Dengeleri değiştiren savaş üçgeni! Rusya Manş Denizi’nde baskıyı artırdı, Avrupa’nın korktuğu senaryo gerçek oluyor

Dengeleri değiştiren savaş üçgeni! Rusya Manş Denizi’nde baskıyı artırdı, Avrupa’nın korktuğu senaryo gerçek oluyor

Rusya, Batı dünyasına yönelik baskısını hem açık denizlerde hem de kıta genelindeki hibrit operasyonlarıyla gözler önüne seriyor.

🤖 Yapay Zekâ Editör Özeti & 3 Maddede Öne Çıkanlar ÖZGÜN ANALİZ
  • Rusya, Batı dünyasına yönelik baskısını hem açık denizlerde hem de kıta genelindeki hibrit operasyonlarıyla gözler önüne seriyor.
  • Birleşik Krallık’ın güney ve doğu kıyılarında devriye atan Rus savaş gemileri Londra için doğrudan bir caydırıcılık mesajına dönüşürken; Almanya sahada ve hava sahasında tespit ettiği sabotaj girişimleri ile insansız hava aracı (İHA) faaliyetlerini doğrudan NATO'yu sınama stratejisinin parçası olarak tanımlıyor.
  • İNGİLTERE KIYILARINDA YENİ RUTİN Rusya Deniz Kuvvetleri, Birleşik Krallık’ın deniz sınırlarında kalıcı bir devriye varlığı oluşturmuş durumda.

Rusya, Batı dünyasına yönelik baskısını hem açık denizlerde hem de kıta genelindeki hibrit operasyonlarıyla gözler önüne seriyor. Birleşik Krallık’ın güney ve doğu kıyılarında devriye atan Rus savaş gemileri Londra için doğrudan bir caydırıcılık mesajına dönüşürken; Almanya sahada ve hava sahasında tespit ettiği sabotaj girişimleri ile insansız hava aracı (İHA) faaliyetlerini doğrudan NATO'yu sınama stratejisinin parçası olarak tanımlıyor. İNGİLTERE KIYILARINDA YENİ RUTİN Rusya Deniz Kuvvetleri, Birleşik Krallık’ın deniz sınırlarında kalıcı bir devriye varlığı oluşturmuş durumda. Manş Denizi’ndeki görevini Admiral Grigorovich’ten devralan fırkateyn Neustrashimy, bölgede yaptırımlara takılan ‘karanlık tanker filosuna’ refakat etmek ve gözetleme yapmak üzere konuşlandı. Neustrashimy, ana silah olarak 100 mm’lik topunun yanı sıra hava savunma ve denizaltı karşıtı sistemlere sahip olsa da Kalibr cruise füzesi (seyir füzesi) atma yeteneğinden yoksun tekil bir istisna kabul ediliyor. Nitekim Neustrashimy, daha önce Plymouth’un 65 kilometre açığında, dünyanın en yoğun gemi rotasında duyurusuz bir 100 mm topçu eğitimi gerçekleştirmiş ve İngiltere Savunma Bakanı bu hamleyi "gösterişçi ve sorumsuz" olarak nitelendirmişti. Donanma bir yandan bu tehditlerle boğuşurken, diğer yandan İngiliz siyasetçilerin düzensiz göçmen teknelerini durdurma görevini donanmaya yükleme söylemleri donanma yönetiminde ciddi rahatsızlık yaratıyor. TÜM ÜLKE RUS FÜZELERİNİN MENZİLİNE GİREBİLİR Ancak İngiliz askeri uzmanlar, bu geminin yerini yeniden Grigorovich, Gepard veya Gorshkov sınıfı modern bir fırkateyne bırakması durumunda tüm İngiltere'nin Rus füzelerinin menziline gireceğini vurguluyor. Hava savunma ağı bulunmayan Londra gibi merkezlerin, Manş Denizi'nden atılacak Kalibr füzeleriyle doğrudan hedef alınabileceği uyarısı yapılıyor. Söz konusu Rus gemileri lojistik ihtiyaçlarını da İngiltere kıyılarının hemen ötesinde karşılıyor. Seyir halindeyken ikmal yapma kabiliyeti bulunmayan Rus donanması, sakin havaları bekleyerek Suffolk kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında istihbarat ve ikmal gemileriyle yan yana gelip yakıt dolduruyor. Ayrıca Neustrashimy’nin güvertesinde konuşlandırılan Ka-27 ‘Helix’ helikopteri, sahip olduğu ters dönmeli pervane teknolojisi ve yüksek radar menzili sayesinde bölgedeki deniz trafiğini yüzlerce kilometre öteden takip etme imkânı sunuyor.

Konuya ilişkin edinilen son bilgilere göre; KRALİYET DONANMASI'NDA SAYISAL KRİZ Rusya’nın bu hamlelerine yanıt vermesi gereken İngiliz Kraliyet Donanması ise tarihinin en ağır gemi ve personel yetersizliklerinden birini yaşıyor. Kıyıları korumakla görevli Filo Hazır Görev Gemisi konsepti çerçevesinde aktif bir fırkateyni görevde tutabilmek için rotasyonda toplam üç gemiye ihtiyaç duyuluyor. Mevcut durumda operasyonel olarak kullanılabilecek yalnızca dört fırkateyni kalan İngiltere, tek bir arıza durumunda dahi görev zincirinin kırılması riskiyle karşı karşıya. Denizaltı avlama görevini üstlenen Towed Array Patrol Ship (TAPS) araçları ve Kraliyet Donanması’nın elinde kalan sadece iki faal muhrip dikkate alındığında, savunma bütçesindeki yetersizlik açığa çıkıyor. Görevdeki sadece üç İngiliz gemisinde gemisavar füzesinin bulunması, devriye görevlerinin sıklıkla sadece hafif silahlarla donatılmış Batch 1 River sınıfı devriye gemilerine kalmasına yol açıyor. Krizin uzun vadeli çözümü olarak görülen Type 31 fırkateyn projesi ve otonom hareket edebilen Type 91 füze platformlarında ise takvim aksamış durumda. Type 31 gemilerinin donanmaya teslimatının 2023 hedeflerinden saptığı ve en iyi ihtimalle on yılın sonuna kaldığı belirtilirken, bu araçların tam operasyonel hale gelmesinin en az beş yıl alacağı hesaplanıyor. ALMANYA'DAN HİBRİT SAVAŞ UYARISI İngiltere sahillerindeki bu baskının bir benzeri Avrupa kıtasında farklı yöntemlerle yürütülüyor. Almanya'nın en kıdemli komutanı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer, Kremlin'in Ukrayna'daki savaşı sürdürürken aynı zamanda ekonomisini ve ordusunu Batı ile girebileceği daha geniş kapsamlı bir çatışmaya hazırladığını bildirdi. NATO’nun özellikle doğu kanadında her gün hibrit saldırıların gerçekleştiğini aktaran Breuer, Rusya'nın sistematik olarak drone’lar aracılığıyla Avrupa’nın hava savunma sistemlerini tarttığını ve gelecekteki olası bir çatışma için savunma açıklarını aradığını açıkladı. Bu durumun son somut örneği, Almanya'nın doğusundaki bir havalimanında Ukrayna kargo uçağının yakınında patlayıcı yüklü bir İHA'nın tespit edilip polis tarafından etkisiz hale getirilmesiyle yaşandı. Alman makamları bu gelişmeyi "yeni bir tehlike seviyesi" olarak nitelendirdi.

NATO Askeri Komitesi Başkanlığı’nın en güçlü adayı olan Orgeneral Breuer'ın işaret ettiği tehditler Polonya'da da hissediliyor. Temmuz ayında Polonya topraklarına düşen bir Rus füzesi tehdidin boyutunu gözler önüne sererken; geçmişte Almanya işgaline uğramış Polonya’nın bugün Berlin ile tarihi bir askeri iş birliğine gitmesi durumun ciddiyetini özetliyor. ABD Savunma Müsteşarı Elbridge Colby de Berlin'in bu yeni stratejisini "tarihi ve övgüye değer" olarak yorumladı. AVRUPA'DA LİDERLİK DEĞİŞİMİ VE YENİ SAVUNMA STRATEJİSİ ABD’nin öncelikli stratejik odağını Çin ve Hint-Pasifik bölgesine kaydırması, Avrupa ülkelerini kendi güvenlik önlemlerini almaya zorluyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez ulusal bir savunma stratejisi yayımlayan Almanya, Avrupa güvenliğinde ‘stratejik tutkal’ rolünü üstlenmeye hazırlanıyor. Berlin yönetiminin ana hedefi, Baltık, İskandinav ve Doğu Avrupa sınır ülkelerini entegre edecek bir caydırıcılık ağı kurmak. Breuer, “Washington, Çin'i birinci stratejik önceliği olarak görüyor. Bizim için ise coğrafi nedenlerden dolayı birinci önceliğimiz Rusya” dedi. Bu dönüşümün bir parçası olarak Almanya ve Polonya, siber güvenlikten uzay teknolojilerine kadar ortak harekât kabiliyetini artıracak yeni bir askeri iş birliği anlaşmasına imza attı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, 2030 yılına kadar uzay sistemleri ve uydular için 30 milyar euro bütçe taahhüt ederken, ABD ile Tomahawk füzelerinin üretimi konusunda da anlaşma sağlandı. Hem İngiltere kıyılarındaki kalıcı Rus donanma varlığı hem de Kıta Avrupa’sında artan sabotaj ve insansız hava aracı hareketliliği, NATO üyelerini zamanla yarışa zorluyor. Uzmanların "Tek bir mekanik arıza, donanmanın çökmesi demek" diyerek özetlediği bu tablo karşısında askeri raporlar tek bir acı gerçeğe işaret ediyor: Bütçeler ve masa başı analizleri ne söylerse söylesin, Batı'nın elinde yeterince savaş gemisi bulunmuyor. Ajans Türk editörleri gelişmelerin detaylarını aktarmayı sürdürüyor.

Yorumlar

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorum yapan siz olun!