Türkiye’nin dış politikasında yeni denge: ŞİÖ Zirvesi ve Erdoğan-Putin görüşmesi ne anlatıyor?

Soğuk Savaş sonrasında uluslararası sistemde güç merkezlerinin çeşitlenmesiyle çok kutupluluk giderek daha belirgin hale gelirken, Şanghay İş Birliği Teşkilatı (ŞİÖ) da bu.

🎙️ Sesli Gazete (~4 dk)
Türkiye’nin dış politikasında yeni denge: ŞİÖ Zirvesi ve Erdoğan-Putin görüşmesi ne anlatıyor?
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • ŞİÖ’nün temellerinin 1996’da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın sınır güvenliği ve silahsızlanma amacıyla oluşturduğu ‘Şanghay Beşlisi’ne dayandığını belirten Rusya konusunda çalışmaları bulunan ve St.Petersburg Devlet Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler üzerine doktora yapan Buğra Bekir Işılak, yapının 2001’de Özbekistan’ın katılımıyla bugünkü adını aldığını ve terörizm, ayrılıkçılık ve köktencilikle mücadeleyi temel hedefleri arasına koyduğunu ifade etti.Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de, İran’ın 2023’te, Belarus’un ise 2024’te katılmasıyla ŞİÖ’nün bugün 10 üyeli geniş bir Avrasya platformuna dönüştüğünü belirten Işılak, Afganistan ve Moğolistan’ın gözlemci statüsünde bulunduğunu, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’ın da aralarında bulunduğu 15 ülkenin ise diyalog ortağı konumunda olduğunu aktardı.‘ÇOK KUTUPLU DÜZENİN VAZGEÇİLMEZLERİNDEN BİRİ’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bişkek’te düzenlenen ve ‘ŞİÖ’nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refaha Doğru Hep Birlikte’ sloganıyla gerçekleştirilen zirvede teşkilatı “çok kutuplu düzenin vazgeçilmezlerinden biri” olarak nitelendirmesine dikkat çeken Buğra Işılak, bu yaklaşımın Ankara’nın değişen uluslararası sisteme bakışını ortaya koyduğunu ifade etti.Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden ŞİÖ’nün, Rusya ve Çin başta olmak üzere Avrasya’nın önemli güçlerini aynı platformda buluşturduğunu belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerinin de tarihi açıdan eskiye dayandığını vurguladı.Özellikle 2000’li yıllarda Ankara-Moskova ilişkilerinin güçlenmesiyle teşkilata yönelik ilginin arttığını ifade eden Işılak, Türkiye’nin 2012 Pekin Zirvesi’nde ‘diyalog ortağı’ statüsü kazanarak ilişkilerini kurumsal bir zemine taşıdığını söyledi.
  • Diyalog ortaklığından 10 yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 Semerkant Zirvesi’ne özel konuk olarak katılmasıyla başlayan lider düzeyindeki temasların, 2024 Kazakistan ve 2025 Çin zirveleriyle devam ettiğini belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ’deki konumunu dikkat çekici hale getiren unsurun ise NATO içerisindeki kurumsal konumunu korurken Rusya ve Çin’in ağırlığının bulunduğu bu platformla da en üst düzeyde temas kurabilmesi olduğunu dile getirdi.

Soğuk Savaş sonrasında uluslararası sistemde güç merkezlerinin çeşitlenmesiyle çok kutupluluk giderek daha belirgin hale gelirken, Şanghay İş Birliği Teşkilatı (ŞİÖ) da bu dönüşümün önemli platformlarından biri olarak öne çıkıyor. ŞİÖ’nün temellerinin 1996’da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın sınır güvenliği ve silahsızlanma amacıyla oluşturduğu ‘Şanghay Beşlisi’ne dayandığını belirten Rusya konusunda çalışmaları bulunan ve St.

Petersburg Devlet Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler üzerine doktora yapan Buğra Bekir Işılak, yapının 2001’de Özbekistan’ın katılımıyla bugünkü adını aldığını ve terörizm, ayrılıkçılık ve köktencilikle mücadeleyi temel hedefleri arasına koyduğunu ifade etti.Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de, İran’ın 2023’te, Belarus’un ise 2024’te katılmasıyla ŞİÖ’nün bugün 10 üyeli geniş bir Avrasya platformuna dönüştüğünü belirten Işılak, Afganistan ve Moğolistan’ın gözlemci statüsünde bulunduğunu, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’ın da aralarında bulunduğu 15 ülkenin ise diyalog ortağı konumunda olduğunu aktardı.‘ÇOK KUTUPLU DÜZENİN VAZGEÇİLMEZLERİNDEN BİRİ’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bişkek’te düzenlenen ve ‘ŞİÖ’nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refaha Doğru Hep Birlikte’ sloganıyla gerçekleştirilen zirvede teşkilatı “çok kutuplu düzenin vazgeçilmezlerinden biri” olarak nitelendirmesine dikkat çeken Buğra Işılak, bu yaklaşımın Ankara’nın değişen uluslararası sisteme bakışını ortaya koyduğunu ifade etti.Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden ŞİÖ’nün, Rusya ve Çin başta olmak üzere Avrasya’nın önemli güçlerini aynı platformda buluşturduğunu belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerinin de tarihi açıdan eskiye dayandığını vurguladı.Özellikle 2000’li yıllarda Ankara-Moskova ilişkilerinin güçlenmesiyle teşkilata yönelik ilginin arttığını ifade eden Işılak, Türkiye’nin 2012 Pekin Zirvesi’nde ‘diyalog ortağı’ statüsü kazanarak ilişkilerini kurumsal bir zemine taşıdığını söyledi. Diyalog ortaklığından 10 yıl sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 Semerkant Zirvesi’ne özel konuk olarak katılmasıyla başlayan lider düzeyindeki temasların, 2024 Kazakistan ve 2025 Çin zirveleriyle devam ettiğini belirten Işılak, Türkiye’nin ŞİÖ’deki konumunu dikkat çekici hale getiren unsurun ise NATO içerisindeki kurumsal konumunu korurken Rusya ve Çin’in ağırlığının bulunduğu bu platformla da en üst düzeyde temas kurabilmesi olduğunu dile getirdi.

İlgili Konular: #Dünya #Türkiye’nin #Zirvesi #Erdoğan-Putin

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın