Suudi Arabistan'ın ulusal gününün 96. yıl dönümü dolayısıyla bir otelde düzenlenen resepsiyona, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, üst düzey yetkililer, diplomatik misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. İki ülkenin milli marşlarının okunmasının ardından etkinliğin açılışında konuşan Büyükelçi Abu Al-Nasr, Suudi Arabistan'ın köklerine bağlı, evlatlarının kabiliyetlerine güvenen ve geleceğe emin adımlarla yürüyen bir ülke olarak yoluna devam ettiğini belirtti.
Abu Al-Nasr, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu'nun, halkın tutkusunu bütünleşik bir milli proje olarak somutlaştırdığını, yenilik ve yatırım ufuklarını genişlettiğini, ülkenin bölge ve dünya refahında etkin bir ortak olma rolünü pekiştirdiğini kaydetti. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin, her iki liderliğin ve kardeş halkın beklentileriyle uyumlu şekilde hızla geliştiğine dikkati çeken Abu Al-Nasr, "Bölgesel ve uluslararası meseleler düzeyinde de iki kardeş ülke, istikrarı destekleme ve diyalog ile barışçıl çözümleri öne çıkarma yönündeki ortak kararlılıklarından hareketle tutumlarını çeşitli meselelerde koordine etmeye devam etmektedir.
Filistin davası bu tutumların başında gelmekte olup, kardeş Filistin halkının haklarına verilen desteği ve adil, kapsamlı bir barışa ulaşılmasının zorunluluğunu teyit etmektedir." diye konuştu. Abu Al-Nasr, bu ilişkilerin gördüğü özen ve ilgi sayesinde, ortaklık alanlarının ticaret ve yatırımdan enerji ve ileri teknolojilere, turizm ve kültüre kadar genişlediğine işaret ederek, iki ülkenin kurumları ve iş dünyası arasındaki artan iletişimin, işbirliği fırsatlarını geliştirme, ulaştırma verimliliğini ve tedarik zincirlerini güçlendirme, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik alanlarında yeni ufuklar keşfetme yönünde ortak bir iradeyi yansıttığını aktardı.
Suudi Arabistanlı ziyaretçilerin Türkiye’ye artan ilgisinin de bu ilişkilere canlı bir insani boyut kattığını dile getiren Abu Al-Nasr, "Çünkü halklar arasındaki yakınlaşma, kardeşlik bağlarını pekiştirmekte ve iki ülke arasındaki ortaklıklara daha derin bir kök ve daha kalıcı bir etki kazandırmaktadır." dedi. Abu Al-Nasr, refahın sürdürülebilirliğinin güvenlik ve istikrarın hakim olduğu bir ortamı gerektirdiğine dikkati çekerek, "Bu anlayıştan hareketle, Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki 'Mekke Savunma İttifakı', barışı koruma ve devletlerin egemenliğine saygı ilkesine dayanan, sorumlu bir işbirliği ve koordinasyon yaklaşımının teyidi olarak ortaya çıkmıştır.
Bu ittifak, bölgenin güvenliğine ve istikrarına hizmet etmekte, kalkınma fırsatlarını korumakta ve halkların huzurunu pekiştirmektedir." ifadelerini kullandı.
İki kardeş ülkeyi birleştiren bağın, anlık çıkarların ötesine geçerek, samimi işbirliğinin, karşılıklı saygının ve verimli ortaklıkların daha güvenli ve müreffeh bir geleceğin yolu olduğuna inanan ortak bir vizyona dayandığını kaydeden Abu Al-Nasr, "Bu ilişkinin ufuklarının, ortak beklentilerimizi gerçekleştirecek, ülkelerimize, halklarımıza ve bölgemize hayır getirecek şekilde genişlemesini güvenle ummaktayız." dedi. Suudi Arabistan'a özgü geleneksel dans gösterisinin düzenlendiği etkinlik, ikramlarla devam etti.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Bu haberde bir hata mı var?
Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın