Bu yıl Afyonkarahisar'daki Emre Gölü'nde gerçekleştirilen ve 15 Ağustos'a kadar sürecek olan TÜBİTAK'ın 28. Gökyüzü Gözlem Etkinliği, Bakan Kacır'ın katılımıyla başladı. Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, düşük ışık kirliliği, geniş ve açık ufku, gökyüzü gözlemlerine elverişli atmosferik koşullarıyla öne çıkan Emre Gölü kıyılarında düzenlenen etkinlikte, bu yıl 81 ilden 20 bine yakın başvuru aldıklarını söyledi. Böylece Gökyüzü Gözlem Etkinlikleri tarihinde yeni bir başvuru rekoruna imza attıklarını belirten Kacır, "Yapılan değerlendirme ve kura sonucunda yaklaşık 1500 gökbilim meraklısı, bugün burada bizlerle birlikte bu eşsiz deneyime ortak olmaya hak kazandı." diye konuştu. Kacır, astronomi ve uzay bilimleri alanında uzman isimlerin katılımıyla söyleşiler ve atölyeler gerçekleştireceklerini, TÜBİTAK uzmanlarının ve bilim merkezlerinin hazırladığı atölyeler sayesinde katılımcıların meraklarını deneye, fikirlerini tasarıma dönüştürme imkanı elde edeceğini anlattı. Gökyüzünün aslında insanlığın en eski meraklarından birine açılan kapı olduğunun altını çizen Kacır, Fergani'den Cezeri'ye, Cacabey'den Ali Kuşçu'ya nice müstesna şahsiyetin araştırmalarıyla astronomide insanlığın ortak bilgi birikimini zenginleştirdiğini, Bağdat, Semerkant ve İstanbul gibi ilim merkezlerinde yürütülen çalışmaların gök cisimlerinin hareketlerinin anlaşılmasından zamanın ve dünyanın ölçülmesine kadar pek çok alanda yeni ufuklar açtığını söyledi. TÜRKİYE UZAYA BAĞIMSIZ ERİŞECEK Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi ile "Tam Bağımsız Türkiye" idealini güçlü adımlarla yarınlara yeni keşif ve teknolojilerle taşımaları gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uzay bilimi ve teknolojilerinde altyapılarını, insan kaynağını ve teknolojik yetkinliklerini adım adım büyüttüklerine dikkati çeken Kacır, uzay teknolojilerini, Türkiye'nin kalkınmasına ivme kazandıran, kritik teknolojilerde bağımsızlıklarını güçlendiren ve uluslararası rekabet güçlerini tahkim eden stratejik bir yetkinlik alanı haline getirdiklerini aktardı. Kacır, İMECE, GÖKTÜRK-2 ve TÜRKSAT 6A uydularının, Türkiye'nin uzayda artan iddiasının ve milli kabiliyetlerinin göstergesi olduğuna işaret ederek, Milli Uzay Programı ile ülkenin uzay yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını anlattı.
Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında ilk astronot Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) 13 bilimsel deneyi başarıyla yürüttüğünü, Tuva Cihangir Atasever'in de yörünge altı araştırma uçuşunda 7 deney icra ettiğini anımsatan Kacır, bu bilim misyonlarının milyonlarca gence ilham kaynağı olduğunu söyledi. Kacır, gelecek dönemde milli imkanlarla geliştirdikleri itki sistemine sahip, kendi mühendislerinin ve bilim insanlarının tasarladığı ve ürettiği uzay aracıyla Ay'a erişeceklerini vurguladı. Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi'ni hayata geçirerek konum ve zaman bilgisinde bağımsızlıklarını tahkim edeceklerini belirten Kacır, kritik teknolojilerde Türkiye'ye yeni yetkinlikler kazandıracaklarını dile getirdi. Kacır, Somali'de Türkiye'ye ait bir uzay limanı inşa ederek, kendi geliştirdikleri roketlerle, uzay aracı ve uzay limanı ile uzaya bağımsız şekilde erişeceklerinin altını çizdi. Antalya'da 5-9 Ekim'de yapacakları 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC 2026) de Türkiye'nin küresel uzay ekosistemindeki artan ağırlığını ortaya koyacağı, yeni işbirliklerine ve ortaklıklara kapı aralayacakları önemli bir buluşma olacağını söyledi. GELECEĞİ TÜRK GENÇLİĞİ KENDİ ELLERİYLE KURACAK Uzay alanında belirlenen hedeflerin ve geleceğe dönük iddiaların arkasında bilim insanlarının yıllara yayılan emeği, mühendislerin birikimi, araştırmacıların gayreti ve gençlerin dinamizminin bulunduğunu belirten Kacır, bugün "TEKNOFEST Kuşağı" diye anılan yeni bir nesil yetiştiğine dikkati çekti. Kacır, bu nesli "bilime meraklı, tasarlayan, cesur ve merakı yüksek, köklerinden aldığı özgüvenle yüzünü geleceğe dönen, ülkesinin imkanlarına inanan, sorumluluk üstlenen ve Türkiye'yi bilim ve teknolojide daha ileriye taşıma iradesine sahip bir nesil" olarak tanımladı. Bugün üzerlerine düşenin istiklal uğruna verilen büyük mücadelenin mirasını, bilimde ve teknolojide öncü, üretimde iddialı bir Türkiye ile taçlandırmak olduğunu vurgulayan Kacır, şöyle devam etti: "İnanıyorum ki sizler tam bağımsız, daha güçlü ve daha müreffeh Türkiye idealini bilimle, teknolojiyle ve üreterek gerçeğe dönüştürecek Türkiye Yüzyılı’nın mimarları olacaksınız. Milli Teknoloji Hamlemiz, kökleri geçmişe, iddiası ve hedefleri geleceğe uzanan büyük bir kalkınma ve bağımsızlık yürüyüşüdür.
Bu yürüyüşün dinamosu, tarihinden ilham alan, çağın teknolojilerine hakim olan ve geleceği kendi elleriyle kurmaya talip Türk gençliğidir." Kacır, Bakanlık olarak gençlerin hayallerinin önündeki engelleri kaldırmak, yeteneklerini geliştirebilecekleri imkanları çoğaltmak ve fikirleri geleceğin teknolojilerine dönüştürebilecekleri güçlü bir ekosistem sunmak için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi. Bilime, teknolojiye, araştırmaya, geliştirmeye ve üretmeye ilgi duyan her bir gencin önünü açmayı, Türkiye'nin yarınlarına yapılmış en kıymetli yatırımlardan biri olarak gördüklerini belirten Kacır, şunları kaydetti: "Ufkun ötesine olan merakı ve heyecanı zirveye taşıdık. Yarın TÜBİTAK tarafından açılacak çağrıyla artık sadece ulusal gökyüzü gözlem etkinliklerimizi değil, Türkiye'nin dört bir yanında gökyüzü meraklılarının gerçekleştirecekleri, sivil toplum kuruluşlarımızın, üniversitelerimizin hayata geçirecekleri etkinlikleri de en güçlü şekilde destekleyeceğiz. Çünkü bizim çok daha fazla gencimizin uzaya merak duymasına, bu heyecanı yaşamasına ve Türkiye Yüzyılı iddiasını ve hedeflerini bilim ve teknoloji yolculuğunda sahiplenmesine ihtiyacımız var." Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş da Türkiye'nin uzay konusundaki çalışmalarına katkı sağlayacakları için duydukları memnuniyeti dile getirerek, gündüz söyleşiler ve atölyeler, gece teleskop gözlemleriyle bilimi doğayla buluşturacaklarını belirtti. Aktaş, burada geçirilen zamanın gençler için önemli olacağının altını çizerek, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yaptığı çalışmalarla Türkiye’de bilim ve teknoloji vizyonunun gelişmesinde en büyük katkıyı sağlayarak öne çıktığını ifade etti. TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın ise insanların yüzyıllardır gökyüzünü gözlemlediğini belirterek, bugün milyonlarca ışık yılı uzaktaki galaksileri inceleyebildiklerini söyledi. İnsanların anlam arayışında, varoluş sorgulamasında ve etrafı keşfetmesinde gökyüzünü incelemenin önemli yer tuttuğunu anlatan Aydın, "Burada 4 gün boyunca şairlerin dizelerinde aradığı huzuru, bilim insanlarının peşinden koştuğu hakikati birlikte arayacağız. TÜBİTAK olarak 1998'den bu yana bu etkinliği kesintisiz düzenlemekten gurur duyuyoruz. Gözünüz yıldızlarda, gökyüzünüz açık, merak ve heyecanınız daim olsun." Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç da uzaya bağımsız erişimi önemsediklerini vurgulayarak, toplumda uzay farkındalığı ve merakının çok önemli olduğunu, Türkiye'de ise gökyüzü gözlemi için başvuran insanların sayısındaki artış ile IAC 2026'ya yapılan başvurularda gelen rekorun sevindirici olduğunu dile getirdi. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!