Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Aktan, Mustafa Temel Bozbağ'ın ardından TFF yönetiminde istifasını sunan 2. yönetici oldu.
Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığını ve bu nedenle istifa etmesi gerektiğini söyleyen Aktan şu ifadeleri kullandı: "GENEL KURULDA DELEGELERİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİREMEDİK" "Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ediyorum. Mevcut yönetimin bu görevin gerektirdiği bilgi, deneyim, vizyon ve organizasyon yeterliliğini ortaya koyamadığı kanaatindeyim.
Federasyonun bütün birimleri ve kadroları liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Genel Kurulda delegelerimize verdiğimiz sözlerin hiçbirini yerine getiremedik.
Kulüplerimizin beklediği, Türk futbolunun marka değerini artıracak, ekonomik yapısını güçlendirecek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiremedik. Bu yöndeki çabalarımız yönetim içinde karşılık bulmadı; gerekli köklü değişikliklerin önünü açacak irade gösterilmedi.
Kararların dar bir çevrede alındığı, farklı görüşlere alan açılmadığı ve "ben bilirim, benim dediğim olur” anlayışının hâkim olduğu bir yapı Türk futbolunu ileriye taşıyamaz." "TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU, AİLE ŞİRKETİ ANLAYIŞIYLA YÖNETİLEMEZ" "Türkiye Futbol Federasyonu, aile şirketi anlayışıyla yönetilemez. Türkiye'deki futbol iklimi de değişmelidir.
Gerilim üreten söylemler, bahis tartışmaları ve usulsüzlük iddiaları güveni zedelemekte, taraftarı futboldan uzaklaştırmaktadır. Usulsüzlüklerin önüne geçilmesi elbette gereklidir.
Ancak adli süreçler sonuçlanmadan kişilerin basın açıklamaları yoluyla ifşa edilmesinin kulüplerimize ve Türk futboluna yıllarca emek vermiş futbol emekçilerine zarar verdiğini, devam eden adli süreçleri de olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Futbolun keyif, eğlence ve birlikte yaşama kültürü olduğu unutulmamalıdır.
Oyuncu yetiştirmeden kulüp yönetimine kadar kalite standartları oluşturulmalı, ilgili kamu kurumlarıyla ortak adımlar atılmalıdır. İki yıldır yönetim içinde yanlış bulduğum kararlara karşı çıktım, denge ve denetim sorumluluğuyla Türk futboluna zarar verebilecek kararları önlemek için mücadele ettim.
Görevde kalmamın nedeni bu mücadeleyi kurum içinde sürdürebileceğime olan inancımdı.
Bu mücadeleyi kurum içinde sürdürme imkânı kalmadığı için görevimden ayrılıyorum." "TÜRK FUTBOLUNUN GELECEĞİNE İLİŞKİN KAYGI TAŞIYAN VE GÖREVİNDEN KİŞİSEL BİR BEKLENTİSİ OLMAYAN TÜM YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İSTİFA ETMELİDİR" Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığı kanaatindeyim ve yönetimi istifaya çağırıyorum. Gelinen noktada, Türk futbolunun geleceğine ilişkin kaygı taşıyan ve görevinden kişisel bir beklentisi olmayan tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etmelidir.
Bu aşamada en akılcı ve sorumlu karar, yeni bir yönetimin önünü açmaktır. Bunu Türk futboluna borçluyuz.
Tüm Genel Kurul üyelerini, ilgili usuller çerçevesinde olağanüstü seçimli genel kurulun bir an önce toplanması için gerekli süreci başlatmaya; yönetimi de bu çağrının gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Türk futboluna katkı sunma iradem devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyururum."
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın