Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik kapsamlı bir soruşturma başlattı. CNN TÜRK Muhabiri Sinan Ağca'nın aktardığı bilgilere göre soruşturmada hedefte 49 kişi bulunuyordu. Operasyon kapsamında örgüt lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş ile birlikte 32 üst düzey yönetici yakalanırken, 32 şirkete de tedbir kararı uygulandı. Soruşturma kapsamında, yapının tarihsel liderlik silsilesi de gündeme geldi. 1951–1959: SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN Yapının kurucusu olarak Süleyman Hilmi Tunahan gösteriliyor. Liderlik görevi 1959 yılına kadar sürdü. 1959 yılında liderlik görevini Tunahan'ın damadı Kemal Kacar devraldı ve 2000 yılına kadar görev yaptı. 2000–2016: ARİF AHMET DENİZ OLGUN 2000 yılında liderlik Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu Arif Ahmet Deniz Olgun'a geçti.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Olgun, 2016 yılında hayatını kaybetti. Sinan Ağca'nın aktardığına göre, Arif Ahmet Deniz Olgun'un 2016 yılında vefatına ilişkin ailesinin "şüpheli ölüm" iddiası bulunuyor. Ağca, mevcut soruşturmanın mali nitelikte olduğunu ancak ilerleyen süreçte bu iddiaların da soruşturma kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takip edileceğini belirtti. SAVCILIĞIN İDDİASI: 2016 SONRASI YENİ YAPILANMA Savcılık iddiasına göre Arif Ahmet Deniz Olgun'un vefatının ardından Alihan Kuriş 2016 yılında liderliği devraldı ve bu tarihten sonra "Alihan Kuriş oluşumu" olarak tanımlanan yeni bir yapılanma başladı. Bu kapsamda öne sürülen iddialar şunlar: Merkeziyetçi yönetim modeli kuruldu. Hücresel yapılanmaya geçildi. Geleneksel yapıdan uzaklaşıldı. Katı ve kapalı bir organizasyon oluşturuldu. BÖLGESEL VE MINTIKA SORUMLULARI Soruşturma dosyasındaki iddialara göre yapı içerisinde iller ve bölgeler bazında sorumlular görevlendirildi.
Savcılığın öne sürdüğü yapılanmada: Bölgesel sorumlular atandı. Mıntıka sorumluları görevlendirildi. Komisyon sistemiyle kararlar alındı. Tüm kararlar merkezden alt birimlere iletildi. Ağca, klasik hiyerarşik yapının dışında özel yöntemlerle talimat aktarımının sağlandığının da savcılık notlarında yer aldığını söyledi. DİJİTAL GİZLİLİK VE HABERLEŞME SİSTEMİ Soruşturma kapsamında elde edilen bulgulara göre yapının dijital iz bırakmamak amacıyla özel haberleşme yöntemleri kullandığı iddia ediliyor. Savcılığın öne sürdüğü tedbirler şöyle sıralandı: - Yaygın mesajlaşma uygulamalarının kullanılmadığı - Sorumlular arasında şifreli e-posta sistemiyle iletişim kurulduğu - Personel bilgilerinin özel bilgisayar programlarında saklandığı - Dijital izleri azaltmaya yönelik yöntemlerin uygulandığı Dikkat çeken iddialardan biri de "ulak sistemi" oldu. Buna göre savcılık, bazı kararların dijital ortamda kayıt oluşturmaması amacıyla elektronik iletişim yerine mesaj taşıyan kişiler aracılığıyla ilgili kişilere ulaştırıldığını öne sürüyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!