Suudi Aramco’nun kârı savaşta katlandı!

Suudi Aramco’nun kârı savaşta katlandı!

Aramco’nun 2026’nın ikinci çeyreğinde düzeltilmiş kârı 33 milyar doların üzerine çıkarken, şirketin sattığı petrolün fiyatı yüzde 60’tan fazla arttı. Üretim ve ihracatın gerilemesine rağmen kârın yüks…

Suudi Arabistan’ın petrol devi Aramco, 2026’nın ikinci çeyreğinde 2022’den bu yana en yüksek kâr seviyesine ulaştı. Şirketin düzeltilmiş kârı 33 milyar doların üzerine çıkarken, Reuters’a göre net kârı da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 44 arttı.

Aramco’nun kârındaki artış, İran savaşı nedeniyle bölgedeki gerilimlerin ve Basra Körfezi’ndeki deniz taşımacılığına yönelik risklerin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Üstelik şirketin petrol ve gaz üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 25 geriledi.

Ancak petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, üretim ve ihracattaki düşüşün etkisini telafi etti. Aramco’nun sattığı petrolün fiyatı ikinci çeyrekte yüzde 60’tan fazla arttı.

Aramco, mali raporunda ham petrol, petrol ürünleri ve kimyasal ürünlerdeki yüksek fiyatları kâr artışının temel nedenleri arasında gösterdi.

Şirketin rafinaj ve pazarlama faaliyetleri de dizel ve jet yakıtı gibi ürünlerdeki fiyat artışlarından ve rafineri kâr marjlarındaki yükselişten yararlandı. Bu bölümün faaliyet kârı neredeyse iki katına çıktı.

Aramco'nun Suudi Arabistan içinde ve dışında bulunan rafinerileri, petrokimya tesisleri, depolama tesisleri ve ticaret operasyonlarından oluşan ağı da petrol ürünlerindeki fiyat artışlarından daha fazla gelir elde edilmesini sağladı.

Ekonomist ve danışmanlık şirketi Crystol Energy'nin CEO'su Carole Nakhle'ye göre Aramco, bölgedeki gerilim sırasında uluslararası piyasalara petrol tedarikini sürdüren diğer şirketler gibi fiyat artışından faydalandı.

Nakhle, Aramco'nun düşük maliyetli bir üretici olması nedeniyle yüksek fiyatların düşük üretim ve ihracatın olumsuz etkisini telafi etmekle kalmayıp daha fazla gelir yaratmasına da imkân sağladığını belirtti.

Aramco'nun kâr artışı tek başına gerçekleşmedi. BP, 2026'nın ikinci çeyreğinde 5,73 milyar dolar kâr açıklarken, bu rakam geçen yılın aynı döneminin iki katından fazla oldu. ExxonMobil, Chevron ve Shell de önceki yıla göre daha yüksek kâr açıkladı.

Aramco'nun ihracatını sürdürmesinde Doğu-Batı Boru Hattı önemli rol oynadı.

Suudi Arabistan'ın doğusundaki Abkayk tesislerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na petrol taşıyan boru hattı, ülkenin Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığını azaltmasını sağladı.

Günde yaklaşık 5 milyon varil normal kapasiteye sahip Doğu-Batı Boru Hattı, İran savaşı ve bölgedeki çatışmalar sırasında Aramco'nun başlıca alternatif ihracat rotalarından biri haline geldi.

New York Times'a göre savaşın başlamasının ardından Suudi Arabistan petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını bu güzergâha yönlendirdi.

Aramco CEO'su Amin Nasser de depolama kapasitesi, çok sayıda ihracat terminali ve Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Yenbu Limanı'na petrol taşıma imkânının şirketin faaliyetlerini sürdürmesini sağladığını belirtti.

Ancak boru hattı, savaş öncesinde Basra Körfezi üzerinden ihraç edilen tüm petrolü taşıyabilecek kapasitede değil. Hattın kapasitesinin bir bölümü de Suudi Arabistan'ın batısındaki rafinerilere petrol tedarik etmek için kullanılıyor.

Bu nedenle boru hattı, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların etkisini azaltırken Suudi Arabistan'ın bölgedeki su yollarına olan bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmadı.

Temmuz ayında riskler Kızıldeniz'e de yayıldı. Yemen'deki Husiler Suudi gemilerine abluka ilan ederken, bölgedeki iki limanda bulunan Suudi petrol tesisleri de saldırıya uğradı.

Aramco, saldırıların yol açtığı aksaklıkları hızlı şekilde giderebildiğini açıkladı. Ancak gelişmeler, ihracatın Hürmüz Boğazı'ndan uzaklaştırılmasının Suudi petrolünü savaşın etkilerinden tamamen korumadığını gösterdi.

Uluslararası Para Fonu da Suudi Arabistan'ın petrol ve ulaştırma altyapısındaki çeşitliliğinin, ülke ekonomisinin aksaklıklara karşı görece dayanıklılığında etkili olduğunu belirtti.

Aramco'nun kârındaki yükseliş, Suudi hükümetinin gelirlerini doğrudan etkiliyor. Hükümet ve ülkenin Kamu Yatırım Fonu, Aramco hisselerinin neredeyse tamamına sahip.

Şirket ikinci çeyrek için yaklaşık 22 milyar dolarlık temel temettü ödemesini onayladı. Bu ödemenin büyük bölümü hükümete ve fona gidecek.

Ancak Aramco'nun kârındaki artış, Suudi Arabistan ekonomisinin aynı dönemde büyüdüğü anlamına gelmiyor.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu'nun ilk tahminine göre ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 küçüldü. Petrol faaliyetleri yaklaşık yüzde 25 gerilerken, petrol dışı sektör sınırlı büyüme kaydetti.

Bunun temel nedenlerinden biri, Aramco'nun daha yüksek petrol fiyatlarından daha fazla gelir elde etmesine karşın üretim ve ihracattaki düşüşün ülkenin petrol sektöründeki ekonomik faaliyetleri azaltması.

Aramco'nun kârındaki artış, Suudi Arabistan'ın İran savaşı ve bölgesel gerilimlerden ekonomik olarak kazanç sağladığı yorumlarını beraberinde getirdi. Ancak uzmanlara göre yalnızca Aramco'nun tek çeyreklik kârına bakarak böyle bir sonuca ulaşmak doğru değil.

Carole Nakhle, yüksek petrol fiyatlarının kısa vadede ihracatını sürdürebilen üreticilerin gelirlerini artırdığını, ancak bölgedeki istikrarsızlığın devam etmesinin güvenlik tehditlerini artırabileceğini, yatırımcıları caydırabileceğini ve iş ortamını daha öngörülemez hale getirebileceğini belirtti.

Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 programı ise yabancı yatırımların çekilmesi, turizmin geliştirilmesi ve petrol dışı faaliyetlerin genişletilmesine dayanıyor. Bu alanların bölgesel istikrara ve uzun vadeli planlama yapabilme kapasitesine daha fazla bağlı olduğu belirtiliyor.

IMF de savaşın ticareti, petrol dışı faaliyetleri ve yatırımcı güvenini etkilediğini, çatışmanın uzun sürmesi halinde büyüme ve yatırımların zayıflayabileceğini ifade ediyor.

Kaynak: Ekonomim

Yorumlar