sektörü, ABD-İsrail ile İran arasında inişli çıkışlı devam eden gerilim nedeniyle ‘stok ve fiyat türbülansı’ içine girdi.
  • Savaşın ilk günlerinde hammadde fiyatlarında yüzde 100’e varan artış nedeniyle yüksek maliyetle stok yapmak zorunda kalan sanayiciler, fiyatların hızla gerilemesiyle birlikte alıcıların anlık indirim baskısıyla baş başa kaldı.
  • Tedarik tarafında mal bolluğu yaşanmasına rağmen alıcı çekimserliğinin pazarı kilitlediğine işaret eden sektör temsilcileri, kapasite kullanımındaki gerileme, ihracattaki daralma ve nakit akışındaki sıkışmanın yılın ikinci yarısında da sanayiciyi zorlamaya devam edeceğini vurguluyor.

Yüksek maliyet, finansmana erişim sıkıntıları ve tırmanan konkordato riskleriyle zorlu bir dönemden geçen plastik sektörü, ABD-İsrail ile İran arasında inişli çıkışlı devam eden gerilim nedeniyle ‘stok ve fiyat türbülansı’ içine girdi. Savaşın ilk günlerinde hammadde fiyatlarında yüzde 100’e varan artış nedeniyle yüksek maliyetle stok yapmak zorunda kalan sanayiciler, fiyatların hızla gerilemesiyle birlikte alıcıların anlık indirim baskısıyla baş başa kaldı. Tedarik tarafında mal bolluğu yaşanmasına rağmen alıcı çekimserliğinin pazarı kilitlediğine işaret eden sektör temsilcileri, kapasite kullanımındaki gerileme, ihracattaki daralma ve nakit akışındaki sıkışmanın yılın ikinci yarısında da sanayiciyi zorlamaya devam edeceğini vurguluyor. Sektördeki son gelişmeleri değerlendiren TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, hammadde fiyatlarının kısa sürede yüzde 100’e varan oranlarda yükselip ardından hızla gerilemesinin sanayiciyi zor durumda bıraktığını kaydetti. Üretim koşullarında yaşanan sorunların yanında patlak veren jeopolitik etkilere işaret eden Eroğlu, “Savaşın başladığında hammadde fiyatlarında yüzde 80 ila yüzde 100’e varan sert artışlar gördük. Şimdiyse fiyatlar hızla gerileyerek savaş öncesi seviyelere yaklaştı; şu an sadece yüzde 10 ila yüzde 20 bandında bir fark kaldı. Ancak bu hızlı düşüşü yönetmek sanayici için son derece güç” diye konuştu. Fiyatlar tırmanırken firmaların ‘Yarın fiyatlar daha da artacak’ endişesiyle yüksek finansman maliyetlerine katlanarak alım yaptığını hatırlatan Eroğlu, “Petrol ve hammadde fiyatları düşüşe geçince de alıcılar haklı olarak bu indirimin derhal satış fiyatlarına yansıtılmasını talep etmeye başladı.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Sanayici ise elinde yüksek maliyetle çekilmiş ciddi bir stokla baş başa kaldı. Nakit yönetiminin hayati önem taşıdığı böyle bir dönemde bu sert dalgalanmalar sektörü ciddi şekilde zorluyor” diye konuştu. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı Ömer Karadeniz ise sektörün yalnızca yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişim güçlüğüyle değil, ani fiyat hareketleriyle de mücadele ettiğini söyledi. Sürecin tüccar ve işleyici sanayici bacağında farklı geliştiğini belirten Karadeniz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Savaşın ilk günlerinde tedarik endişesiyle yüksek maliyetten alım yapan tüccarlar, fiyatların gerilemesiyle stok değer kaybı yaşadı. İşleyici sanayici tarafında ise yüksek finansman maliyetleri nedeniyle zaten geniş stok tutabilecek bir mali güç bulunmuyordu. Fiyatların gerileme eğilimine girmesiyle üreticiler alımlarını erteledi. Alıcıların ‘fiyatlar biraz daha düşecek’ beklentisiyle beklemesi, satıcıların ise yüksek maliyetli stok nedeniyle indirime direnmesi piyasada kilitlenmeye yol açtı. Bugün en büyük sorun hammadde arzı değil, piyasanın öngörülebilirliğini kaybetmiş olmasıdır.

Üretici hangi maliyetle alacağını, kaça satacağını ve yerine aynı maliyetle yeni mal koyup koyamayacağını hesaplayamıyor.” Yaşanan her küresel krizin Türkiye’nin plastik hammaddesinde dışa bağımlılığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Ömer Karadeniz, işletmeler için hayati konunun finansmana erişim olduğunu kaydetti. Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıklayan Karadeniz, şöyle devam etti: “Savaşa ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak hammadde fiyatlarında dalgalanmalar sürebilir. Ancak talepte güçlü bir toparlanma görülmediği sürece fiyat artışlarının kalıcı olması zor. Bu nedenle firmalarımızın yılın ikinci yarısında stok yönetiminde son derece temkinli hareket etmeleri, nakit akışını koruyacak planlamalara ağırlık vermeleri gerekiyor. Sektörümüzün bu tür şoklardan korunması için yerli petrokimya kapasitesinin artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması artık ertelenemez bir gerekliliktir.” Savaşın ilk günlerinde konuşulan tedarik krizinin aksine şu anda piyasada mal bolluğu yaşandığına dikkat çeken Yavuz Eroğlu, petrokimya sektörünün oligopol yapısına işaret etti. Fiyatlar yükselirken arzın kısıldığını ancak düşüş trendinde tablonun değiştiğini belirten Eroğlu, "Fiyatların daha da düşeceğini gören üreticiler, ellerindeki malı bir an önce yüksek fiyattan çıkarabilmek için piyasaya yoğun bir arz sunuyor. Dolayısıyla tedarik tarafında bir sorun yaşanmazken, bu kez alıcı tarafının çekimser kalması ve alım yapmaması temel sorun olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

Yorumlar

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!