Uzmanların üzerinde durduğu bazı senaryolarda küresel büyümenin doğrudan zarar görmesi yerine, gelirin yapay zeka teknolojilerini geliştiren şirketlerle bu teknolojilerden yararlanan kullanıcılar arasında yeniden paylaşılması bekleniyor. Capital Economics’in baş küresel ekonomisti Jennifer McKeown üç olası tetikleyici belirledi. Bunlar artan rekabetten kaynaklanan düşen yapay zeka fiyatları, yapay zeka firmalarının karlarını sıkıştıran yükselen girdi maliyetleri veya beklenenden zayıf talep. İlk senaryoda yoğunlaşan rekabet yapay zeka model fiyatlarını aşağı çekecek. İnvesting.com'un derlemesine göre sağlayıcıların marjlarına baskı yapacak. Ancak başka alanlarda daha geniş çaplı benimsemeyi de teşvik edebilir. McKeown şöyle dedi: "Doğrudan etki, geliri yapay zeka üreticilerinden yapay zeka kullanıcılarına kaydıracak. Özellikle finansal hizmetler ve sağlık gibi sektörlere." ABD’de bunun büyük ölçüde ekonomi içinde yeniden dağılım anlamına geleceğini ekledi. Tayvan ve Kore gibi çip üreten ekonomiler üzerindeki etki daha az kesin.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Çünkü daha ucuz yapay zeka modelleri yarı iletken talebini destekleyebilir. Aynı zamanda üreticilerin yatırım teşviklerini olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte, ikinci senaryo yükselen elektrik veya emtia fiyatları geliri küçültmek yerine yeniden dağıtacak. Körfez ülkeleri ve Norveç gibi enerji ihracatçıları fayda sağlayacak. Şili ve Avustralya dahil metal ihracatçıları da kazançlı çıkacak. Yapay zeka yatırımının çoğunun yoğunlaştığı ABD’de veri merkezi ve bulut harcamalarında geri çekilme görülebilir. McKeown küresel faaliyet üzerindeki etkinin muhtemelen mütevazı olacağını yazdı. Zayıf yapay zeka talebi en büyük makroekonomik riski taşıyor. Yatırımdaki geri çekilme yarı iletken üretimini vuracak.
Bulut bilişim, veri merkezi inşaatı, elektrik ekipmanları ve enerji üretimi de etkilenecek. Ekonomist McKeown, yapay zeka yatırımlarındaki olası bir gerilemeden en fazla etkilenebilecek ülkelerin, yapay zeka yatırım patlamasından en çok yararlanan ekonomiler olacağını belirtti. Bu kapsamda Tayvan, Güney Kore, Meksika, Çin ve ABD öne çıkıyor. Avrupa'nın yapay zeka altyapısındaki sınırlı rolü nedeniyle kısa vadede daha düşük risk taşıdığı değerlendiriliyor. Daha olumsuz senaryoda ise yapay zekanın teknolojik potansiyeline yönelik beklentilerin kalıcı biçimde zayıflaması, etkilerin tedarik zinciriyle sınırlı kalmamasına yol açabilir. McKeown'a göre verimlilik artışının yavaşlaması, gelişmiş ekonomilerin potansiyel üretimini de aşağı çekebilir. Bu durumda ABD, İngiltere ve İsviçre, yapay zekanın benimsenmesinden en fazla fayda sağlaması beklenen ülkeler olmaları nedeniyle uzun vadede en büyük kayıplarla karşılaşabilecek ekonomiler arasında yer alıyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar