Tarihi kiliseden sürpriz freskler

1836 yılında inşa edilen Aziz Eustathios Rum Kilisesi, Karamanlı Ortodoks Hıristiyan mirasının en spesifik örneklerinden biri olarak kabul.

🎙️ Sesli Gazete (~7 dk)
Tarihi kiliseden sürpriz freskler
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • 1940’larda ise askerlik şubesi olarak hizmet veren yapı, sonraki yıllarda da ilçenin meslek lisesinin kullanımına sunuldu.
  • Meslek lisesinin demir atölyesi olarak kullandığı kilisede, ilerleyen yıllarda yakılan ateşlerin isi nedeniyle de duvarlar siyaha büründü.
  • Yaklaşık 35 yıldır boş kalan ve harabeye dönüşen kilise için hummalı bir tadilat süreci başlatıldı.

1836 yılında inşa edilen Aziz Eustathios Rum Kilisesi, Karamanlı Ortodoks Hıristiyan mirasının en spesifik örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 1940’larda ise askerlik şubesi olarak hizmet veren yapı, sonraki yıllarda da ilçenin meslek lisesinin kullanımına sunuldu. Meslek lisesinin demir atölyesi olarak kullandığı kilisede, ilerleyen yıllarda yakılan ateşlerin isi nedeniyle de duvarlar siyaha büründü.

Yaklaşık 35 yıldır boş kalan ve harabeye dönüşen kilise için hummalı bir tadilat süreci başlatıldı. Edinilen bilgilere göre önce kilisenin geçmişine yönelik fotoğraflar arandı; ancak bulunamadı.

Daha sonra ise yüzlerce kilise incelenerek, aynı döneme ait benzer örnekleri araştırıldı. Bu örneklerden yola çıkılarak restorasyon süreci başladı.

Önce kilisenin örüldüğü taş duvarlarına yoğunlaşıldı. Orijinalindeki aynı taş ocağı tespit edilerek, buradan alınan taşlarla duvarları restore edildi.

Tadilat sırasında restoratörleri şaşkınlığa uğratan sonuçlar da elde edildi. Duvarlardaki islerde yapılan temizlik sonucunda, çok sayıda etkileyici fresklerle karşılaşıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) yürütücülüğü ile hayata geçirdiği “Bilinmeyen Kapadokya” rotası kapsamında tarihi Aziz Eustathios Rum Kilisesi’ni ziyaret ettik. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi Tanıtımı Daire Başkanı ve Arkeolog Gürcan Senem, Bilinmeyen Kapadokya rotasının önemli duraklardan olan tarihi yapıdaki restorasyon çalışmalarını ve fresklerin hikâyesini Hürriyet’e şöyle anlattı: “Bu bir Rum kilisesi.

Özellikle Hıristiyan Türklerin, yani Karamanlı dediğimiz Türklere ait bir kilise. 1835 yılında son halini almış. Öncesiyle ilgili detaylı bilgimiz yok.

Biz burayı son çalışmalardan sonra İncesu Kent Müzesi olarak işlevlendirdik. İncesu ve bölgedeki bütün doğal, kültürel, tarihi alanlarla ilgili genel bilgilerin bulunacağı bir müze olacak.

Burada şunu göreceksiniz: Üst kattaki bölümde yer alan duvar resimleri, freskleri seyretmek için seyirdim yolları yaptık. Yapının kendisi de anıt eseri olarak sergilenecek.

Seyirdim yollarında fresklere rahatlıkla ulaşabileceksiniz. Yaklaşık beş - altı yıl önce gelmiştik ve tespitini yapmıştık buranın.

İçerisi meslek lisesi olduğu dönemde, demir atölyesi amacıyla kullanılmış. Her taraf isli ve simsiyahtı.

Hiçbir şey görünmüyordu içeride. Restorasyon çalışmaları sonucunda bu isleri kazıyarak freskleri ortaya çıkardık.

Resimleri muhtemelen İstanbul’dan veyahut da farklı bir bölgeden getirilmiş farklı ressamlar resmetmiş. Ressamlarda üslup farklılıkları var.

Bütün freskleri aynı usta yapmamış. Aynı zamanda da yapılmamış.

Bizim ‘narteks’ bölümü (ana mekâna açılan giriş bölümü) dediğimiz alan da tamamen yoktu. Hem temel kazılarından sonra ortaya çıkan sütun izleri, hem benzer örneklerinden buranın narteks bölümünü tamamladık.” FRESKLERDE NELER VARENDER RESMEDİLEN TANRI FİGÜRÜ Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi Tanıtımı Daire Başkanı ve Arkeolog Gürcan Senem, kilisenin üst katındaki seyredim yolunda bulunan, isli duvarlardan ortaya çıkan freskler üzerindeki betimlemeleri de şöyle anlattı: * Dikkat çeken bir figürümüz de Tanrı figürü.

Çok fazla kullanılmaz. Kapadokya bölgesinde de Bizans’ta da daha erken Bizans’ta da Osmanlı’da da kiliselerde Tanrı figürüne kolay kolay rastlamazsınız.

Genelde güvercinle veya üçgen içerisinde bir göz ile tasvir ederler. Burada siluet verilmiş.

En büyük Tanrı figürü Bulgaristan’da Sofya’da bir kilisenin kubbesinde var. Üçgen hareli yapı Tanrı’yı simgeler.

Baba - oğul - kutsal ruh şeklinde görüyoruz. Dört noktada Tanrı figürü resmediliyor.

* Karşı seyredim yolunda da Hıristiyanlık tarihinde önemli azizlerle ilgili olaylar, kişiler resmedilmiş. 325 yılında gerçekleşen Birinci İznik Konsili’nde, İskenderiyeli din adamı Arius’un ‘İsa Tanrı olamaz, o bir insandır, peygamberdir’ dediği için aforoz edildiği sahne burası. * Hz. İbrahim’in oğlu Hz.

İsmail’i kurban etme girişimi bulunuyor. * Hazreti İbrahim ve Hazreti Sari İsa’nın doğumunun müjdelenişi de tasvir edilmiş. Hazreti İbrahim 80 yaşındayken çocuğu oluyor.

Üç melek elçi var. Halil İbrahim Sofrası. * Havari Pavlus’un kellesinin uçurularak idam edildiği sahne var. * Burası 1940’larda askerlik şubesi olarak kullanılıyor.

Askerin biri kazıyarak duvara not bırakmış. Onu koruyacağız.

O kişinin fotoğrafına da ulaştık. Müze açılınca sergileyeceğiz.

Notta ‘Ben Ürgüp’ün Ortahisar köyünden Marangoz Hasan Ak. 1942’de İzmit’e sevk olduk. Fakat kışlayı viran bir halde gördük.

Çok yazık. Bizim hükümetimiz ise böyle bir bina ele geçmez’ yazıyor.”  Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.

İlgili Konular: #Gündem #Tarihi

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın