Fenerbahçe'nin Gornik Zarbze rövanşı ile Sturm Graz maçı birbirinden 180 derece farklı bir görüntü çıkardı ortaya. Hem İsmail Hoca dersini çok daha iyi çalışmıştı, hem de takım aradaki kısa süreye rağmen iyi gelişim gösterdiğini ortaya koydu. Bireysel anlamda oyuncular da yavaş yavaş rayına oturuyor. Mert güven veriyor. Skriniar-Ake savunması beton gibi. Guendouzi- Kante ikilisi geçit vermez. Greenwood olağanüstü repertuarından küçük bir resital sundu. Kerem bile son dönemlerin en istekli ve agresif futbolunu oynadı. Asensio gelişiyor. Talisca bitiriciliğini konuşturmayı sürdürüyor. Vedat ve yeni gelecek transferler de cabası. Daha önce de yazdığım gibi Fenerbahçe'nin en önemli problemi 10+4 matematiğinde göndereceği oyuncuları doğru belirlemesi olacak. Bu karar duygusal değil, rasyonel olmalı! Sarı-Lacivertli takım Sturm Graz engelini aşacaktır. İlk maçı 2-1 kaybetmesine rağmen sonraki turda Lyon'un rakip olması daha olası gözüküyor. Eşleşmenin zorluk derecesi artsa da O.Lyon ya da S.Prag da kesinlikle Fenerbahçe'nin eleyemeyeceği takımlar değil. Bazıları lig yarışından dolayı farklı düşünüyor olabilir ama bence yıllar sonra Şampiyonlar Ligi'nde olmak büyük takım kimliğini pekiştirecek ve Kadıköy ruhunun çok daha güçlü şekilde geri dönmesini sağlayacaktır. Üstelik bu sezon ligdeki tüm rakipler de Avrupa mücadelesinin içinde olacak. Fenerbahçe'de geçtiğimiz sezonlara göre çok daha farklı bir hava hâkim.
Muhammed Salah, Roberto Carlos ve Samuel Eto'o ile birlikte Türkiye'ye gelen en kariyerli ve sansasyonel transferdir. Sakın yanlış anlaşılmasın! Hagi'den, Van Persie'ye, Drogba'dan Alex'e, Quaresma'dan Sneijder'e kadar çok önemli yıldızlar geldi Türkiye'ye. Osimhen de yaşı ve performansı ile en büyük etkiyi yaratan, en astronomik transfer hamlesi oldu. Ama yazıya girerken saydığım isimler başka bir seviyedir. Elbette bana göre! Salah transferi Trabzonspor'u yine ve yeniden, "doğal şampiyonluk adayı" yapmıştır. Bordo- Mavili takım şampiyonluk sezonundan sonra hızla bu kimliğinden uzaklaşmıştı. Geçen yılın başarılı takımına Cabral, Aral Şimşir ve özellikle Salah da eklenince işin rengi değişti. Elbette artık ne Fatih Tekke'nin ne de Ertuğrul başkanın şampiyonluk dışında bir iddia ortaya koyması mümkün olmayacak. Bu gerçek, teknik ekip ve takım üzerinde baskı yaratabilir. Fatih Hoca geçen sezon bu baskıyı ortadan kaldırmak için akıllı bir politika izlemişti. Artık o şansı yok. Ancak büyük takımlar bu baskıyı yönetebildikleri sürece büyük iddialar ortaya koyabilirler. Sırada forvet transferi olduğu da düşünülünce, bordo-mavili renklere gönül verenlerin heyecanlanmaması mümkün mü? Fatih Hoca'nın işi kolay değil. Salah'ın takıma sahip çıkması, ülkeye ve lige kısa zamanda uyum sağlaması şart. En büyük görev Hoca'ya düşecek. Taraftarların da olası ufak tefek yol kazalarında sabır göstermesi gerekiyor. Trabzonspor için gün, bugündür!
Beşiktaş Avrupa'da play-off biletini cebine koydu koymasına ama Salah konusunda yaşanan süreç hem Avrupa başarısını hem de Trossard transferini maalesef ikinci plana itti. "Salah'tan dolayı transfer çalımı yemedik" psikozuna girmek Beşiktaş'ın ve Beşiktaşlıların yapacağı en yanlış iş olur. Siyah-Beyazlı takım İtaliano ile iyi yolda. Herkes kendi işine odaklanmalı. Santrafor transferi çok kritik. Kadro derinliğini sağlamak önemli. Süper Lig'e iyi başlayıp, Avrupa Ligi'ne de çıkılırsa ilk viraj kazasız belasız atlatılmış olur. Unutmadan, Nübel on numara transfer olmuş. Çok faydalı oynuyor. Bir de uyarı! Emirhan son derece iyi görüntü vermesine rağmen bir stoper transferi daha yapılmalı. Bugüne aldanıp, yola devam etmek uzun yarışta sıkıntıya neden olabilir. Planlamayı çok titiz yapmak şart.
Galatasaray yönetimi transferde geç kaldıkları gerekçesiyle çok eleştiri aldı. Hatta transfer planlamasında bir futbol aklının olmadığı bile söylendi. Daha önce de belirttim. Bu eleştirilerde amaç üzüm yemekten çok, bağcıyı dövmek gibi geliyor bana. Zaten bu sebeple olsa gerek Abdullah Kavukçu da geçtiğimiz hafta art arda açıklamalar yaptı. Tüm bunlar yaşanırken tünelin ucunda "nihayet" bir ışık görünmeye başladı. Ben bu yazıyı yazdığım sırada henüz somut bir açıklama yoktu ama Rafael Leao transferi Galatasaray'a artık çok daha yakın görünüyor. Can Uzun konusunda da olumlu gelişmeler var. Yedek santrafor ve yerli stoper transferi de masada. Hazırlık maçlarına bakıp Galatasaray'ın iyi yolda olmadığını söylemek daha yolun başındayken bir bardak suda fırtına koparmaktan başka işe yaramaz. Eylül ayında oluşacak takımı ve oyun kurgusunu görelim o zaman ayakları yere basan yorumlar yapmak mümkün olacaktır. Önce bir dereyi görmek gerek..!
Yorumlar