Beşiktaş’ta sezonun ilk bölümünde ortaya çıkan görüntü, taraftara uzun süredir özlenen heyecanı yeniden yaşatıyor. Vincenzo Italiano’nun dokunuşlarıyla daha tempolu, daha agresif ve rakip kaleye daha hızlı giden bir takım ortaya çıkıyor.
Bu yükselişte Orkun Kökçü’nün oyunun merkezindeki etkisi, Salih Özcan’ın orta sahadaki dengesi ve Dusan Vlahovic’in hücum hattına getirdiği fiziksel güç ve gol tehdidi özel bir önem taşıyor. MARSILYA'NIN BAŞINDA GENESIO VAR Marsilya denildiğinde akla hâlâ Roberto De Zerbi’nin futbolu gelebilir.
Ancak Marsilya artık De Zerbi’nin Marsilya’sı değil. Fransız ekibinin başında Bruno Genesio var.
Deneyimli teknik adamın temel tercihi 4-2-3-1. Orta sahada iki oyuncuyla denge kuran, öndeki üçlüyle hareketlilik arayan ve özellikle kanatları oyunun önemli hücum araçlarından biri olarak kullanan bir yapı söz konusu.
Genesio’nun Marsilya’sı için önemli noktalardan biri proaktif futbol anlayışı. Ancak sezonun ilk bölümünde bu anlayışın henüz tam anlamıyla istikrara kavuşmadığını da net bir şekilde söyleyebiliriz.
İşte Beşiktaş için bu maçtaki önemli ayrıntı tam da burada: Marsilya’nın kalitesi yüksek, ancak kusursuz bir takım değil. BU ÜÇ OYUNCUYA ÖZEL ÖNLEM GEREK Marsilya’nın hücumdaki en dikkat çekici isimlerinden biri İgor Paixo.
Brezilyalı kanat oyuncusu bire birde etkili, hızlı ve savunma arkasına yaptığı koşularla tehlike yaratabilecek bir futbolcu.
Bir diğer önemli isim Amine Gouiri. Ceza sahası çevresinde topla buluştuğunda pozisyon üretebilen ve bağlantı oyununa katılabilen Gouiri, Marsilya’nın hücum çeşitliliğini artırıyor.
Orta sahada ise Pierre-Emile Hojbjerg kilit oyuncu. Tecrübesi, fizik gücü ve oyunun ritmini belirleme becerisiyle Marsilya’nın merkezindeki önemli denge unsurlarından biri.
Beşi̇ktaş nelere di̇kkat etmeli̇?İlk madde çok net: Merkezde top kaybı yapılmamalı. Marsilya’nın iki merkez oyuncusunun önünde hareketli bir üçlü bulunuyor.
Beşiktaş özellikle hücuma çıkarken merkezde topu kaybederse Marsilya’nın hızlı hücumcularına alan bırakabilir. İşte burada Salih Özcan’ın rolü çok önemli.
Orkun Kökçü’nün daha ileri çıkarak oyunun hücum tarafına katkı verdiği anlarda Salih’in merkezdeki pozisyon disiplini, Beşiktaş’ın savunma dengesini korumasını sağlayacak. İkinci kritik nokta: Beklerin arkasındaki boşluklar.
Beşiktaş’ın hücum iştahı İtaliano döneminin en heyecan verici taraflarından biri. Ancak ileri çıkan beklerin arkasında oluşabilecek boşluklara Marsilya’nın hızlı hücumcularının koşu atmasına izin verilmemeli.
Üçüncü konu: Pierre-Emile Hojbjerg Beşiktaş, Danimarkalı oyuncunun rahat pas yapmasına izin vermemeli.
Çünkü Marsilya’nın hücumlarının önemli bölümü orta sahada onun servisleriyle başlıyor. OYUN KİMLİĞİ BELİRLEYİCİ OLACAK Vincenzo Italiano’nun Beşiktaş’a getirdiği en önemli değişikliklerden biri, takımın oynamaktan korkmaması.
Beşiktaş artık topu kazandığında ileriye bakıyor. Pasın yönü daha hızlı değişiyor, oyuncular daha fazla hareket ediyor, rakip üzerinde baskı kuruluyor.
Orkun’un merkezde topu yönlendirmesi, Salih’in dengeyi sağlaması ve Vlahovic’in ileride savunmayı meşgul etmesi, Italiano’nun istediği tempolu oyunun önemli parçalarından biri. BEŞİKTAŞ'IN ÜSTÜN OLDUĞU ALANLAR Birincisi: Form ve öz güven Takımın gol üretme konusunda ciddi bir ivme yakaladığı görülüyor.
Üstelik bu sadece sonuçlarla değil, oynanan futbolla da hissediliyor. İkincisi: Dolmabahçe atmosferi Marsilya’nın karşılaşacağı atmosfer, maçın psikolojik tarafında Beşiktaş’ın elini güçlendirebilir.
Üçüncüsü: İtaliano’nun geçiş futbolu Beşiktaş topu kazandığında oyunu hızlandırabiliyor. Orkun’un pas kalitesi ve Vlahovic’in önde yaratacağı tehdit, Marsilya’nın savunma dengesini bozabilecek önemli silahlar.
Dördüncüsü: Takımın yükselen enerjisi Belki de en önemlisi bu. Beşiktaş’ta şu anda sadece sonuçlardan değil, oyundan kaynaklanan bir heyecan var.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın