Sizin derdiniz ne?

Sizin derdiniz ne?

Aşağıda sıralayacaklarımın hepsinin bir haftaya sığdığına inanmakta güçlük çekiyorum.

Aşağıda sıralayacaklarımın hepsinin bir haftaya sığdığına inanmakta güçlük çekiyorum. Ülkem adına adeta beni bulutların üzerine çıkaran bir rüyadaymışım gibi hissediyorum ama bunların hiçbiri düş değil, yüzde yüz gerçek. Düşünebiliyor musunuz, arkasından 100 küsur yıldır "Ah, vah" ettiğimiz Kerkük'teki petrolün artık yüzde 15'inde hak sahibiyiz. Bir hafta önce "Irak'ın petrolünü çaldılar, şimdi nasıl ödeyecekler bakalım?" diye el ovuşturan içimizdeki hainler umarım bu şamarla kendilerine gelirler. Bu arada Gabar'dan fışkıran petrol de gün be gün artıyor. Sırada yeni müjdeler var. İkincisi, Mekke İttifakı ile Ortadoğu barışı için artık tüm iplerin elimize geçmesi. Eminim "İslam NATO'su" olarak nitelenen Türkiye - Suudi Arabistan - Pakistan ittifakı halka halka genişleyerek Netanyahu'nun elini kolunu iyice bağlayacak. Son olarak 40 yıldır ülkenin kanını emen terör belası artık gündemimizden çıkıyor. Şehitlerimizin aziz hatıraları ve gazilerimizin hassasiyetleri gözetilerek, terör elebaşına herhangi bir statü tanınmadan, örgüt yöneticilerine af getirilmeden, son derece titizlikle hazırlanan kanun tasarısı ile huzur ve refaha ereceğimiz aydınlık günler bizi bekliyor olacak, daha ne olsun? Gelin görün ki, Cumhuriyet tarihinin bu en önemli toplumsal reformuna bile çomak sokmaya çalışıyorlar. Daha kanun tasarısı metnini bile okumadan sırf sözde muhalefet olsun diye mızmızlanıp duruyorlar. Yahu kardeşim, sizin derdiniz ne? Bu ülkeye barış, huzur, refah gelmesin mi? Bu kadar düşmanlığı ne Yunan'dan, ne İsrail'den gördük. İnsanda biraz utanma olur. Hey gidi günler... Sanal medyada dolaşırken gördüğüm bir duyuru, beni alıp yarım yüzyıl öncesine götürdü. Marmara Adalar Belediyesi, Kabotaj ve Deniz Şenliği etkinlikleri kapsamında Teneke Kayık Yapımı Yarışması düzenliyordu.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Teneke kayık... Marmara Adası'nda çocukluğumu geçirdiğim yılların en güzel oyuncağı... Yağ tenekelerinin boşalmasını dört gözle beklerdik. En beceriklimiz, büyük ağabeyim Serdar'dı. O, yapım işine girişir, biz de Erdal ağabeyimle onu yüzdüreceğimiz an gelsin diye dakikaları sayardık. Teneke kayık yapımı için önce yağ kutusu, sac makasıyla kesilir, tekne haline getirilir, parçalar birbirinin üstüne kıvrılıp, çekiçle ezilir, ortasına teknenin düz durması için iki ahşap çubukla payanda yapılır, baş omuzluklarına iki delik açılıp buraya enlemesine bir tel takılır, üzerine de çekme ipi bağlanırdı. Son işlem, teknenin suda dengeli durması için dibine kumdan salma döşenmesi olurdu. Sonra... Sonrası her çocuğun Kaptan-ı Derya olduğu o şahane saatler... Marmara Adalar Belediyesi'ni yürekten kutluyorum. Beni çocukluğuma götürdükleri ve gençlere bilgisayar, tablet ve telefondan daha cezbedici açık hava eğlenceleri olduğunu hatırlattıkları için. Geç haberim olmasa gider, yaşıma başıma aldırmadan çocuklarla birlikte teneke kayık yüzdürürdüm vallahi... Ana gibi yar olur mu? Sevgili kardeşim, şiirdaşım Kerem Alışık, doğum gününde merhum annesi Çolpan İlhan için bir şiir yazmış. Tüm yitik annelerimizin ruhuna değsin diye paylaşıyorum: "Bir Attila İlhan şiirinden çıkmıştı sanki. Elinde kaçak bir yağmurun Eylül'ü. Alnı ak. Yüzü pak. Kaşı kirpiği serin...

Öylesine asil öylesine zarif. Gözleri çağlayandan derin. Gözyaşının bir damlası umut, bir damlası sevda... Gelincik çiçeği vardı saçlarında. Örümcek ağı gibi ince. Ana bağrı kadar temiz. Ah bizim mis kokulu Çolpan yıldızımız... Artık kalbimize bıçak gibi saplanan özlemin ile gezeriz. Sevgin varlığımızın en büyük kanıtı. İyi ki doğdun. İyi ki vardın. İyi ki varsın. Evimizin yuvamızın mukaddes yüzlü Çolpan İlhan'ı..." Zap'tiye Botswana'da çiftçiler, aslan saldırılarına karşı ineklerinin üzerine göz resmi çiziyor. (İneğin poposunu fil sanacak aslanın aklına şaşayım!) Gaf kürsüsü Tansu Sarı kardeşimden yine kaçmamış: TV100'de Hradec Králové-Beşiktaş maçını anlatan spiker Alp Özgen, karşılaşmanın son dakikalarında "oynamayan" Lucas Kubr'a forma verip sahaya çıkardı, gol kaçırttı. O bahsettiği oyuncu Daniel Trubac'tı... Ne demiş? İspanyol futbolcu Cucurella, evine sipariş getiren İngiliz kuryenin ricası üzerine ona Dünya Kupası madalyası takma fırsatı verdi. Kurye: "Maalesef son 60 yıldır Dünya Kupası madalyası takabilen tek İngiliz benim." Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

Kaynak: Sabah Magazin

Yorumlar

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!