ABD merkezli The Wall Street Journal (WSJ), Türkiye’de büyüyen Twitch yayıncısı Hasan Piker’in Demokrat Parti içindeki artan etkisini ve yol açtığı tartışmaları yazdı. Ashley Wong imzalı haberde Piker’in, desteklediği Abdul El-Sayed’in Michigan’daki Demokrat Parti Senato ön seçimini kazanmasıyla Amerikan siyasetinde görmezden gelinemeyecek bir aktöre dönüştüğü belirtildi. Piker, Michigan’daki ön seçim öncesinde El-Sayed’e destek vermek için seçim kampanyasına katıldı. El-Sayed ile Ann Arbor’da öğrencilerle buluşan Piker, Detroit’te içerik üreticilerinin katıldığı bir etkinliğe gitti ve seçim gecesini adayın merkezinde geçirdi. Piker ayrıca Wisconsin’e giderek demokratik sosyalist Francesca Hong için de kampanya yürüttü. El-Sayed, seçimden önce WSJ’ye yaptığı açıklamada Piker’in başka siyasetçilerin ulaşamadığı kesimlere eriştiğini söyledi. Etkinliklerine katılan gençlerin kendisini Piker’in yayınlarında gördüklerini anlattıklarını belirten El-Sayed, yayıncının özellikle genç seçmen üzerindeki etkisine dikkat çekti. El-Sayed’in ön seçimi kazanmasının ardından WSJ, ABD’de sol siyasetin öne çıkan ve en fazla tartışılan isimlerinden biri haline gelen Piker’in profilini yayımladı. Gazete, Piker’in yaşamını, siyasi görüşlerini, milyonlarca kişiye ulaşan yayınlarını ve Demokrat Parti içinde yarattığı tartışmayı ele aldı. Oksijen'in derlediği habere göre WSJ, Piker’in adının Demokrat Parti’nin geleceğine ilişkin tartışmalarda bir tür siyasi turnusol testine dönüştüğünü yazdı. Demokrat stratejist James Carville ve Pensilvanya Senatörü John Fetterman, Piker’in parti içindeki yükselişine sert tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Demokratların ilerici kanadının önde gelen temsilcileri Alexandria Ocasio-Cortez ve Bernie Sanders ise Piker ile ortak yayın ve etkinliklerde buluştu. Piker’in desteklediği isimler arasında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de bulunuyor. Wisconsin’de destek verdiği Francesca Hong ise ön seçimi kaybetti. Gazeteye göre Piker’in desteklediği adayların aldığı farklı sonuçlar, Demokratlar açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İnternette geniş bir genç kitleyi harekete geçiren ilerici adaylar, kritik eyaletlerde Cumhuriyetçileri de yenebilir mi? WSJ’ye konuşan Piker, ilerici adayların Cumhuriyetçiler karşısında daha az şanslı olduğu görüşüne ilişkin, “İlericilerin Cumhuriyetçileri yenmekte daha fazla zorlandığını düşünmüyorum. Bence bu mantık hatalı. Sadece henüz yeterince sınanmadı” dedi. Twitch’te 3,1 milyon takipçisi bulunan Piker, X, Instagram ve YouTube’da da milyonlarca kişiye ulaşıyor.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Milyarderlerden servet vergisi alınmasını, kira kontrolünü, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını ve ABD’nin İsrail’e yönelik askeri harcamalarının azaltılmasını savunuyor. Piker’in geniş çevrim içi kitlesi, Demokratların son yıllarda Cumhuriyetçilere yönelen genç erkek seçmenlere ulaşma arayışı açısından önemli görülüyor. Bazı yorumcular Piker’i sağcı yayıncı Joe Rogan’a ve erkek egemen çevrim içi kültüre karşı solun yanıtı olarak tanımlıyor. Piker ise bu çevrenin parçası olmak istemediğini söylüyor. WSJ’ye göre Piker’in sert ve kışkırtıcı üslubu, sol eğilimli internet yayıncılığında giderek daha görünür hale geliyor. Ancak aynı üslup, Demokrat Parti’nin merkez kanadında Piker’in kritik seçimlerde siyasi bir yük oluşturabileceği endişesine yol açıyor. El-Sayed’in rakibi Haley Stevens, Piker’in bazı açıklamalarının kınanması gerektiğini savundu. El-Sayed’in ön seçimi kazanmasının ardından Cumhuriyetçilerin Senato kampanya birimi de Piker’in geçmişteki sözlerini öne çıkararak Demokrat adayı hedef alan bir reklam yayımladı. El-Sayed, seçim zaferinin ardından Piker’in 11 Eylül’le ilgili sözlerini “aptalca” bulduğunu söyledi. Bununla birlikte, Piker’in geçmişteki açıklamaları üzerinden kendisinin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığını savundu. Piker’in İsrail, Hamas ve 11 Eylül saldırıları hakkındaki geçmiş açıklamaları uzun süredir tartışma yaratıyor. İsrail’e ve İsrail’i destekleyen çevrelere yönelik sert eleştirileri nedeniyle antisemitizmle suçlanan Piker, kendisini antisiyonist olarak tanımlıyor. Piker, WSJ’ye verdiği röportajda sözlerinin zarar verdiği görüşünü reddetti. Antisemitizm suçlamalarına, “Yahudiler hakkında gerçekten antisemitik bir bakış açısıyla konuşan insanlar var. Üstelik bunların bazıları sağda yer alıyor ve benim kadar mercek altına alınmıyorlar” diye yanıt verdi. Sert üslubuna yönelik eleştirilere de değinen Piker, “Kabayım. Bazen zorbalara zorbalıkla karşılık veriyorum. Ancak düzgün ve ölçülü görünmektense görgü kurallarına uymayan ama tarihin doğru tarafında duran biri olmayı tercih ederim” ifadelerini kullandı. WSJ, Piker’in İngiltere’ye girişinin “kamu yararına uygun olmayabileceği” gerekçesiyle engellendiğini de hatırlattı.
İngiltere İçişleri Bakanlığı, haziran ayında Piker ile dayısı ve The Young Turks’ün kurucusu Cenk Uygur’un elektronik seyahat izinlerini iptal etti. İki isim Londra’daki etkinliklere katılmayı planlıyordu. Piker ve Uygur, kararın İsrail’e yönelik eleştirileriyle bağlantılı olduğunu savundu. İngiliz makamları ise kararların, kişilerin İngiliz toplumu açısından oluşturabileceği potansiyel risk değerlendirilerek verildiğini açıkladı. New Jersey’de doğan Piker, çocukluğunu ve gençliğini Türkiye’de geçirdi. WSJ’ye göre varlıklı bir ailede büyüyen Piker, ABD’nin Orta Doğu’da iki savaş yürüttüğü dönemde bölgede yaşamasının siyasi kimliğinin şekillenmesinde etkili olduğunu söyledi. Rutgers Üniversitesi’nden mezun olan Piker, yayıncılık kariyerine dayısı Cenk Uygur’un kurduğu sol eğilimli haber ve yorum platformu The Young Turks’te başladı. Piker, 2018’de Twitch’te canlı yayın yapmaya başladı ve 2020’de bağımsız olarak yoluna devam etti. Gelirinin büyük bölümünü Twitch aboneliklerinden elde eden yayıncı, saatler süren programlarında ABD siyaseti, dış politika ve güncel gelişmeler hakkında yorumlar yapıyor. Piker, WSJ’ye dünyaya ilişkin bir görüşü ve anlatmak istediği siyasi bir vizyonu bulunduğunu, insanların da bunu dinlemek isteyeceğini düşündüğünü söyledi. Piker, Demokratların Donald Trump karşısındaki kayıplarının nedeninin merkeze yönelme stratejisi olduğunu savunuyor. Parti yönetiminin iletişim yöntemlerine değil, politikalarına odaklanması gerektiğini belirten Piker, “Demokratlara defalarca söyledim: Bu sorunu podcast yaparak çözemezsiniz. Politikalarınızı ve bakış açınızı değiştirmelisiniz” dedi. Piker, desteklediği sosyalist adayların seçim zaferlerinde belirleyici kişi olduğu değerlendirmesine katılmıyor. Buna karşılık ABD’de yeni bir sol siyasi dalganın yükseldiğini ve kendisinin de bu hareketin önde gelen isimlerinden biri olduğunu düşünüyor. El-Sayed’in Michigan’daki ön seçim zaferi, Piker’in genç ve ilerici seçmen üzerindeki etkisini ortaya koydu. Kasım seçimlerinin sonucu ise bu etkinin kritik bir eyalette Demokratlara genel seçim zaferi getirip getiremeyeceğini gösterecek. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!