Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamındaki en iddialı projelerinden biri olan Ay Araştırma Programında önemli bir aşama geride bırakıldı. TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetleri tamamlandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, tamamlanan aracın sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne (USET) gönderildiğini açıkladı. Türkiye’nin ilk derin uzay görevi olması planlanan misyonda artık gözler test sürecine ve ardından gerçekleştirilecek fırlatmaya çevrildi.
Ay görevi için geliştirilen uzay aracının yaklaşık 3,5 ton ağırlığında olduğu ve yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip bulunduğu açıklandı. Araçta Türkiye’nin daha önce geliştirdiği İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinden kazanılan teknolojilerden yararlanıldı.
Bu kapsamda uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetler Ay aracına aktarıldı. Böylece Türkiye’nin yıllar içerisinde geliştirdiği uydu teknolojileri, ilk kez çok daha zorlu bir derin uzay görevinin ihtiyaçlarına uyarlanmış oldu.
Projenin dikkat çeken bir diğer unsuru ise yazılım tarafında geliyor. Bakan Kacır, Ay aracının yazılımlarının tamamının, yani yüzde 100’ünün yerli ve milli olarak geliştirildiğini açıkladı.
Üretimi tamamlanan aracın önünde kritik bir test süreci bulunuyor. TUSAŞ USET’te gerçekleştirilecek testlerle uzay aracının hem fırlatma sırasında hem de Ay yolculuğu boyunca karşılaşacağı zorlu koşullara dayanıklılığı doğrulanacak.
Testlerin birkaç ay sürmesi bekleniyor. Testlerin tamamlanmasının ardından uzay aracı, TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden yeni temiz oda ve entegrasyon tesisine götürülecek.
Buradaki nihai kontrollerin ardından araç ABD’ye gönderilecek. Türkiye’nin Ay uzay aracını 2027’nin ilk aylarında fırlatması planlanıyor.
Fırlatmanın Kennedy Uzay Merkezi üzerinden gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Fırlatma tarihi ise hava, saha ve yörünge koşullarının uygunluğuna göre kesinleşecek. Fırlatmanın ardından araç yaklaşık iki aylık bir yolculuk gerçekleştirecek.
İlk aşamada Dünya çevresinde eliptik yörüngede hareket edecek olan araç, gerçekleştirilecek ateşlemelerle Ay transfer yörüngesine taşınacak. Daha sonra Ay’a yaklaşırken gerçekleştirilecek yeni manevralarla Ay yörüngesine girecek.
Ay uzay aracının Ay’a ulaştığında yaklaşık 100 kilometre irtifadaki kutupsal ve dairesel yörüngeye yerleşmesi planlanıyor. Araç burada en az 3 ay boyunca bilimsel operasyonlar gerçekleştirecek.
Görev performansının uygun olması halinde operasyon süresinin 1,5 yıla kadar uzatılması hedefleniyor. Görev kapsamında Ay’ın farklı özellikleri araştırılacak.
Bunun yanında Türkiye tarafından geliştirilen bilimsel ekipmanlarla Ay çevresindeki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştirilecek. Ay görevi yalnızca yörüngeye ulaşmakla sınırlı olmayacak.
Bilimsel operasyonların tamamlanmasının ardından uzay aracının kontrollü yavaşlatma manevraları gerçekleştirilerek Ay yüzeyine ulaştırılması hedefleniyor. Bu aşamada Türkiye’nin geliştirdiği Hibrit İtki Sistemi kritik rol oynayacak.
Sistem hem yörünge yükseltme manevralarında hem de görevin son aşamasında Ay yörüngesinden çıkış için gerçekleştirilecek ateşlemelerde kullanılacak. Bakan Kacır’a göre bu görev kapsamında Türkiye’nin tamamen yerli imkanlarla geliştirdiği hibrit roket motorunun derin uzayda ilk kez ateşlenmesi de gerçekleştirilecek.
Ay görevinin geliştirme süreci 2022’nin başından bu yana devam ediyor. Bakan Kacır, programın genel tamamlanma seviyesinin yüzde 77’ye ulaştığını açıkladı.
Aracın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV’nin yanı sıra farklı yerli teknoloji şirketleri ve girişimler de görev aldı.
Bu yapı, Türkiye’nin Ay göreviyle yalnızca tek bir uzay aracı geliştirmeyi değil, gelecekteki derin uzay görevlerinde kullanılabilecek daha geniş bir teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini gösteriyor. Türkiye, Ay Araştırma Programı’nın başarıyla tamamlanması halinde Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmayı hedefliyor.
Bakan Kacır, bugüne kadar yalnızca sekiz ülkenin Ay görevi gerçekleştirdiğini belirterek, Türkiye’nin kendi mühendislik kabiliyetleriyle geliştirdiği araçla bu gruba katılmayı amaçladığını ifade etti. Ay görevi aynı zamanda Türkiye’nin daha ileri derin uzay çalışmalarına geçişi açısından da önemli bir teknoloji basamağı oluşturacak.
Türkiye’nin uzay programındaki çalışmalar Ay göreviyle sınırlı değil. Kacır, yüksek hızlı veri iletimi ve esnek kapsama özelliklerine sahip TÜRKSAT 7A uydusunun çalışmalarının başladığını açıkladı.
Ayrıca İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen ve aynı bölgeden daha sık veri sağlayabilen yeni nesil takım uydu mimarisinin oluşturulması hedefleniyor. Türkiye ayrıca Ankara’da TUA, TÜBİTAK ve ODTÜ işbirliğiyle bir uzay teknolojileri geliştirme bölgesi oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Türkiye’nin Ay görevi açısından artık en kritik aşamalardan biri başlıyor. Üretimi tamamlanan yaklaşık 3,5 tonluk araç, önce çevresel testlerden geçecek.
Ardından nihai kontroller yapılacak ve ABD’ye gönderilecek. Her şey planlandığı şekilde ilerlerse 2027’nin ilk aylarında Kennedy Uzay Merkezi’nden gerçekleştirilecek fırlatmayla Türkiye’nin ilk Ay görevi başlayacak.
Başarılı olması halinde görev, Türkiye’nin yalnızca Ay’a ulaşmasını değil, yüzde 80’in üzerinde yerli bir derin uzay aracını gerçek uzay ortamında işletmesini ve tamamen yerli hibrit itki teknolojisini derin uzayda kullanmasını sağlayacak. Yorumunuz gönderildi,onaylandıktan sonra yayımlanacak. Δ document.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın