Polonya'ya 3-2 kaybettik ve Avrupa Şampiyonası’nda grubumuzu ikinci tamamladık. Şimdi son 16’da rakibimiz Azerbaycan.
Turnuvanın yolu değişti; hedefi değil. Beş setin istatistiği büyük bir üstünlük hikâyesi anlatmıyor.
Hücumda başa başız, blokta öndeyiz, manşette geride değiliz. Fakat voleybol yalnızca ürettiğin sayıların toplamı değil; elindeki imkânları doğru zamanda ve doğru yerde kullanabilme sanatı.
Vargas hücumun ana adresiydi ancak alıştığımız verimliliğinde değildi. Hande oyunun iki yönünde de güçlü kaldı; Zehra skora büyük katkı verdi.
İlkin’in hücum ritmini bulamadığı gecede oyunun ağırlık merkezini hızlı değiştiremedik. Polonya’nın farkı burada ortaya çıktı: Maçın tamamına hükmetmedi ama sonuna hükmetti.
Karar setinde kendi hücum seviyesini yukarı çekmeyi başardı. Polonya koçu Lavarini kartlarını iyi oynadı.
Bazen bir takımın gerçek gücü, en güçlü silahının çalıştığında değil, o silah çalışmadığında neye dönüştüğünde anlaşılır. Polonya yenilgisi bu nedenle bir sonuçtan çok soru bıraktı: Plan A aksadığında başka bir oyuna ne kadar çabuk inanıyoruz?
Şampiyonalar biraz da hayat gibi; yola çıkarken rotayı çizersiniz, sonra yol sizi yeniden çizer. Grup liderliği gitti, rakibimiz Azerbaycan.
Artık geriye dönüp kaybedilene bakmanın değil, kaybedilenden bir şey alıp yola devam etmenin zamanı. Çünkü şampiyonluk bazı zamanlar yenilginin seni eksiltmesine izin vermeden dönüşebilmektir.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın