Son Dakika

Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas'a tepkiler sürüyor

Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde ikinci tur oy sayımına başlandı Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli.

🎙️ Sesli Gazete (~9 dk)
Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas'a tepkiler sürüyor
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Reklam filminin ardından sosyal medya hesabından Adidas marka ayakkabılarını çöpe attığı anlara ilişkin video paylaşan ve bu videosu kısa sürede binlerce kişi tarafından alıntılanan İtalyan aktivist Vincenzo Fullone, AA muhabirine açıklamada bulundu.
  • Fullone, boykotun "sivil, şiddet içermeyen bir direniş biçimi" olduğunu vurgulayarak, "Siyaset harekete geçmeyi reddettiğinde boykot, vatandaşların elindeki en güçlü araçlardan biri haline gelir.
  • İsrail ürünlerini veya Filistin'deki apartheid rejimi destekleyen ürünleri satın almayı bırakmak, halkın ahlaki bir görevidir." dedi.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde ikinci tur oy sayımına başlandı Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih eden Adidas'a karşı tepkiler ve boykot çağrıları artarak devam ediyor. Reklam filminin ardından sosyal medya hesabından Adidas marka ayakkabılarını çöpe attığı anlara ilişkin video paylaşan ve bu videosu kısa sürede binlerce kişi tarafından alıntılanan İtalyan aktivist Vincenzo Fullone, AA muhabirine açıklamada bulundu.

Fullone, boykotun "sivil, şiddet içermeyen bir direniş biçimi" olduğunu vurgulayarak, "Siyaset harekete geçmeyi reddettiğinde boykot, vatandaşların elindeki en güçlü araçlardan biri haline gelir. İsrail ürünlerini veya Filistin'deki apartheid rejimi destekleyen ürünleri satın almayı bırakmak, halkın ahlaki bir görevidir." dedi.

Adidas'ın bu reklam filminin ardından gerçek yüzünü gösterdiğini söyleyen Fullone, markanın yıllardır imajını insan hakları, kapsayıcılık ile ayrımcılığa karşı mücadele üzerine inşa ettiğini ve dünyayı değerleriyle hareket eden bir şirket olduğuna inandırmak istediğini ancak İsrail devreye girdiğinde her şeyin değiştiğini dile getirdi. Fullone, "Asker yani failler merkeze yerleştiriliyor, Filistin ise siliniyor.

Adidas, kampanyasının yüzü olarak uzuvları kesilmiş bir İsrailli askeri seçerken, onun temsil ettiği aynı askeri gerçeklik yüzünden uzuvları kesilen binlerce Filistinliyi görmezden geliyor. Bu, sadece bir reklam tercihi değil, kimin görülmeye layık olduğuna kimin ise görünmez kılınacağına dair bir tercih." diye konuştu.

İsrail hakkında Nazi Almanyası için kullanılan "Üçüncü Reich" ifadesini kullanan Fullone, İsrail'in iş işten geçmeden durdurulması gerektiğini belirtti. Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivist Ayçin Kantoğlu da İsrail destekçisi markaları boykot etmeye karar vermenin "bir sivilin yapabileceği en kolay hamle" olduğunu söyledi.

Öte yandan, bazı insanların güçlü markalar karşısında bireysel aksiyonlarının netice verip vermeyeceğini sorguladığını aktaran Kantoğlu, bunun işe yaradığını gösteren örnekler olduğunu ve Güney Afrika'daki apartheid rejimine karşı uygulanan uluslararası boykot sayesinde direnişin sonuç verdiğini ifade etti. Kantoğlu, "Güney Afrika'da yaşananların aynısı neden Filistin'de yaşanmasın?

Ki Filistin'de ihtiyaç çok daha fazla.

Önce Gazze'ydi, şu anda Batı Şeria'da da benzeri olayların yaşandığını görüyoruz. Dünyanın açıktan izlediği bir vahşet durumu söz konusu.

Dolayısıyla aynı boykot sürecini Filistin için de oluşturabilmemiz mümkün." dedi. Adidas'ın son reklam filmine ilişkin olarak da Kantoğlu, "Açıktan bir cüretle karşı karşıyayız.

İnsanlar katlediliyorlar, soykırıma uğratılıyorlar ve Siyonist rejimi destekleyen o zihniyet, böyle bir şey olmuyormuşçasına veya Filistinlileri katletmek doğru, haklı bir iradeymişçesine reklamlar aracılığıyla bile bunu gözümüze sokuyorlar. Filistin'deki çocuk katliamı, çocukların sakat, yetim ve öksüz bırakılışı tüm dünyanın gözü önünde yaşanırken, işgalci, soykırım ordusuna mensup bir askerin mağdur gibi gösterilmesi müthiş bir cüret." diye konuştu.

Kantoğlu, bu ölçüsüz kötülüğe karşı sıradan insanların vereceği bir cevabın olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu, sadece Gazze'nin, Batı Şeria'nın, Kudüs'ün problemi değil. Filistin'in özgürlüğü aslında hepimizin özgürlüğünden bir parçayı içinde barındırıyor.

Biz boykot yaptığımız zaman, bunu elbette Filistin'deki katliamın, soykırımın durması adına yapıyoruz ama aslında boykot ettiğimiz her şey sadece Filistin halkını değil bizi de esir eden güce karşı bir mukavemet göstermek anlamına geliyor. Boykot yapanların kavi durmalarını, buna kararlılıkla devam etmelerini ve bunun mücadelenin en başı olduğunu hatırlarında tutmalarını istiyorum." Küresel Sumud Filosu'nda yer alan Türk aktivist, Kalp ve Damar Cerrahı Doç.

Dr. Şeyma Denli Yalvaç da satın alınan her ürünün, o markaya finansal destek sağladığını hatırlatarak, zulmü, katliamları veya işçi sömürüsünü destekleyen bir markadan alışveriş yapmanın istemeden de olsa o suç mekanizmasını fonlamak anlamına geldiğini söyledi.

Boykotun, "Ben paramla bu adaletsizliğin, bu şiddetin bir parçası olmayacağım." demenin ve vicdanı rahatlatmanın en somut yolu olduğunu vurgulayan Yalvaç, ortak bir refleks haline geldiğinde boykotun devasa bir kamuoyu baskısı oluşturacağına dikkati çekti.

Yalvaç, "Çevrenizde boykot bilinci yarattığınızda, olaylardan habersiz olan insanların da dikkatini o haksızlığa çekmiş ve kitlesel bir farkındalık uyandırmış olursunuz. Şiddete başvurmadan, kimsenin malına veya canına zarar vermeden tepki göstermenin en yasal yoludur." ifadelerini kullandı.

Adidas'ın reklam filmini gördüğünde içinin sızladığını belirten Yalvaç, şunları kaydetti: "Resmen göz göre göre savaşı, şiddeti, askerleri ekrana çıkarıp vahşeti normal bir şeymiş, bir başarıymış gibi sunuyorlar. İster istemez düşünüyorsun, bu bir propaganda değil de ne?

Bir insanlık dramı üzerinden imaj yapmaya çalışıyorlar. Bir markanın en büyük gücü bankadaki parası ya da finansal tabloları değildir.

Asıl güç, topluma verdiği güven ve taşıdığı vicdandır. Bizler tüketiciyiz ve paramızı bir yere verirken sadece bir ürün satın almıyoruz, o markanın duruşunu, ahlakını da satın alıyoruz.

Yani alışveriş yapmak sadece ticari bir olay değil, aslında ahlaki bir duruştur. Katliamlara seyirci kalan, zulmü normalleştiren ve kurumsal vicdanını tamamen kaybetmiş hiçbir markanın benim gözümde zerre değeri yok." Yalvaç, tüketici olarak en doğal ve en yasal hakkını kullanarak bu markaları satın almadığını vurgulayarak, "Bu öyle geçici bir heves de değil.

İnsani değerleri hiçe sayan bu yapılara karşı net duruşumuzu her zaman korumalı, paramızla bu zulümlere ortak olmayacağımızı her fırsatta göstermeliyiz." dedi. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

ÖZEL SAVUNMA & STRATEJİ AĞI Konuyla İlgili Özel Analizler

Savunma sanayiindeki yerli projeler, TSK operasyonları ve küresel askeri dengelere dair derinlemesine analizleri takip etmek için:

İlgili Konular: #Dünya #Soykırımcı #İsrail #Adidasa

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın