Denizolgun'un "sır dosyası" CNN TÜRK'te: 36 saatlik kayıp zamanını sırrı ne?

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme.

Denizolgun'un "sır dosyası" CNN TÜRK'te: 36 saatlik kayıp zamanını sırrı ne?
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • Kayıtlara “yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması” olarak geçen ölümün ardından savcılık dosyası yıllar sonra yeniden açıldı.
  • Soruşturma kapsamında Denizolgun’un mezarı açılarak “feth-i kabir” işlemi gerçekleştirildi.
  • Dosyada dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise Denizolgun’a yaklaşık 36 saat boyunca ulaşılamaması oldu.

Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Kayıtlara “yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması” olarak geçen ölümün ardından savcılık dosyası yıllar sonra yeniden açıldı.

Soruşturma kapsamında Denizolgun’un mezarı açılarak “feth-i kabir” işlemi gerçekleştirildi. Dosyada dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise Denizolgun’a yaklaşık 36 saat boyunca ulaşılamaması oldu.

Çevresiyle sürekli iletişim halinde olduğu belirtilen Denizolgun’un bir buçuk gün boyunca telefonlara cevap vermemesi ve cansız bedeninin daha sonra bulunması savcılık dosyasına girdi. Soruşturmanın odak noktalarından biri haline gelen bu 36 saatlik süreçte neler yaşandı?

Dosyadaki ayrıntıları CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ aktardı. Şoför Murat Bayrak ifadesinde ne söyledi?

Arif Ahmet Denizolgun’un uzun yıllardır şoförlüğünü yapan Murat Bayrak, ifadesinde 2000 yılından bu yana Denizolgun’un yanında çalıştığını belirtti. Bayrak, 6 Eylül 2016 günü saat 10.00’da Denizolgun’u Üsküdar Kısıklı’daki evinden aldığını ve Altunizade’deki iş yerine götürdüğünü, daha sonra saat 13.00 sıralarında yeniden Kısıklı’daki villasına bıraktığını anlattı.

Denizolgun’un kendisine 7 Eylül günü çiftliğe gitmesini ve atların bakımında kullanılan bir aracın tamiratını yaptırmasını söylediğini belirten Bayrak, yaşananları şöyle aktardı: “7 Eylül’de sabah saat 06.50’de çiftliğe gittiğimde Arif Bey’in arabası çiftliğin önündeydi. Saat 10.30’a kadar bekledim ve kendisini aradım ancak telefonu açmadı.

Yarım saat sonra bir daha aradım, yine açmadı.” Bayrak, bunun üzerine çiftlikte atların bakımını yapan Türkmen uyruklu Rıfat Kadiroğlu’na gitmesi gerektiğini ve Denizolgun’a ulaşamadığını söylediğini belirtti. Bayrak, Kadiroğlu’na, “Eğer uyanırsa geldiğimi ve beklediğimi söylersin” dediğini aktardı.

Saat 15.00 sıralarında yeniden Kadiroğlu’nu aradığını söyleyen Bayrak, Kadiroğlu’nun Denizolgun’un ikametinden çıkmadığını söylediğini belirtti. Bunun üzerine "Git bir bak" dediğini ve kendi işlerine devam ettiğini ifade etti.

Saat 18.00 sıralarında yeniden aradığını belirten Bayrak, bahçıvanın kendisine “Çekiniyorum girmeye” dediğini anlattı. Bayrak, saat 19.00 sıralarında yeniden bahçıvanı aradığını, kontrol etmediğini öğrenince Ahmet Soygel’i arayarak, “Gel beraber bakalım Arif Bey’e” dediğini söyledi.

Saat 20.00 sıralarında bahçıvanın ağlayarak telefonu açtığını anlatan Bayrak, kendisine "Ben ikamete girdim, Arif Bey vefat etmiş” dediğini aktardı. Bayrak ifadesinin devamında şunları söyledi: “Biz de çiftliğe varmıştık.

Üçümüz ikamete girdik. Arif Bey’in üçlü koltukta, üzerinde binici kıyafetleriyle uzanır vaziyette yattığını, ağzından kan geldiğini ve kanın kuruduğunu gördüm.” Ahmet Soygel: “Üçlü koltuğa uzanmış haldeydi” Denizolgun’un Kısıklı’daki konutunun yaveri Ahmet Soygel de ifadesinde 7 Eylül 2016 günü yaşananları anlattı.

Soygel, saat 19.00 sıralarında Denizolgun’un özel şoförü Murat Bayrak’ın kendisini aradığını ve birlikte yola çıktıklarını söyledi. Yolculuk sırasında Bayrak’ın Beykoz’daki çiftlikte bulunan Rıfat Kadiroğlu’nu arayarak Denizolgun’un çiftlikten çıkıp çıkmadığını sorduğunu belirten Soygel, çiftliğe geldiklerinde yaşananları şöyle anlattı: “Ben bahçedeyken Murat bana Arif Bey’in öldüğünü söyledi.

Arif Bey’in üçlü koltuğa uzanır şekilde olduğunu, ağzından kan geldiğini ve kanın da kuruduğunu gördük.” Soygel, daha sonra Denizolgun’un yakınları ile özel doktorunun arandığını, ardından polis ve savcının olay yerine geldiğini ifade etti: Seyis Rıfat Kadiroğlu’nun ifadesi: “Saat 17.00’de tek başına eve girdi” Çiftlikte üç yıldır seyis olarak çalıştığını belirten Rıfat Kadiroğlu, Denizolgun’un haftada bir gün çiftliğe gelerek at bindiğini, zaman zaman da çiftlikte kaldığını söyledi. Kadiroğlu, Denizolgun’un kendisini eve çağırmadığını ve bu konuda kendisine özel talimat verdiğini belirtti.

Kadiroğlu, 6 Eylül 2016 günü saat 15.00 sıralarında Denizolgun’un Beykoz’daki çiftliğe geldiğini söyledi. Denizolgun’un saat 17.00’ye kadar çiftlikte atla dolaştığını ve üzerinde binici kıyafetleri bulunduğunu anlatan Kadiroğlu, saat 17.00 sıralarında Denizolgun’un tek başına eve girdiğini gördüğünü ifade etti.

Kadiroğlu, ertesi sabah yaşananları ise şöyle anlattı: “Saat sabah 07.00 sıralarında şoförü Murat geldi ve bana ‘Arif Bey nerede?’ diye sordu. Ben de evde olduğunu söyledim.

Murat bir süre durdu ve gezindi.” Kadiroğlu, Murat Bayrak’ın saat 13.00 sıralarında arabasına binerek çiftlikten ayrıldığını söyledi. Saat 17.00’ye kadar Denizolgun’un evden çıkmaması üzerine Murat Bayrak’ı aradığını belirten Kadiroğlu, Denizolgun ile konuşup konuşmadığını sorduğunu aktardı.

Kadiroğlu’nun ifadesine göre Bayrak kendisine,  "Eve git, bak, kontrol et” dedi. Bunun üzerine kapıya gittiğini ve kapıyı çaldığını belirten Kadiroğlu, içeriden herhangi bir cevap alamadığını söyledi.

Saat 19.00 sıralarında Bayrak’ın kendisini yeniden aradığını anlatan Kadiroğlu, Bayrak’ın “Kapıyı çal, ses gelmezse anahtarla içeri gir” dediğini aktardı. Kadiroğlu, daha sonra eve girdiğini ve ikinci kata çıktığını belirterek şunları söyledi: “Arif Denizolgun’un koltukta yatar şekilde hareketsiz olduğunu gördüm.

Korktum ve dışarı çıktım. Sonrasında nabzına baktık, ölmüştü.” Kadiroğlu, daha sonra Hilmi Tuna diye seslendikleri bir yeğeninin çiftliğe geldiğini, polis ekipleri olay yerine ulaştığında Hilmi Tuna’nın da çiftlikte bulunduğunu ifade etti.

Soruşturmanın odağında “36 saatlik” süreç var Savcılık soruşturmasında şimdi Denizolgun’un son kez görüldüğü saatler, kendisine yapılan telefon aramaları, çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri ve cansız bedeninin bulunmasına kadar geçen süreç ayrıntılı biçimde inceleniyor. Özellikle Denizolgun’a uzun süre ulaşılamaması ve ölümünün ardından geçen yıllar sonrasında mezarının açılarak feth-i kabir işlemi yapılması, soruşturmanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Yapılacak adli incelemelerin, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin dosyada cevabı aranan sorulara ışık tutması bekleniyor.

İlgili Konular: #Gündem #Denizolgunun #TÜRKte

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın