Vur abalıya RTÜK, vur abalıya!..

Vur abalıya RTÜK, vur abalıya!..

Televizyon kanallarına RTÜK tarafından verilen abartılı para cezaları zaten hayata tutunmakta güçlük çeken konvansiyonel medyanın iyice belini büküyor.

📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Televizyon kanallarına RTÜK tarafından verilen abartılı para cezaları zaten hayata tutunmakta güçlük çeken konvansiyonel medyanın iyice belini büküyor.
  • Evet, evlatlarımızı koruyalım ama hangi evlatlarımızı?
  • Benim etrafımda televizyon izleyen çocuk ve genç kalmadı, sizin var mı?

Televizyon kanallarına RTÜK tarafından verilen abartılı para cezaları zaten hayata tutunmakta güçlük çeken konvansiyonel medyanın iyice belini büküyor. Evet, evlatlarımızı koruyalım ama hangi evlatlarımızı?

Benim etrafımda televizyon izleyen çocuk ve genç kalmadı, sizin var mı? Çocuklar artık televizyon izlemiyor.

Peki ne yapıyor? Odasına kapanıp bilgisayar, tablet ya da cep telefonundan hiçbir denetim ve kısıtlamaya tâbi olmayan sosyal medyayı, Youtube'u, Instagram'ı, X'i ve zehir saçan dijital platformları takip ediyorlar.

Bu durum RTÜK'ün izleme istatistikleriyle de belgelendi. 5 yıl önce gençlerin 1 saat 40 dakika olan günlük ortalama televizyon izleme süreleri, 2025'de sadece 40 dakikaya düştü. Buna karşın internette vakit geçirme süreleri 10 kat artarak günde ortalama 3 saat 24 dakikaya çıktı.

Yani? Asıl denetlenmesi, kısıtlanması, cezalandırılması gereken bu dijital çöplük dururken, öz denetimi bulunan, editöryal süzgeçlerden geçen, lisansa tâbi, çatır çatır vergisini ödeyen, çeşitli yasalarla çerçevelenmiş, RTÜK'ün an be an gözetiminde bulunan, yurtdışına dizi satıp ihracat sektörü oluşturan, istihdam yaratan klasik televizyonlara ağır para cezaları veriliyor.

Zaten reklam pastasının yüzde 85'ini alan ve parayı olduğu gibi yurtdışına çıkartan da bu dijital çakallar değil mi? RTÜK ise asıl bataklığı görmezden gelip, vur abalıya sığlığında televizyon kanallarını gelir kapısı haline getiriyor.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; El insaf!.. Yeni dizisinde dostunu anlattı Haberi İtalya'da yaşayan Türk yönetmen Ferzan Özpetek'in yakın arkadaşı, değerli meslektaşım Neval Barlas'tan aldım.

Ferzan Özpetek, geçen yıl vefat eden moda devi, İtalyan şıklığının sembolü Giorgio Armani'nin hayatı ve kariyerini konu alan bir televizyon dizisinin yönetmenliğini üstlendi. Dizinin senaryosu da Özpetek ve Francesco Arlanch'ait.

Yapımcılar ise Lux Wide ve Faros film. Moda evi, çekimler için Armani'ye ait tüm arşivleri, kreasyonlar ve mekanları Özpetek'in emrine verdi.

Özpetek aynı zamanda yakın arkadaşı olan Armani ile 30 yıl süren dostluklarını da anlatacak. İkilinin ilişkileri 1997'de, Hamam filmi Cannes Film Festivali'ne katılacak ünlü yönetmenin tören için uygun bir elbisesi bulamadığı günlerde başladı.

Özpetek, "Cannes için smokin alacak durumum yoktu ve o bana hediye etti" diye anlatıyor. O günden sonra Armani, Özpetek sinemasını yakından takip ediyor ve tüm galalarına katılıyor.

Bu dostluğun izleri, Özpetek'in hasılat rekorları kıran ve birçok ülkede büyük beğeni toplayan Diamanti (Elmasla) filminde de var. Özpetek, Armani ile sadece çok ilgili olduğu sinema konusunda değil, sanat, kostüm, mimari ve hayatın kendisi ile ilgili konuştuklarını, onu vizyonu geniş ve çok parlak bir sanatçı olarak gördüğünü söyleyerek, "Onun hikayesini anlatmak hem heyecan verici bir onur hem de orijinal, çekici ve çok yönlü bir kişiliğin farklı yüzlerini yakalamak açısından bir dayanıklılık yarışı" diyor.

Titrlere değil fikirlere bakın Koskoca profesör, karısını tekme tokat dövüyor.

İlkokulu zor bitiren adam, cebinden fidan alarak 20 hektar alanı ağaçlandırıyor. Avukat, cezaevine uyuşturucu sokuyor.

Tinerci, canını hiçe sayıp enkazdan çocuk kurtarıyor. Sözde veteriner, sokaktan topladığı köpeklere tecavüz edip öldürüyor.

Dilenci, topladığı paralarla sokak hayvanlarını besliyor. Sözde din hocası, Kur'an kursundaki çocuklara tecavüz ediyor.

Hayat kadını, arkadaşına böbreğini veriyor. Bundan böyle insanları kalplerine göre değil, sosyal statülerine göre değerlendiren taş olsun!

Gaf'let kürsüsü 2002 yılında İngiltere'de çöp toplayıcısı Michael Carroll, piyangodan 12,7 milyon dolar (yaklaşık 602 milyon TL) kazandı. Ancak 8 yılda tüm parasını tüketip yeniden çöp toplamaya başladı.

Ne demiş? "Teröristleri affetmek Tanrı'nın işi.

Benim işim onları O'na göndermek." (Vladimir Putin) Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

İlgili Konular: #Magazin

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın