Yunanistan’ı zorda bırakacak itiraf: "Atina, Anadolu'daki suçlarınla yüzleş"

YUNAN DEVLET TV'SİNDE YUNAN AKADEMİSYENDEN İTİRAF 30 Ağustos Zaferinin yıl dönümünde Yunanistan'ın Anadolu'daki işgal yıllarına bakışı yeniden.

🎙️ Sesli Gazete (~6 dk)
Yunanistan’ı zorda bırakacak itiraf: "Atina, Anadolu'daki suçlarınla yüzleş"
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Yunan Devlet Televizyonu ERT'de bir akademisyenin, Yunan Ordusu'nun Anadolu'da işlediği katliamların tanınması çağrısı tartışma yarattı.
  • Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç.
  • Esra Özsüer, ‘’Profesör Diamantopoulos'un Yunan devlet kanalında ifade ettiği bu beyanatı, gerçekten çok önemli bir itiraf.

YUNAN DEVLET TV'SİNDE YUNAN AKADEMİSYENDEN İTİRAF 30 Ağustos Zaferinin yıl dönümünde Yunanistan'ın Anadolu'daki işgal yıllarına bakışı yeniden gündemde. Yunan Devlet Televizyonu ERT'de bir akademisyenin, Yunan Ordusu'nun Anadolu'da işlediği katliamların tanınması çağrısı tartışma yarattı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr.

Esra Özsüer, ‘’Profesör Diamantopoulos'un Yunan devlet kanalında ifade ettiği bu beyanatı, gerçekten çok önemli bir itiraf. Daha önce konuşulmamış bir konu olduğunu söyleyemem.

Yunanistan bu konuyu sadece 2026 yılıyla da sınırlayacak şekilde konuşmadı. 1919'dan beri bu konu muhalif isim tarafından da eleştirel bir gözle daha önce irdelendi.’’ dedi. Türk-Yunan İlişkileri ve Yunan Siyasi Tarihi üzerine çalışan Doçent Doktor Esra Özsüer'e göre, bu açıklamanın Türkiye açısından önemli bir boyutu da Yunanistan'ın 1994 ve 1998 yıllarında kabul ettiği sözde soykırım yasaları.

Peki Atina yönetimi Yunan Ordusu'nun Anadolu'daki katliamlarını resmen tanır mı? ‘’Yunanistan 1994'te ve 98'de meclislerinden iki tane soykırım yasası geçirdi.

Bu soykırım yasası da tam 1919 ve 1922 yıllarındaki Anadolu işgali döneminde Yunan ordusunun yapmış olduğu mezalimin tam tersi bir algı yaratma noktasında karşımıza çıkarıldı. Çünkü işgalciden bir mağdur yaratma durumu var.

Sözde Pontus soykırımı ve sözde Helen soykırımı. Dolayısıyla Diamantopoulos'un bu itirafı ya da bu beyanatı, bu noktada yani sözde soykırım gerekçelerini sunmuş oldukları iddialarında bir anlamda nötrleyebilecek bilgileri de bizim elimize verebiliyor.

Bu konuda çok umutvari konuşamam. Çünkü Yunan resmi tarih yazımı ve ulus devlet süreçleri içerisindeki tarih anlayışları bu minvalde çok kapsayıcı bir Türk algısına zaten sahip değil.

Dolayısıyla bu bir geri adım olarak kabul edilemez ve bunu yapmayacaklardır.’’ "İKİ ÜLKENİN ULUSAL ÇIKARI ÖRTÜŞMÜYOR" Atina'da tartışılan bir başka konuysa Türkiye'nin deniz yetki alanlarıyla ilgili hazırladığı yeni yasa tasarısı. Tasarının içeriği henüz açıklanmadan Yunanistan'da endişe başladı.

Ege Denizi iki ülke arasındaki egemenlik tartışmalarının en önemli başlıklarından biri. Yunanistan, Türkiye'de çıkarılacak yeni bir yasanın kendi egemenlik haklarını hukuki çerçevede zora sokabileceği endişesini taşıyor.

Özsüer, ‘’Aslında Yunanistan ve Türkiye, ulusal çıkarları birbiriyle örtüşmeyen ve farklılık gözeten iki ülke.

Dolayısıyla birinin kaybı diğerinin kazancı, diğerinin kazancı öbürünün kaybı olarak görüldüğü için kazan-kazan ilkesiyle bir arada aynı noktada buluşulamıyor. Ulusal güvenliğe tehdit aracı olarak görüyor ki bunu Dışişleri Bakanı Yerapetritis ya da Savunma Bakanı Dendias da basına verdiği demeçlerde çok açıkça dile getirdi. 'Egemenlik haklarımızın yasal çerçevede tehdit altına alınmasıdır bu' dedi ve bunu Yunanistan'ın tek taraflı kabul etmeyeceğini ifade etti.’’ şeklinde konuştu. ‘’YUNANİSTAN'IN ENDİŞESİ HUKUKİ VE JEOPOLİTİK’’ Atina'nın dış politikasında dikkat çeken bir diğer başlıksa İsrail'le gelişen yakın ilişkiler.

Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Doğu Akdeniz'de iş birliğini geliştirirken Ankara ile diyaloğu da tamamen kesmiyor. Özsüer, Atina'nın İsrail'le ilişkisinin yalnızca Türkiye'ye karşı bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor; ‘’Öncelikle enerji politikaları, istihbarat paylaşımı, sanayi konusundaki iş birliği ya da bölgesel güvenlik noktasında aynı doğrultuda buluşmaları her iki ülkeyi bir arada tutan etmenler.

Bunun yanına tabii Güney Kıbrıs'ı da alarak bölgede bir ittifak kurdular Türkiye'ye karşı. Ama Yunan dış politikası tam anlamıyla Türkiye'ye karşı oluşturulan bir ittifak olarak görmüyor bu birlikteliği.

Diğer taraftan 2021'den beri Türkiye ile yürüttüğü bir pozitif gündem süreci var. Yani Türkiye ile de bir denge politikasını koruyan bir Yunan dış politikasından bahsedebiliriz.

Dolayısıyla Yunanistan burada kendi ulusal çıkarlarını Doğu Akdeniz'de güç unsuru olarak gördüğü İsrail'le oluştururken diğer taraftan da Türkiye ile de belli mesafede diplomatik ilişkilerini sürdürüyor.’’

ÖZEL SAVUNMA & STRATEJİ AĞI Konuyla İlgili Özel Analizler

Savunma sanayiindeki yerli projeler, TSK operasyonları ve küresel askeri dengelere dair derinlemesine analizleri takip etmek için:

İlgili Konular: #Gündem #Yunanistan’ı #Atina #Anadoludaki

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın